Atilla Fikri Ergun / Siyaset / Uluslararası Siyaset / Yazarlar / Yorum-Analiz

Terör, İsrail, Mavi Marmara

teror-israil-mavi-marmaraTürkiye’nin tek şansı var, sistemden çıkmak!

atilla-fikriergun-köşePKK ve IŞİD birer kukladan ibaret, ikisinin de tek başına hiçbir gücü yok, onları istediği zaman istediği şekilde oynatan kuklacıya odaklanmadıkça terörün sonu gelmeyecek. Küresel mafya işi bu, onun karargâhı da Brüksel’de. Kuklaların ipini kestiğiniz zaman terör biter, o da irade işi.

Devletin güvenlik güçleri henüz hazırlık aşamasında iken onlarca saldırının önüne geçerken hiç kimsenin haberi olmuyor, arada bir iki tanesi kaçar, bu kaçınılmaz; saldırıların önünü sınırların ötesinde kesmek icap eder, yani yine irade meselesi.

Türkiye’nin tek şansı var, sistemden çıkmak! Aksi takdirde “müttefik” olarak tanımladığı ülkeler tarafından bu şekilde vurulmaya devam edecek.

Türkiye, küresel modernliğe entegrasyona son verip, mensubu olduğu kadîm kültür ve medeniyet havzasında kendi dünyasını kurmak için çaba sarf etmeli. Doğu’nun kaynakları askerî ve ticarî ortaklıklar açısından ihtiyaçlarımızı ziyadesiyle karşılayacağı gibi kültürel açıdan Batı’dan çok daha zengin. NATO konseptinden çıkış ve AB’ye üyelik sürecine son, millî siyasetin gereği budur.

Türk devleti yüz yıla yakın zamandır Batılı siyasî-askerî evrenin bir parçası olmak suretiyle ikinci büyük çatışmayı öteliyor, birinci büyük çatışmanın sonunda imparatorluk parçalanırken ana vatan güçlükle kurtarılabilmişti.

Gelinen nokta vaktin iyice daraldığını gösteriyor, Türkiye ikinci büyük çatışmaya hazır olmak istiyorsa Doğu’da sağlam askerî-ticarî anlaşmalar yaparak ve eş zamanlı olarak diğer karşı önlemlerini de alarak sistemden çıkmak zorunda, zira sürecin sürdürülebilirliği kalmadı.

Aksi halde Türkiye “müttefiklerinin” kimi zaman istihbarat servisleri kimi zaman da taşeron terör örgütleri eliyle düzenlediği saldırıların önüne geçemez. Aynı konseptin içinde yer aldığı ülkeler Türkiye’yi arkadan vuruyor, araya çizgiyi çekmedikçe hangi önlem işe yarar?

***

Türkiye-İsrail; bir reel politik klasiği! İdealler her zaman bekleyebilir, ortada bir ideal var mı o da ayrı mesele. İsrail’le anlaşmayı öngören dış politikayı reel politik gerekçelerle üç cümlede temize çıkarmak mümkün olmasına mümkün de, bizim işimiz değil. Peki, kimin işi, mübarek Ramazan günü onu da ârif-i billâh olan anlasın artık.

İsrail’i meşru bir devlet olarak görenlerin, 67 sınırlarından söz edenlerin, iki devletli çözümden bahsedenlerin İslam’la alakaları son derece şüphelidir. Biz İsrail diye bir yer bilmiyoruz, söz konusu coğrafya İslam coğrafyasıdır, Osmanlı topraklarıdır; İsrail ancak bir terör örgütü olarak telaffuz edilebilir, İsrail’den bir ülke olarak söz etmek İslam’a ve İslam medeniyet tarihine ihanet, İsrail’e devlet demek ise devlet kavramına hakarettir.

Mavi Marmara’da yeni trend: “Günün Başbakanına mı sordunuz?” “Otoriteden izin alınmalıydı” diyenler de vardı, aynı hesap. Böyle bir kritik süreçte yıkıcı yorumlara gerek yok, sadece devlet üzerinde hiçbir zaman adamakıllı düşünmemiş olan, devletin ne demek olduğunu bilmeyen Siyasal İslamcılara ders olsun.

Mavi Marmara’yı destekledik, destekliyoruz, İsrail’le anlaşmaya karşı çıktık, çıkacağız, böyle olmakla birlikte devlet kavramının muhtevasını, devlet aygıtının işleyişini bildiğimiz için olan bitene şaşırmıyoruz; tarihin bu en kritik sürecinde kızılcık şerbeti niyetine içeriz olur biter.

Yapılan her işin bir bedeli var, devletle yola çıkan sonunda satılmaya hazır olacak. Neticede Allah rızası için, İslamî ideallerle sefere çıkıldı. İstihbarat teşkilatlarında işleyen mantık burada da işler, yakalanırsan yahut başına bir iş gelirse devlet seni tanımaz, sen de tek başına hareket eden bir kahraman olarak şehid olursun, işler böyle yürür. Yani şaşırmak, ağlamak, “Bizi sattınız” demek anlamsız. Mavi Marmara görevini yapmış, bu satırların yazarına göre adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. An itibariyle satılması gerekmiştir ve satılmıştır, olay bundan ibarettir. Mavi Marmara’ya bin selam…

Karalar bağlamayın, moralinizi bozmayın, bugünler de geçecek. Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler ümit keser, sonunda ortada ne İsrail kalacak, ne Batı, ne de başka bir şeytanî dünya; herkes plan yapar, Allah planların planını yapar!

Bayramınız mübarek olsun…

Atilla Fikri Ergunakilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s