Atilla Fikri Ergun / Din / Yazarlar / Yorum-Analiz

Mitolojik Anlatılar – İslam Mitoloji midir?

din-mitoloji-mi

İslam’ın insanlığa bildirdiği her şeyin varlıkta, tabiatta, insan nefsinde, hayatta, tarihte, toplumda karşılığı vardır, ancak akılsızlık taraftarları aslı astarı olmayan anlatılarla zaman içinde onu mitolojiye dönüştürdüler. Bu mitolojik “din”, tarih içinde hâkim sınıf tarafından güç kazanımı ve bu gücün muhafazası için kullanıldı.

atilla-fikriergun-köşe“Ay’da ezan sesi duydu, Müslüman oldu”, “Uzaydan -dünyanın diğer yerleri karanlık olduğu halde- Mekke ve Medine’yi ışıl ışıl görünce Müslüman oldu” ve saire… Bu ve benzeri söylentiler bize Türkiye’de dindarlığın nasıl dar bir alana hapsedildiği, sığlığı ve uğradığı seviye kaybı hakkında belli bir fikir verebilir. “Elektriği görüyor musun, görmüyorsun ama var değil mi, işte Allah’ın varlığı da böyle” gibi, iki paralık değeri olmayan sözde “delâil” ile Yaratıcı’nın varlığını ve birliğini ispat etmeye cür’et eden “aklın”, teneke madalyayla ödüllendirilmesi gerektiğine ise şüphe yoktur. Bunlar İslam’ı yüceltmez, aksine çok ayıp şeylerdir, ilkokul çocuklarının zekâ seviyesine bile hitap etmez, dahası aklı başında hiç kimsenin böyle bir “imana” ihtiyacı olmaz.

Aklî faaliyet durduğunda aslı astarı olmayan saçmalıklara bel bağlamak kaçınılmaz. Bir yığın saçmalığın “din” adına havada uçuştuğu yerde birilerinin tarih, kültür ve gelenekle hesaplaşmaya, eldeki mirası kendince ayıklamaya kalkışmasında yadırganacak bir şey yoktur. Kabahat, yapılmaması gereken ne varsa hepsini yapıp, karşı tarafın eline koz veren zevattadır. Eldeki mirasın aklî açıdan nasıl kullanılması gerektiğine dair düşünme ihtiyacı duymayanların “din savunusu” görünümlü karşı propagandasına alet olmak ise düpedüz ahmaklıktır. Ortada din savunusu falan yok, akılsızlık fikirsizlik savunusu var! Aklı ön plana çıkararak kendilerinden daha fazla problem çözme becerisi gösterenlerin aklına küfretmek yobazlara mahsus bir yaklaşımdır.

Bugün gelinen noktada neredeyse bütün İslamî kavramların içi boşaltılmış vaziyettedir. İslam artık Taliban’la, El-Kaide’yle, IŞİD’le anılıyor, acı gerçek budur. Bugün ortalama bir İslamcının taşıdığı zihniyet de aşağı yukarı aynıdır. Kısacası küresel yobazlık projesi başarılı olmuştur.

Türkiye’de ahlak bekçiliğinin sapıklığa dönüştüğü mecra İslamcılıktır. Ilımlısı, radikali, tarikatçısı, cemaatçisi, topyekûn millete Allah adına ahlak telkin ederken neredeyse O’nun haram kıldığı her şeyi kendileri işledi, üstelik bunu harama “dinî kılıf” uydurarak yaptılar. Mânâ ve muhtevayı es geçip, lafza ve şekle odaklanan insanların bol olduğu bu diyarda sahte dindarlık daha da güçlenecek.

Bilim ve felsefe bizim toplumumuza göre değil, görünen o ki sonradan icat edilmiş, hakikatle bağı olmayan, bireysel ya da toplu kurguya dayalı birtakım sözde “dinî” tasavvurlarla yolumuza devam edeceğiz. Allah’ın kesintisiz işleyen yasası (sünnetullah) bu tasavvurları ve mevcut gidişatı fiilen ve kesin olarak yanlışladığı gün -ki aslında çoktan yanlışladı- bir devir sona erecek, işte o zaman en azından bizden sonrakiler için yeni ve temiz bir sayfa açma imkânı da doğmuş olacak.

Günümüz Müslüman’ı sentez kabiliyetinden yoksun, bir şeyin ucundan tutup, onu bütünün yerine koyuyor. Birbirleriyle alakalı fikirleri aralarında bağ kurarak bir bütün haline getirmek ve sonunda bir sistem kurmak için bağımsız aklî faaliyet gerek, o da mevcut zihniyetle mümkün değil.

Akla habis muamelesi yapan güruh, Kur’an’ın aksine insana “düşünmeyeceksin” diyen bir ‘Allah’ icat etti. Bu tasavvura göre her şey halledilmiştir, ortada düşünülecek, üzerinde akıl yürütülmesi gereken herhangi bir şey yoktur. Eğer gerçekten öyle olsaydı İslam düşünce tarihinde neredeyse hemen her mesele üzerinde bu kadar çok sayıda birbirini nakzeden fikir, usûl, okul ve fırka ortaya çıkmazdı. Yani iddia edildiğinin aksine ortada halledilmiş bir şey yoktur, bilakis tarih içinde özgün fikirler devamlı surette bastırıla gelmiş, kıyıda köşede kalmış, özellikle siyasî planda ise özgün fikir ve yaklaşımlar ortaya çıkmamıştır.

Hanefî-Maturidî olduklarını söyleyen zevatın akla habis muamelesi yapmaları -bir yönüyle- slogan olarak telaffuz ede geldikleri isimlerin muhtevasını bilmemelerinden kaynaklanıyor. Fıkıhtan dem vurup akla düşman kesilen zevat, tefakkuh etmenin, zihnin üzerinde yoğunlaştığı şeyden çıkardığı sonucu ân’a taşıyarak fıkıh üretmesi, lehinde ya da aleyhinde olanı tespit etmesi olduğunu bilmeyecek derecede cahil mi? Tefekkür dediğimiz şey de her biri bir diğerine sıkı sıkıya bağlı olan tezekkür, tedebbür, teakkul ve tefakkuhtan müteşekkil süreci bir bütün olarak içine alan aklî faaliyettir. Ya da “Akıl ve mantıkla hareket eden sapıtır” diyeceksiniz ki kafadan gayrimüsellah olanlar için bunu söylemenin mahzuru yok.

Maturidîlik dinden haberdar olmayanın cennete gidip gidemeyeceği sorusuna “Aklıyla Allah’ı bulmalıdır” cevabını verir. Yani felsefî roman kahramanı Hayy misali insanlardan uzak bir adada dünyaya gelseniz, Peygamber’den, Kitap’tan, dolayısıyla Din’den haberiniz olmasa Allah’ı bilmemeniz için mazeret değil, çünkü aklınız var, aklınızla bulacaksınız. Aynı şekilde Maturidîlik hüsn ve kubhun da (iyi ve kötü) akılla bilinebileceğini söylemektedir. Dolayısıyla “Akıl ve mantıkla hareket eden kimse sapıtır” diyen mefluç zihnin Maturidîlik ile herhangi bir alakası yoktur.

Maturidîlik nazarından cüz’i irade kişinin dilemesiyle gerçekleşir ve Allah’ın yaptığı her şeyde sebep aranır. “Maturidîlik” ve “nazarından” kelimelerini kaldırıp cümleyi dümdüz kursak akla habis muamelesi yapan zevatın tekfir kılıcına sarılacağı şüphe götürmez. İnsan için ihtiyar (hür irade), Allah için sebeplilik, işte düpedüz küfür!

İslam mitoloji değildir, İslam’ın insanlığa bildirdiği her şeyin varlıkta, tabiatta, insan nefsinde, hayatta, tarihte, toplumda karşılığı vardır, ancak akılsızlık taraftarları aslı astarı olmayan anlatılarla zaman içinde onu mitolojiye dönüştürdüler. Bu mitolojik “din”, tarih içinde hâkim sınıf tarafından güç kazanımı ve bu gücün muhafazası için kullanıldı. Mitolojik anlatılara inanan sürü ise bugüne dek mutlu köleler olarak yaşaya geldi, bugün sayıları her zamankinden daha fazla. Popüler vaizlerin mitolojik vaazları ilkel toplumlardaki büyücülerin söylediklerini aratmaz. Hak dini mitolojik anlatılarla tahrif etme ameliyesi çağımıza özgü bir şey değil, tarih boyunca böyle ola geldi.

Din, üst anlatıdır, Kur’an’ın yekûnu 604 sayfadır ve bu 604 sayfada insan türünün ortaya çıkışına, gelişimine, olumlu ve olumsuz örneklerle insan psikolojisine, itikadiyat, ahlakiyat ve içtimaiyata dair yüz binlerce sayfalık fikriyata kaynaklık edecek, temel hareket noktası teşkil eden ayetler mevcuttur. Bu ayetlerin yaşadığımız çağda afakta ve enfüste okunabilmesi için ise fizik, kimya, biyoloji, antropoloji, tarih, psikoloji, sosyoloji gibi ilimlere ihtiyaç vardır. Buna karşın akılsızlık taraftarları bunların hiçbirine gerek olmadığını savunurlar. İşte bu noktadan sonra varlıkta, tabiatta, insan nefsinde, hayatta, tarihte, toplumda karşılığı olan ayetler mitolojik malzemeye dönüşmektedir. Sonrası malumdur, el âlem Ay’a, biz yaya!

İnsanlık bilim yoluyla Kur’an’da sözü edilen kevnî ayetlerin birçoğunun sırrına vakıf oldu, Siyasal İslamcılık ise sırtını dayadığı “büyülü” tarih içinde -sonradan- ortaya çıkmış sözde “dinî” kurgular üzerinde tartışmakla meşgul, “dinî pasaport” memurluğuna soyunan zevat kim kâfir kim değil onun tartışmasını yürütüyor.

Göbeklitepe’nin keşfi medeniyet tarihinin başlangıcını 12 bin yıl öncesine götürdü, ancak bu keşif üzerine -veya bu keşiften yola çıkarak- yazı yazan İslamcı entelektüellerin varlığına rastlanmadı, zira İslamcıların, daha geniş çerçevede günümüz Müslüman’ının böyle bir meselesi yok. Yani âlemin bu yakasında bu işler bu kadar kısırdır, antropoloji, arkeoloji vs. mevcut zihniyetin harcı değil.

Tarlada ya da fabrikada üretim, bilgi teknolojisi üretimi, felsefî-fikrî tekâmül ve bilimsel gelişme, bunlar olmadıkça Batı karşısındaki mahkûmiyet devam edecektir, olmayan unsurlar üzerine kurulu hayalî “İslam Medeniyeti” söylemi de bir balon olarak dünya atmosferinde gezmeyi sürdürecektir.

Atilla Fikri Ergunakilvefikir.org

Reklamlar

2 thoughts on “Mitolojik Anlatılar – İslam Mitoloji midir?

  1. Geri bildirim: tabletkitabesi

  2. “Ay’da ezan sesi duydu, Müslüman oldu”, “Uzaydan -dünyanın diğer yerleri karanlık olduğu halde- Mekke ve Medine’yi ışıl ışıl görünce Müslüman oldu” ve saire… Bu ve benzeri söylentiler bize Türkiye’de dindarlığın nasıl dar bir alana hapsedildiği, sığlığı ve uğradığı seviye kaybı hakkında belli bir fikir verebilir. “Elektriği görüyor musun, görmüyorsun ama var değil mi, işte Allah’ın varlığı da böyle” gibi, iki paralık değeri olmayan sözde “delâil” ile Yaratıcı’nın varlığını ve birliğini ispat etmeye cür’et eden “aklın”, teneke madalyayla ödüllendirilmesi gerektiğine ise şüphe yoktur. Bunlar İslam’ı yüceltmez, aksine çok ayıp şeylerdir, ilkokul çocuklarının zekâ seviyesine bile hitap etmez, dahası aklı başında hiç kimsenin böyle bir “imana” ihtiyacı olmaz.
    ***
    Ortada din savunusu falan yok, akılsızlık fikirsizlik savunusu var!
    ***
    2017***AKİDENİN ÖLÇÜMÜ***
    SINIRLI OLAN SINIRSIZI KAPSAMAZ.KAİDE.ÖLÇÜ

    http://namenstraat8bredahollanda.blogspot.nl/2014/10/muslumanlarin-ve-kafirlerin-allah.html

    ***
    Akla habis muamelesi yapan güruh, Kur’an’ın aksine insana “düşünmeyeceksin” diyen bir ‘Allah’ icat etti. Bu tasavvura göre her şey halledilmiştir, ortada düşünülecek, üzerinde akıl yürütülmesi gereken herhangi bir şey yoktur.
    http://meerstr11.blogspot.nl/2017/01/akil-bu-gibi-genel-tanimlar-kisinin.html
    ***
    ***
    Bu ayetlerin yaşadığımız çağda afakta ve enfüste okunabilmesi için ise fizik, kimya, biyoloji, antropoloji, tarih, psikoloji, sosyoloji gibi ilimlere ihtiyaç vardır.
    http://namenstr8bredahollanda.blogspot.nl/2017/03/bu-gun-2017-bilim-ve-teknolojinin-acga.html

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s