İstanbul: Erdemli Şehir mi, Cahil Şehir mi?
Felsefe-Düşünce / Hilmi Yavuz / Kentleşme Üzerine / İktibaslar

İstanbul: Erdemli Şehir mi, Cahil Şehir mi?

İstanbul, belki bir medenî şehirdir, ama bir Erdemli şehir olarak Medeniyet şehri midir; – yoksa Farabî’nin dediği gibi, beden sağlığı tutkusu, zenginlik ve şehevî zevklerle arzuların peşinde koşma özgürlüğü, itibar ve gösteriş merakı ile, kısaca gerçekten iyi olan’la değil de, görünüşte iyi olan’la mutluluğu edinebileceğini sanan insanların yaşadığı bir Cahil Şehir mi? Okumaya devam et

Hıristiyan Şehri – İslam Şehri
Ali Bulaç / Kentleşme Üzerine / Yorum-Analiz / İktibaslar

Hıristiyan Şehri – İslam Şehri

“Hıristiyan şehri” demek, sadece Hıristiyan değerlerine göre kurulan ve Hıristiyan olmayanlara -Ortaçağda- yaşama hakkı tanımayan, “öteki”nin olmadığı şehir demektir. Bunun derin izleri Batı kentlerinde hala sürmektedir. Modern Batı kentinde göçmenleri, dışarıdan gelenleri ‘entegrasyon’ adı altında asimilasyona zorlamaya matuf politikalar bu tarihsel modelin izlerini taşımaktadır. Okumaya devam et

Şehir ve Hayat
Felsefe-Düşünce / Haki Demir / Kentleşme Üzerine / İktibaslar

Şehir ve Hayat

Hayat, akamayacak kadar istibdada, dağılacak (çözülecek) kadar hürriyete maruz kaldığında, binaları, caddeleri, sokakları, mahalleleri, çarşıları olsa da şehir yoktur. Şehir, hayatı dağıtmayacak kadar zapt altına alır, istibdatla boğmayacak kadar hürriyet verir. İşte bunun adı nizamdır, nizamın diğer adı ise şehir… Okumaya devam et