Mevlüt Hönül / Yazarlar / Yorum-Analiz

Kazançlı Çıkan Kürtler Değil Emperyalistler Olacak

Emperyalistlerin Ortadoğu’da “en güvenilir müttefik” olarak gördüğü Kürtlere silah ve mühimmat desteğinde bulunması şüphesiz Kürt halkının hayrına değil, bilakis bir yandan piyon olarak kullandıkları Arapları birbirine kırdırırken, diğer yandan Kürtleri kışkırtarak fitnenin çapını genişletmek istiyorlar.

Ortadoğu’da yaşanan karmaşaya son vererek, durumu iyileştirmek ve Müslümanları bütünleştirmek sadece bu coğrafyadaki yönetimlerin işi değil, âlimlere, gazetecilere, akademisyenlere, yazarlara, sivil toplum örgütlerine de büyük iş düşüyor, ancak ne yazık ki bu unsurların büyük çoğunluğu kavmiyetçilik ve mezhepçilikle malul, adeta ateşe odun taşıyorlar.

Ortadoğu’yu yeni dünya düzeninin devamı için sömüren emperyalist güçler, Müslümanları zaafları üzerinden birbirine kırdırma politikası güdüyorlar. İşgalci anlayış, eskiden üzeri örtülü bir biçimde birtakım unsurları desteklerdi, bugün ise emperyalistler kendi emellerine hizmet eden örgütleri açıktan destekliyor, hiç şüphesiz bu açıktan bir meydan okuma.

Ortadoğu coğrafyasında terör örgütleri imal ederek Irak ve Suriye’de milyonlarca mazlumu katleden emperyalistler bu katliamları birtakım örgütlerin yanı sıra kullanılmaya müsait halklara silah ve mühimmat desteği vererek yaptı. Emperyalizm, PKK, IŞİD ve türevlerinin yanı sıra amacına ulaşmak için Kürtlere silah ve mühimmat desteğini esirgemedi.

Emperyalistlerin Ortadoğu’da “en güvenilir müttefik” olarak gördüğü Kürtlere silah ve mühimmat desteğinde bulunması şüphesiz Kürt halkının hayrına değil, bilakis bir yandan piyon olarak kullandıkları Arapları birbirine kırdırırken, diğer yandan Kürtleri kışkırtarak fitnenin çapını genişletmek istiyorlar. Takip edilen bu fitne politikası neticesinde bölge halkları ziyadesiyle birbirine düşmüştür.

Kürtlere sağlanan ekonomik destek, silah ve mühimmat yardımı, kukla devlet kurma arzusu tavan yapmış bir kavim üzerinden bölgeyi tastamam işgal etme planının bir parçası. Emperyalistlerin bugüne kadar Kürtlerin iyiliğine, refah ve huzuruna katkı sağlamak amacıyla yaptığı bir tek iş dahi yoktur, küresel hegemonyanın yegâne amacı kendi çıkarlarını korumak, bunun için de kullanılmaya müsait hale getirdiği Kürtleri kendi namına cepheye sürmektir.

Savaşın ve sömürünün bitmediği, gözyaşı ve ağıtların dinmediği Ortadoğu’da yaşayan, dolayısıyla neyin ne olduğunu en iyi şekilde bilmesi gereken Kürtler, kendilerine sunulan bu kirli imkânların “kurtuluşlarını” sağlayacağını zannedecek kadar gerçeklikten kopmuş durumdalar, emperyalistlerin istekleri doğrultusunda var güçleriyle çalışmalarının başka bir izahı yok.

Kürtler, Ortadoğu coğrafyasında “yoksun bırakıldıkları hakları” elde etmek adına yarın öbür gün kendilerine şiddetli ateş olarak geri dönecek şekilde işgalcilere taşeronluk yapıyorlar. Zayıf düşmüş halkların yumuşak karnı, adalet, hak-hukuk namına her yola uyacak hale gelmeleridir, işgalci zihniyet de bu zaaftan yararlanarak Kürtlere birtakım vaatlerde bulunuyor, fitne ortamından kazançlı çıkan da Kürtler değil emperyalistler olacak.

Ülkemizin sınırları da dâhil olmak üzere Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek üzere yürürlüğe konulan proje ve daha genel çerçevede yeni dünya düzeni hakkında derinlikli bilgi sahibi olan dirayetli yöneticilerin eksikliği, bölge halklarını emperyalistlerin kucağına itiyor. “Bu ülke bizim” diyerek vatan sevdasıyla tutuşan mazlumlara aslında ülkenin onların olmadığını, parayı verenin düdüğü çaldığını, kendisinin çalıştığını, kapitalistlerin kazandığını ve keyiflerince yaşadığını iyi anlatmak gerek. Paradan önce insan, idare-i maslahattan önce adalet gelir, bilgi ve yeteneğe, ehliyet ve liyakate değer verilmelidir, simit çalan ile banka soyan bir tutulamaz, böyle olmadığı müddetçe bizim olan bir şey yok demektir, dolayısıyla halihazırda küresel Firavunların, Karunların, Bel’amların borusu ötmektedir.

Kapitalizm, menfaati putlaştıran, kişisel çıkarları ilahlaştıran acımasız ve vahşi bir kültürün ürünüdür ki emperyalizm de onun zorunlu sonucudur. Her işin, karşılığı, dolayısıyla değeri olmayan paraya dayandığı bir sistemde elbette para babalarının sözü geçecektir, milletin değil. Bu sistemden, sistemin bekası için oluşturulmuş ekonomik, siyasî ve askerî ittifaklardan çıkmanın zamanı gelmiştir, aksi halde bu coğrafyada yaşayan hiç kimse belini doğrultamayacak.

Mevlüt Hönülakilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s