Atilla Fikri Ergun / Felsefe-Düşünce / Yazarlar

Akıl Duasına mı Çıksak Ne Yapsak!?

Şu kadar belanın ortasında ne bir düşünür ne de sadra şifa bir fikir çıkıyor ortaya, tarih zindanında kıvranıyoruz, bugün burada yaşamayı beceremeyen “aklın” geçmişle eğleşmesini izliyoruz ve bu arada hem güç bela elde ettiğimiz kazanımları yitiriyoruz hem de toplamda kaybetmeye devam ediyoruz.

Türkiye’de fikrin adı var sadece, gerçekte fikir dünyası diye bir şey yok. Sosyal ve siyasî buhran dönemlerinde yeni düşünürler, sanat ve fikir akımları ortaya çıkar, kendini yenileyerek buhranı aşma çabasının doğal sonucudur bu, insanlar konuşur, tartışır, hatta fikir bazında çatışırlar, sonunda bir hulasa ortaya çıkar, zaman zaman sancılı da olsa yenilenme gerçekleşir ve yürüyüş devam eder, Batı’da böyle olmuştur. Bizde ise şu kadar belanın ortasında ne bir düşünür ne de sadra şifa bir fikir çıkıyor ortaya, tarih zindanında kıvranıyoruz, bugün burada yaşamayı beceremeyen “aklın” geçmişle eğleşmesini izliyoruz ve bu arada hem güç bela elde ettiğimiz kazanımları yitiriyoruz hem de toplamda kaybetmeye devam ediyoruz. Akıl duasına mı çıksak ne yapsak!?

Yaşayanlar ölüleri aşmak zorunda, aksi halde tekâmül söz konusu olamaz. Âlemin bu yakasında, yani yaşadığımız coğrafyada, yaşayanların ölüleri aşamayışları beni ölülere daha sıkı bağladı, bu yüzden yaşayanlara itibar etmeyerek ölülerle sohbetime devam ediyorum, her sohbetin sonunda katılmadığım noktaları not etmek, meselelere farklı açılardan bakmaya çalışmak, kendi kendime karşı fikir öne sürmek ve kendi sözümü söylemeye gayret etmek kaydıyla. Ölülerimizi aşarak, onların meydana getirdikleri birikimi genişleten yaşayanlarımız olsaydı eğer, bugün onlarla sohbet ediyor olacaktık, olmadığı için ölülerin sesi yüksek çıkmaya devam ediyor ve bu hiç yoktan iyidir, zira en azından hâlâ sesleri duyulan ölülerimiz var, ya onlar da olmasaydı?

Türk aydını için küçük bir parantez açmakta yarar var. Küçük dağları ben yarattım pozlarına yatan Türk aydını komplekslerinin üstesinden megalomaniyle gelmeye çalışan zavallı bir türdür. Bu zavallı tür, Batı’nın akıllı, erdemli düşünürleri karşısında bir hiçtir ve bu gerçek karşısında biçaredir. Pek muhterem Türk aydını, senin “fikirlerin” bugüne kadar hangi işe yaramış, yeryüzünde bir çiçeğin açmasını mı sağlamış mesela!? Bu dünyadan göçmüş birkaç müstesna ilim ve fikir adamı dışında Türk aydını doğru düzgün hiçbir işe yaramamıştır, bundan sonra da yaramayacaktır.

Bizde meseleler hep siyasî-ideolojik boyutta konuşulur, hemen herkes kendi siyasî-ideolojik görüşüne göre biz düzen tesis edilmesi halinde tüm problemlerin çözüleceğini zanneder ki tam olarak ahmaklıktır. Bu yaklaşım tarzının hâkim olması, aslında meselelerin hakiki mânâda konuşulmadığı anlamına gelir. Devlet ya da düzen senin arkadaşlık dostluk ya da gönül ilişkilerini düzenleyemez mesela, mümkün değildir, aynı şekilde aile içi meseleleri ya da evlilik hayatını da -eğer bozuksa- düzeltemez, ancak aradaki anlaşmazlıkları karara bağlar, sonra yoluna gidecek olan yine gider, keza devlet ya da düzen, kişinin cinsel sorunlarını da çözemez, bireyin iç dünyası üzerinde de tasarrufta bulunamaz, örnekleri çoğaltmak mümkün. Bunlar belli bir kültürle, insanî ilişkilerin en üst seviyede cereyan etmesini sağlayacak bir ahlakla, bir varlık, insan ve hayat felsefesiyle çözülebilecek meselelerdir, yukarıdan aşağıya hiç kimse çözemez. Yani… Yani masa başı imalatı siyasî-ideolojik “fikirlerin” hiçbir önemi yok. Biri bana kişisel hikâyesini anlatsa değerli bulurum, saygı duyarım, yaşanmışlık, gerçek, belki trajedi, belki komedi, dinlediklerim karşısında üzülebilirim ya da gülebilirim, anlatılanlardan ders çıkarırım, olaylara farklı bir açıdan bakmaya çalışırım ve saire… Buna mukabil kafalarında yer etmiş olan, aslında daha önce birilerinden kiraladıkları siyasî-ideolojik safsataları sürekli “fikir” diye bize yutturmaya, zihinlerindeki şablonu bizim hayatımıza giydirmeye çalışan sözde ilim ve fikir adamlarına en küçük bir saygı dahi duymuyorum. Kafalarındaki siyasî-ideolojik şablonların içine tükürüp, bu zavallı türün kıçına tekmeyi bastığım, hepsini cümbür cemaat düşünce dünyamdan kovduğum günden bu yana son derece rahatım.

Belli bir siyasî-ideolojik çevreye mensup olmak yerine tek başıma kalmayı tercih ettiğim gün kendimi buldum. Bu, kendi siyasî-ideolojik çıkarlarım için duruma göre pozisyon alıp, burada ya da dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan başkalarını bu çıkarlar adına kurban etmekten vazgeçmek anlamına geliyordu ve beni vicdanen müsterih kıldı. İdeolojik din anlayışı hepsinden beter, bu anlayış sayesinde insanları “din” adına soydular, olan bitenden ders alıp, aydınlanma yaşamaları beklenirken tam tersine soyulanların da hoşuna gitti, soyan memnun soyulan memnun.

Hâtime: Kendilerini bulmadan hakikati bulduklarını zannedenlerin hepsi belasını buldu ama haberleri olmadı.

Atilla Fikri Ergunakilvefikir.org

Reklamlar

One thought on “Akıl Duasına mı Çıksak Ne Yapsak!?

  1. Türk aydını için küçük bir parantez açmakta yarar var. Küçük dağları ben yarattım pozlarına yatan Türk aydını komplekslerinin üstesinden megalomaniyle gelmeye çalışan zavallı bir türdür. Bu zavallı tür, Batı’nın akıllı, erdemli düşünürleri karşısında bir hiçtir ve bu gerçek karşısında biçaredir. Pek muhterem Türk aydını, senin “fikirlerin” bugüne kadar hangi işe yaramış, yeryüzünde bir çiçeğin açmasını mı sağlamış mesela!? Bu dünyadan göçmüş birkaç müstesna ilim ve fikir adamı dışında Türk aydını doğru düzgün hiçbir işe yaramamıştır, bundan sonra da yaramayacaktır.

    Bizde meseleler hep siyasî-ideolojik boyutta konuşulur, hemen herkes kendi siyasî-ideolojik görüşüne göre biz düzen tesis edilmesi halinde tüm problemlerin çözüleceğini zanneder ki tam olarak ahmaklıktır.

    ***

    HİÇ OLMAZSA ŞU FİKRİ GELİŞTİRİN.

    Asıl olan. vakıanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.

    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2016/01/asl-nedir1-kok-esas-temel-kaide-asl.html?spref=fb

    İnsanın kalkınması için külli fikre ve fikri kaideye ihtiyacı vardır…Bu fikir veya fikri kaide, eşya hakkındaki mefhumları verir…

    Eşya hakkındaki mefhumlar, insanın davranışlarını düzenler

    http://meerstr11.blogspot.nl/2017/01/rasidi-hilafet-istiyorum-kaideler-ve.html

    Bedenimizi oluşturan elementlerden bazıları (Oligo elementler)

    http://namenstr8bredaholland.blogspot.nl/2017/01/element-nedir-elementin-ozellikleri.html

    Kur’an’ı Kerim’de; Allahu Teala’nın yarattığı her varlık “ŞEY” “olarak isimlendirilmiştir.

    http://namenstr8bredaholland.blogspot.nl/2017/01/insanin-esya-olusunun-delili.html

    Yeni Nesillere Duyurulur…!

    Bu tarifin dışıda kalan kişi LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDİN RESULALLAH Demiş olmuyor, sadece LA İLAHE İLLALLAH DEMİŞ OLUYOR. Bu sözü kafirler de söylüyor.

    Not. Ahirette Amelde cahillik Mazeret olarak gecer ama itikatta cahillik mazeret olarak geçmez.

    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2014/10/muslumanlarin-ve-kafirlerin-allah.html

    KAİDE.ÖLÇÜ.İLK BAŞLANGIÇTA.

    Fikrin oluşum Süreci ve Aşamaları.: İNSANDAKİ HALLER..(EŞYADAKİ ÖZELLİKLER)DEN BAZILARI…

    https://www.facebook.com/onthisday/?source=bookmark

    SAHİH BİR İSLÂMÎ KİTLE İLE ÇALIŞMANIN FARZİYETİ

    İslam âleminin görmek, anlamak ve itiraf etmek istemediği husus budur!

    http://bredaholland.blogspot.nl/2017/11/islam-aleminin-gormek-anlamak-ve-itiraf.html

    DÜNYA OLDU BİR KÖY, EY İNSANOĞLU HEDEFİNİ İSTİKAMETİNİ BELİRLE.

    http://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/11/dunya-oldu-bir-koy-ey-insanoglu.html

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s