Din / Felsefe-Düşünce / Mevlüt Hönül / Yazarlar

Vicdanla Cüzdan Arasında

mevlüt-hönül-köşe-2Yeryüzünde vicdanlarla cüzdanlar arasında çetin bir savaş yaşanmaktadır…

Vicdan kelimesi Kur’an-ı Kerim’de geçmemekle birlikte “kalb” kavramı kullanılmıştır. Bunun yanı sıra “nedamet” kavramı da kimi zaman vicdanın yerine kullanılabilmektedir.

Felsefeye göre, iç huzuru veya iç sıkıntısı vererek kişiyi uyaran vicdan bir kavram değil, kişinin bir yeteneğidir. Bu ve benzeri tanımlamalardan ziyade vicdan, insan olmanın, ahlak gereği merhameti ve şefkati ortaya koymanın, muhakeme etmenin, iyi ile kötüyü tefrik etmenin adıdır. Vicdan aynı zamanda insanın hem hâkimi hem savcısıdır.

Vicdan, yasalardan daha üstündür. Vicdanını kaybeden toplumların kâğıt üzerindeki yasalarla yaşamaları hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Akıl ve vicdan, insanı diğer mahlûklardan ayıran temel özellik olmalarına karşın hayvanlar âlemiyle alakalı belgeselleri izlediğimizde modern dünyada insanların hayvanlardan daha aşağı konumda olduklarını görüyoruz. Dünya genelinde yaşanan zulüm, sömürü ve savaş halleri bunu açıkça ortaya koymaktadır.

İnsan farkında olmasa da, arka planda cereyan eden içsel veya vicdanî hesaplaşma ile her daim insanın iyi ve kötü eylemleri sorgulanmakta, iyilik hususunda huzur hâsıl olurken işlenen kötülükler içten içe ıstırap olarak hissedilmektedir.

Vicdan, insani bir haslet olarak, her insanda var olan bir yetenektir. Vicdan yoluyla inançsız bir kimse imana gelebilirken, vicdanı dumura uğrayan kimseler imanlarını kaybedebilmektedir. Vicdan sahibi insanlar, genellikle ahlaki-manevi doğrultuda hareket etmektedirler.

Yeryüzünde vicdanlarla cüzdanlar arasında çetin bir savaş yaşanmaktadır. Merhametten yoksun, gaflet ve dalalet içindeki zalimlerin zulümleri her geçen gün artmakta, mazlumlar çoğalmakta, hak ve hürriyetler yok sayılmaktadır. Ülkeler küresel kapitalist sistemin hâkimiyetine girmiştir, kapitalist olmayanlar ise başka cihetlerden zulümle yoldaş bir gidişat sergilemektedirler. Ana-baba-evlat, eş, arkadaşlık ilişkileri genel olarak cüzdan hesabı üzerinden şekillenmekte, ahlak ve erdemli yaşam cüzdan hesabına kurban edilmektedir.

Halk arasında “Ne kadar kalpsiz adam” sözü genellikle vicdansız, gaddar kimseler için kullanılmaktadır. Çünkü vicdan sahibi insan yanlış eylem ve söylemleri neticesinde manen azap çeker, rahatsız olur ve bunu telafi etmenin yollarını arar. Allah’ın her daim açık bıraktığı tevbe kapısı vicdanın harekete geçmesi ve dile gelişi ile ilgilidir.

İslam, insan olarak yaşamanın adıdır. Allah’ın emir ve yasaklarına sarılmak, bireyden topluma akıl ve vicdanla alakalıdır. Mevcut durum ise bize akıl ve vicdandan söz edebilme imkânı tanımamaktadır. Ülke yöneticilerinden en alt tabakaya kadar insanlar çıkar ilişkileri üzere hareket etmekte, birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalışmaktadırlar.

Bencil, kibir abidesine dönmüş kimselerin çoğunluğu teşkil ettiği toplumlar ifsat olmuş toplumlardır, bu tür toplumlarda fıtrî, dolayısıyla ahlakî değerler hiçe sayılmakta, insanlar hemen her alanda ilişkilerini kendi çıkarları doğrultusunda düzenlemektedirler. Kimin kimden çıkarı varsa onu el üstünde tutmakta, asıl el üstünde tutulması gerekenleri ise dışlamaktadır.

Vicdanın dumura uğradığı, ilişkilerin menfaat üzere işlediği insan topluluklarının eylem ve söylemleri yıkım, kan ve gözyaşını günden güne artırmaktadır. İnsanların insanca yaşayabilecekleri alanlar ortadan kalkmakta, sınıfsal ayrımcılığın hâkim olduğu sömürü düzenleri, zalimlerin istediklerini yapabilecekleri ortamları genişletmektedir.

Bukalemun misali renkten renge girip her ortama uyum sağlayabilen kimseler her tür yanlışı yapmakta, işçinin hakkını çalmakta, insanların emeklerini gasp etmekte, toplumları din vasıtasıyla uyuşturmaktadır. Öte yandan terör örgütleri yaşadığımız ülkenin altını oymakta, bu amaçla küresel güç odaklarıyla her türlü kirli ilişki içerisine girebilmektedir.

Dünya genelinde ülke yöneticilerinin ahlak ve vicdan dışı politik yaklaşımları kendilerine birtakım menfaatler sağlarken, halklar işsizlik, yoksulluk ve açlıkla mücadele etmektedirler. Kendi maaşları, emeklilikleri, ticaretleri söz konusu olduğunda özel yasalar çıkaranlar, halkın yararına bir işte her tür hileye başvurabilmektedirler.

Vicdanlarla cüzdanlar arasındaki savaşta cüzdanı tercih edenler, ölüm gerçeğinden gaflet içinde olan kimselerdir. Ancak herkes için adaletin tam olarak yerini bulduğu ölüm nice servet sahibini, hükümdarı, devlet başkanını toprağın altına göndermiştir, tarih ölümün önüne geçilebildiğini henüz yazmamıştır, bundan sonra da yaz/a/mayacaktır.

Vicdanlarla cüzdanların savaştığı yeryüzü hayatının sonunda din gününün sahibi herkesi el-Adl sıfatı ile nihai olarak yargılayacak, hiç kimseye haksızlık yapmayacaktır.

Mevlüt Hönülakilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s