Atilla Fikri Ergun / Din / Yazarlar / Yorum-Analiz

“Din” Diye Önümüze Sürülen 

Cehaletin, bedeviliğin, yağmacılığın, görgüsüzlüğün “dindarlık” elbisesiyle orta yerde dolaşması modernleşme fikrinin de elini güçlendirdi, canlarına tak etmiş olan insanların yeni bir kurguya ihtiyaç duydukları ve taleplerini daha güçlü bir biçimde dile getirmeye devam edecekleri açıktır.

Kuru kuruya böbürlenmenin, boş yere gurura kapılmanın tavan yaptığı, gelişigüzel seçilmiş, rastgele kullanılan içi boş sloganların dillerden düşmediği zor zamanlardayız. Müslümanlar modern dünyada dünya çapında felsefî eser mi verdi, bilim mi üretti, sanat eseri mi ortaya koydu, ne yaptı? Cevabı kocaman bir hiç olan bu soru can yakıcıdır. Rezil kepaze durumuna düşmüş 1,5 milyarlık yığının yaşadığımız çağa söyleyecek ne sözü var, dünya Müslümanlardan ne öğrensin? Kendileriyle yüzleşemeyen insan topluluklarının tarihle -üstelik tarih içindeki diğer seçenekleri hiç düşünmeden- övünmeleri mirasyedilik bahsine dahi girmez, zira o miras tükeneli uzun zaman oldu; buna sadece eldeki kalıntıların üzerinde tepinmek denir.

Erdemli davranmanın enayilik olarak algılandığı bir toplumda “manevî-ahlakî değerler”den -dikkate alınıyormuş gibi- söz etmek milleti aptal yerine koymaktır, başka bir anlamı yoktur. Türkiye’nin dindarlaşması söz konusu değil, bu, yozlaşmış muhafazakârlığı “dindarlaşma” olarak algılayan zihnin iddiası. Türkiye’de hakiki mânâda bir muhafazakârlıktan söz etmek de aynı şekilde mümkün değil, zira yozlaşmış mevcut muhafazakârlığın muhafaza ettiği herhangi bir şey yok, bilakis tahrifat ve tahribatıyla bütün değerleri yok etti.

Sorunları çözüme kavuşturma odaklı muhtevasından soyutlanan din Muhafazakâr-İslamcı taifenin üstün gayretiyle problemin kendisi haline geldi. Belli bir kişi ya da sınıfa çıkar temin eden din din olmaktan çıktı, tahrif edildi, içi boşaltıldı. Din, belli bir kişi ya da sınıf tarafından çıkar sağlamada kullanılan bir enstrüman olarak sömürüye meşruiyet kazandırıp, sistemi güçlendirdikçe ondan zarar gören insanların sayısı da artmaya devam edecek. Cehaletin, bedeviliğin, yağmacılığın, görgüsüzlüğün “dindarlık” elbisesiyle orta yerde dolaşması modernleşme fikrinin de elini güçlendirdi, canlarına tak etmiş olan insanların yeni bir kurguya ihtiyaç duydukları ve taleplerini daha güçlü bir biçimde dile getirmeye devam edecekleri açıktır. Bunların bir kısmı dinden tamamen kopacak, bir kısmı kökene müracaat edecek, bir kısmı gelenekle irtibatlı diğer bir kısmı da gelenekten toptan kopuk yeni bir anlayış geliştirecektir.

“Din” diye önlerine sürülen şey dinden başka her şeye benzediği için tercihlerini Deizm ya da Ateizmden yana kullanan insanlarla mı, yoksa suret-i haktan görünüp her haltı yiyen “dindarlar” ile mi uğraşmalı? Ahlaksızların “dinî” propaganda yapmalarından mı, yoksa çarpık “dinî” telakkiye karşı yapılan Deizm-Ateizm propagandasından mı endişe etmeli? Harama kılıf bulan, işi kitabına uyduran, akla hayale gelmeyecek türden kötülükleri Allah’a yakıştıran “dindar”, isyan bayrağı çeken “dinsiz”, bu anlayış müşterisini kaybetmeye mahkûm.

Bugün İslamcıların “din” diye önümüze sürdükleri şey tastamam kölelik düzeninin meşruiyet aracı, akıl ve irfan yoksunu niteliksiz bir anlayış, dışarıdan çok süslü ama içi boş. Ahlakî, fikrî, içtimaî, iktisadî sorunlarımız için çözüm üretmeyen, üsttekiler tahakküm kursun, alttakiler kayıtsız şartsız itaat etsin anlayışına dayalı şekilci teneke bir zihnin ürünü.

Mevcut sorunlarına geçici çözümler dahi üretemeyen, serbest piyasa, sınırsız sermaye birikimi, sıcak para, döviz rezervi, özelleştirme ve büyüme sayesinde paçayı kurtarabileceğini zannedecek derecede şaşkın bir Müslüman “akıl” ile karşı karşıyayız. Üretmek ve paylaşmak gibi bir derdi olmayan bu “akıl” sadece hazır ticarete ve inşaata dayanmaya çalışıyor, rant (emeksiz kazanç) düşkünlüğü de cabası. Daha da kötüsü, bu akıl hastalığının şifası yok, defi mümkün değil.

Ehl-i Sünnet müdafaasına soyunan hoca efendilere gelince, onların yaptığı şey zorlama te’villerden ve birtakım kelime oyunlarından ibaret, hayata dokunan bir yanları olmadığı gibi, tarihi zindan haline getirip orada debeleniyorlar. Yoksulluk sınırına, açlık sınıra ne diyor Ehl-i Sünnet, ondan haber veren yok, sanki masal âleminde yaşıyoruz, hoca efendiler siyaseti ve günü kurtarmakla meşgul. Ekrana kurulup, “Yazık oldu Salebe’ye” diye anlatmaya başlayan karnı tok, sırtı pek hoca takımının sözleri pek bir mânâsız, ibadet-i mersumenin ardına sakladıkları, yurdum insanının büyük çoğunluğunun hayal dahi edemeyeceği varlıklı hayatları onları yalanlıyor.

Bu ahval ve şerait içinde sürüden farklı düşündükleri için vebalı muamelesi görenlere ne mutlu! Düşüncelerinin doğru ya da yanlış olması çok da önemli değil, neticede kendileri olarak varlar, önemli olan bu. Dolayısıyla aykırı tipleri, sıra dışı kafaları okumakta fayda var, en azından zihninizi tahrik ederek düşünmenize vesile olurlar. Fikir dünyasında statüko olmaz, statüko oluşturmaya çalışanlar akıl fikir düşmanlarıdır. Tarihte yerinde sayarak tarihin gidişatını değiştirebilen insan türüne henüz rastlanmadı; ileriye dönük bütün değişimler düşünmeye cesaret eden insanların eseridir, önce birileri bir şeyler söyler, sonra birileri gelip o söylenenleri yapar.

Atilla Fikri Ergunakilvefikir.org

Reklamlar

One thought on ““Din” Diye Önümüze Sürülen 

  1. Cehaletin, bedeviliğin, yağmacılığın, görgüsüzlüğün “dindarlık” elbisesiyle orta yerde dolaşması modernleşme fikrinin de elini güçlendirdi, canlarına tak etmiş olan insanların yeni bir kurguya ihtiyaç duydukları ve taleplerini daha güçlü bir biçimde dile getirmeye devam edecekleri açıktır. Bunların bir kısmı dinden tamamen kopacak, bir kısmı kökene müracaat edecek, bir kısmı gelenekle irtibatlı diğer bir kısmı da gelenekten toptan kopuk yeni bir anlayış geliştirecektir.
    ***
    Asıl olan. vakanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileridir.
    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2016/01/asl-nedir1-kok-esas-temel-kaide-asl.html?spref=fb
    http://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/03/bu-gun-2017-bilim-ve-teknolojinin-acga.html
    http://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/05/esyabazolcu-alindiginda.html
    http://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/05/olcunetliksirasirk.html

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s