Ali Tarık Parlakışık / Devlet Tartışması / Felsefe-Düşünce / Yazarlar / Yorum-Analiz

Latin Amerika Toprağı mı, Yoksa Bir Tatil Beldesi mi?

Devlet, doğası itibariyle bulunduğu topraklar üzerinde idari işlemleri devam ettirme vazifesini yerine getirir. Modern siyaset biliminin diliyle ifade edecek olursak, devlet, yönetişimin her alanıyla ilgili olan siyasi erktir. Devletin ‘gözü’, üzerinde bulunduğu topraklarla sınırlı değildir. Halkın sorumluluğunu üstlenmek ise devlet için üst düzey bir vazifedir.

Devlet olgusundan söz edeceksek, öncelikle ciddi anlamda aklî ya da fikrî faaliyet gerektiren bir durumun içerisinde olduğumuzu bilmemiz icap eder. Biz Müslüman’ız ve yaptığımız tahliller de Müslümanlığımızla mutabık olmak zorundadır. ed-Din, ideoloji, şuur, fikir, ilim… Devlet, sarmal içinde sarmal, fikir içinde fikir barındıran, fikir üstü fikir gerektiren devasa bir meseledir.

“Siyaset”, “yönetim” ve “idare” kelimeleri birbirine yakın kelimelerdir, birbirleriyle mutabakat halindedirler. Siyaset, “yönetmek”, “hükümranlık altına almak” gibi manalara gelmektedir. Bu noktada ilk olarak değinmemiz gereken kavram adalet kavramıdır. Adalet, mana itibariyle herhangi bir şeyin olması gerektiği mevkide, seviyede, konumda ya da olması gerektiği yerde olmasıdır. el-Adl/Adalet, İslami mukavelelerde -en temel- alamet-i farikadır, siyaset için de böyledir.

Siyasetin ya da devlet idaresinin İslam fıkhındaki yeri es-Siyasetü’ş-Şer’iyye babında ele alınmıştır. Şer’i ahkâmın tatbiki, İslam siyaset felsefesinin odak mevzuudur. Hz. Peygamber tebliğine başladığı andan itibaren Mekke’de ibadetlerini rahatça yapabileceği bir ortam aramadı, hükmün Allah’a ait olduğunun tasdiki davasını güttü. 13 yıllık mücadelenin sonunda Medine’ye hicret etti ve zamanı geldiğinde tekrar Mekke’ye döndü (fetih). Medine’ye hicretiyle Mekke’ye dönüşü arasındaki 10 yıllık zaman İslamî siyaset kavgasıyla geçti.

Hâkimiyet Allah’a aittir, otoriteyi ümmet temsil eder, Halife ümmetin rızası ile seçilerek yetkilendirilir, Halife’nin yerine geçecek olan kişi de yine Müslümanların biatı ile belirlenir. Şûrâ da adalet gibi İslamî devlet telakkisinde önemli bir yer tutar, “istişare” ya da “danışma” İslamî siyasetin temel umdelerinden biridir.

Devlet, doğası itibariyle bulunduğu topraklar üzerinde idari işlemleri devam ettirme vazifesini yerine getirir. Modern siyaset biliminin diliyle ifade edecek olursak, devlet, yönetişimin her alanıyla ilgili olan siyasi erktir. Devletin ‘gözü’, üzerinde bulunduğu topraklarla sınırlı değildir. Halkın sorumluluğunu üstlenmek ise devlet için üst düzey bir vazifedir.

Siyasetin müşahhas bir saha ve misal olarak görünüme kavuştuğu devlet, iktidar, iktidar mücadelesi, -eğer varsa- seçimler, yatırımlar ve yaptırımlar gibi olay ve olgular hakkında da aklî ya da fikrî faaliyet gerektirir.

Akademisyen ve yazar Andrew Heywood, siyaseti şu şekilde tasnif etmektedir:

a) Hükümet etme sanatı olarak siyaset,

b) Uzlaşma ve mutabakat zemini olarak siyaset,

c) Kamusal işler olarak siyaset,

d) İktidar mücadelesi ve kaynakların dağıtımı olarak siyaset,

e) Değerlerin iktidar eliyle taşınması olarak siyaset.

Devlet ve iktidar ile olan ilişkimiz (başarımız bir yana) İslamî kimliğimize yakışır, dolayısıyla İslami kimliğimizin kaldıracağı şekilde olmalıdır. Devletin resmî ideolojisi, kanunları/yasaları, Müslümanlara karşı tavrı/duruşu ve daha da mühimi İslamî kimliğin nazarındaki durumu bellidir. Aynı şekilde mevcut iktidarın da icraatları ve İslamî kimlik açısından içinde bulunduğu durum bellidir.

Müslüman, akidesinden ötürü bütün bir hayatı boyunca siyasetle meşguldür. Müslüman’ın akidesi, siyasi boyutu, siyasi fikri olmayan bir şahsiyeti kabul etmez. İktidar bağlamında kazanımlarımızın muhafazası baş meselemizdir. Şimdilik kaybettiklerimiz sözün haricinde kalsın. Kazanımlarımız, mevcut politik an ile ilgilidir, dolayısıyla mutlaklaştırılamaz, ilke haline getirilemezler. Kazanımlarımız bir vakıadır lakin ilkeler de kendi içinde çok farklı boyutları olan bir vakıadır.

İlkeler için verilen mücadele hiçbir zaman bitmez, zira ilkeler belirleyicidirler, bu bakımdan hayat boyu sürecek bir mücadeleyi gerekli kılarlar. İlkeler için mücadele, zaferin akabinde dahi devam eder. Dolayısıyla kazanımın mücadele sırasındaki bir uğrak yeri olduğunu unutmamak lazım gelir.

Hz. Peygamber’in inkılapçı mücadelesi ise mücadele fıkhı için yegâne örneği teşkil eder. İslam’ın kendine has siyaseti ve mücadelesi olduğundan, Hz. Peygamber’in bizim için fıkhetme açısından hususi tavırları söz konusudur. Tağutun konumu ve mücadele sırasındaki merhaleler, inişler, çıkışlar, kazanımlar, stratejiler, muhasebeler, murakabeler, muahezeler ve maslahatlar, mücadelenin seyri içinde araları tefrik olunmaz birer cüz teşkil ederler. Ancak yine de bütün bunlar mücadele sürecinde ana konumda yer almazlar. Bununla birlikte mücadele süreci içindeki konum değerlendirmesi ve tahlil olmazsa olmazdır, zira bunlar, devam eden mücadele süreci içinde bulunulan noktayı ve bize değer yargılarımızla birlikte yola nasıl devam edeceğimizi, ne yapmamız gerektiğini gösterirler.

Emevi döneminin başından itibaren İslamî devlet telakkisini bozucu bir unsur olarak gündemimize giren saltanat bir yana, içinden geçtiğimiz süreç yeni bir devlet telakkisini, yeni bir siyaset havsalasını, yeni bir hükmetme ameliyesini de zorunlu kılmaktadır. İslam Âlemi yeni bir çağın doğumuna hasrettir. Türkiye’nin, dostlarımızın ve düşmanlarımızın beklenti içerisinde bulundukları bir demdeyiz. Beklentimizle doğru orantılı olarak üzerimize düşen vazifelerden belki de en mühimi, fikrî zeminde tezimizi ortaya koymak ve yumruğumuzu düşmanlarımızın suratında patlatmaktır.

Bize ait olan bu topraklar Latin Amerika toprağı olmadığı gibi, bir tatil beldesi de değildir; bir sorumluluğu, bir vazifeyi üzerinde taşıyan topraklardır. Bize lazım olan idare de kof bir idare değil, bilakis ismi ile müsemma olacak İslamî bir idaredir. Ümmetin bizden beklediği, gözlediği budur.

Ali Tarık Parlakışıkakilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s