Atilla Fikri Ergun / Yazarlar / Yorum-Analiz

Türk Türk’tür, “Avrupalı Türk” de Neyin Nesi?

atilla-fikriergun-köşeTürk’e “Avrupalı” diyebilmek için her şeyden önce onun kim olduğunu bilmiyor olmak gerekir. Türk’ün kendini “Avrupalı” olarak tanımlaması için de aynı şekilde onun kim olduğunu unutmuş olması, bir diğer ifadeyle kimlik kaybına uğramış olması lazım gelir. Türk, İslam’dır, nokta!

TRT-Türk’te yayınlanan Kökler ve Kanatlar adlı programın “İzin Yolu” alt başlıklı ilk 10 bölümü, Avrupa’da yaşayan Türklere “Avrupalı Türkler” denilmesi gerektiği konusunda kamuoyu oluşturma gayreti üzerine kurgulanmış. Avrupa’da yaşayan Türklere “Avrupalı Türkler” mi, yoksa “Gurbetçi” mi demek gerekir tartışması bağlamında “Avrupalı Türkler” (Euro-Turks) kavramının iyice yerleşmesini amaçlayan -her ne kadar Cumhurbaşkanı ortaya koyduğu yaklaşımla “Avrupa’da yaşayan Türklerin asimilasyonuna hayır, entegrasyonuna evet” dese de- neticede “entegrasyon” adı altında aslında asimilasyona çanak tutan bir yaklaşım bu.

Buna mukabil yine TRT-Türk’te yayınlanan Korku-Yorum adlı programda Avrupa’da yaşayan Türklere yönelik asimilasyon politikaları gündeme getiriliyor, tek kelimeyle ilginç. Bir yandan “Avrupalı Türk” kavramıyla kimlik kaybına çanak tutup, diğer yandan Avrupa’da uygulanan asimilasyon politikalarını eleştirmek en iyimser yaklaşımla kafa karışıklığının ifadesi olarak nitelendirilebilir.

Bunun yanında “Fransız-Türk” (French-Turk), “Alman-Türk” (GermanTurk) gibi tuhaf isimlendirmeler de dolaşımda. “Fransız Türk” ve “Alman Türk”, hiç şüphesiz burada kast edilen “Fransız Müslüman” ya da “Alman Müslüman” değil, Türk, ifade ede geldiği hakiki anlamdan soyutlanarak bir başka üst kimliğin altına yerleştiriliyor. “Türk kökenli ve onların soyundan gelen göçmenler, ‘Euro-Türkler’…”, “Avrupalı Türkler” vesaire… Bunun buradaki yansımaları malum; “… kökenli, Türkiyeli … -ler, -lar”. Nitekim Başbakan, Sultanahmet saldırısına ilişkin açıklamalarda bulunurken “78 milyon Türkiyeli”den söz ediyordu. Ondan önce Cumhurbaşkanı’nın sürekli vurguladığı “Bu millet” var, anlaşılan o ki, “Bu millet”in bir adı yok; “Millet”, “Bu millet”, o kadar! Ne milleti olduğu meçhul bir millet…

Türk’e “Avrupalı” diyebilmek için her şeyden önce onun kim olduğunu bilmiyor olmak gerekir. Türk’ün kendini “Avrupalı” olarak tanımlaması için de aynı şekilde onun kim olduğunu unutmuş olması, bir diğer ifadeyle kimlik kaybına uğramış olması lazım gelir. Türk, İslam’dır, nokta! Bin yıl boyunca bu anlamı ihtiva etmiş, bu topraklarda yaşayan insanlar kendilerini bu şekilde tanımlamış, Avrupalı da buna iştirak etmiştir. Avrupalının gözünde ‘Türk = Müslüman’dır; bilinen ve daha çok İsmet Özel beyefendinin dile getirdiği, Mısır’dan, Pakistan’dan, İran’dan ithal İslamcı “aklın” dikkate almadığı hakikatler. Türk, hiçbir zaman Avrupa’ya ait olmadı, bilakis tarih boyunca Avrupa’yı tehdit ede geldi. Dinî mensubiyeti, ait olduğu, temsil ettiği kültür ve medeniyet havzası Avrupa’nın tam olarak karşısındadır, onunla cihat halindedir.

Herhangi bir yerde yaşıyor olmak, bunun da ötesinde herhangi bir yerde doğmuş olmak kişiyi oralı yapmaz. … -lı, -li, -lu, -lü olmak öncelikle kültür ve medeniyetle alakalı bir durumdur. Yani kişi hangi kültür ve medeniyet havzasına aitse, bu anlamda kökleri nereye dayanıyorsa aslen oralıdır. Burada doğmuş ve burada yaşamakta olup, Batı kültür ve uygarlığının mümessili olan kimseler buralı olmadıkları gibi, Türk de -eğer kimlik kaybına uğramamışsa- Avrupalı olamaz. Avrupalı, Avrupa’ya ait olan, Avrupa kültür ve uygarlığının parçası olan, Avrupaî değerleri benimseyen kimsedir. Türk’ün neresi Avrupalı?

Türk, İslam’a ait olan, İslamî değerleri benimseyen, İslam kültür ve medeniyetini temsil eden üst kimliktir. Bu nedenle Avrupalının gözünde ihtida eden, Müslüman olan, İslam’a giren Türk olur, asırlardır hâkim olan bakış açısı budur. Dolayısıyla “Avrupalı Türkler” tabirinin benimsenmesi yahut hem burada hem de orada yaşayanlara yapılan yayınlar yoluyla benimsetilmeye çalışılması, kimlik kaybını teşvik edip, asimilasyona çanak tutar. Neticede “Ben Avrupalıyım/Biz Avrupalıyız” diyen, değişimini dönüşümünü tamamlamış olan “Türklere” sözümüz olmaz elbette, keyifleri bilir, ancak bunu genele teşmil etmek intihara ortak olmaktır.

Doğru tabir, alışıla geldiği şekilde ‘Gurbetçi’ yahut ‘Avrupa’da yaşayan Türkler’dir. Garb, “Batı”; gurûb, “güneşin batması”; garabe, “ayrılmak”, “uzaklaşmak”; tegarrabe, “yurdundan uzak, gurbette olmak”; igterabe, “yabancı bir ülkeye göç etmek”; gurbet, “sürgün”; garîb, “yabancı”, “tuhaf”; mugterib, “yabancı”, “gurbetçi”… Gurbetçi, yani yabancı ülkede, yad elde olan, memleketinden ayrı, uzak düşmüş, vatan hasreti çeken kimse yahut Garb’da/Batı’da/Avrupa’da yaşayan kimse…

Avrupalı nedir? Yukarıdaki izahatımıza ilaveten; vatanı Avrupa olan! Türk’ün vatanı Avrupa mıdır? Bu, Türk tehdidini bertaraf etmek üzere yerleştirilmeye çalışılan algıdır; siz Avrupalısınız, sizin vatanınız Avrupa’dır, siz Avrupa kültür ve uygarlığına aitsiniz… Üzerine bir de “Euro-İslam” (Avrupa İslam’ı) eklediniz mi olay biter; geçmiş olsun!

Türk, Avrupalının gözünde Kitab-ı Mukaddes’te sözü edilen Gog’dur (Gog Magog – Ye’cüc Me’cüc), barbardır, Tanrı’nın düşmanıdır, gazaba gelmiş şeytan gibi hareket eder, Türk’e karşı savaşmak aslında şeytana karşı savaşmaktır, Türk’ün Kur’an’dan öğrendikleri Tanrı hakkında değil şeytan hakkındadır, bir Türk’ü öldüren vicdan azabı duymamalı, aksine Hıristiyanlığın düşmanını yok ettiği için vicdanı rahatlamalıdır; zahmet edip, Katolik Kilisesi’ne, Papalara, Azizlere gitmeyiniz, sadece Luther’i okusanız yeter de artar bile.

Rafa kaldırılmış olan “Medeniyetler İttifakı” gibi projeleri benimseyen bazılarına göre, bunlar günümüzde karşılığı olmayan, tarihte kalmış birtakım husumetlerdir. Yani… Yani küreselleşme çağında “Hem Doğu’yuz hem Batı’yız biz!” “Yeni Türkiyeciler” bu anlayışla hareket ediyorlar; daha önce bu anlayış doğrultusunda çekilen Batı’ya Doğru Akan Nehir adlı belgeseli hatırlayınız. Hiç şüphesiz bütün bu yaklaşımlar meselenin üzerini örtmeye yönelik yaklaşımlardır, Avrupa’nın Türk’e bakış açısında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Her şeyden önce meselenin derin tarihî kökleri buna izin vermez.

Şimdi, işin ülkemizdeki kısmına gelelim. Kozmopolit ithal İslamcılık Türkiye’de kimliksizlik üretti. Türk olmanın Müslüman olmak anlamına geldiği, bu toprakların Latince kaynaklarda dahi ‘Müslüman yurdu/ülkesi’ anlamında ‘Türkiye’ olarak anıldığı, dolayısıyla Türklüğün etnik kimlikle değil din, kültür ve medeniyetle, bu bağlamda ruh ve tercihle alakalı olduğu, Türk Milleti’nin biyolojik, irsî yahut genetik anlamda ırkla, kavimle, modern ulusla herhangi bir alakasının olmadığı gerçeği ithal İslamcı “aklın” işine gelmedi. Anayasa’dan ‘Türk’ isminin çıkarılması gerektiğini düşünen ve bunu dillendiren, köksüz, kimliksiz, tarihsiz, İslam-Türksüz “Yeni Türkiye” hayali kuran ithal İslamcı “aklın” tam olarak yaptığı şey ülkenin altını oymaktan ibarettir.

Türk Milleti, biyolojik, irsî yahut genetik anlamda ırk, kavim yahut modern anlamda bir ulus değildir, ancak bu şekilde algılanması için gayret gösterilmiş ve bu tuzağa düşenler olmuştur. Hakikatte Türk, bu topraklarda yaşayan Anasır-ı İslam’a topluca verilen isimdir. Küfür tek millettir, Müslümanlar da tek millettir ve bu tek milletin adı da ittifakla Türk’tür. Türk, bu toprakların bin yıllık kimliğidir. Bu kimlikle sorunu olanların asıl sorunları bin yıllık tarihle, bu tarihle yaşıt -üç evresi olan- tek devletle, hepsinden de öte İslam’ın kendisi iledir. Ne diyor ithal İslamcı, “Türk milleti demek ırkçılıktır, ulusçuluktur” vs. Biz de onun gibi “hiçbir şey” olalım istiyor. Türkiye’de Müslümanlıkla eş anlamlı olan Türk kimliği baskılanmaya, yok edilmeye çalışılıyor, işin aslı budur.

Rus-Ortodoks, İngiliz-Anglikan, Alman-Protestan, Fransız-Katolik kimlikleri sahipleri tarafından özenle korunurken -zira bunlar ait oldukları ülkeleri ayakta tutan kimliklerdir-, Türk-Sünnî kimliğinin özellikle de kendilerini “Müslüman” olarak tanımlayan kimseler tarafından yok edilmeye çalışılması manidardır. Devamlı surette birilerinin maşası ola gelmiş kimselerin eleştiri babında, üstelik neyin ne olduğunu da bilmedikleri halde “ulus-devlet”ten ve “ulusçuluk”tan söz etmelerine gülmek, kimliksiz hallerine acımak, ahmaklıklarına yahut hainliklerine şaşırmamak, dinden imandan söz ediyor oluşlarına da itibar etmemek icap eder.

Kozmopolit ithal İslamcılığa itiraz edip eleştiri yöneltirken Sol’u da boş geçmemek, küreselleşmenin gereklerini “Solculuk” olarak sunan zihniyetin cehaleti ve ihaneti için ayrı bir başlık açmak gerekir. Bu güruh Solculuktan başka her işi yapıyor, dolayısıyla Sol’a da millî bir aşı yapmak lazım, her ne kadar temelden ithal bir yaklaşım olsa da.

Bitirirken, iki mühim noktaya dikkat çekmek babında:

Bir: (İsmet Özel’in ‘Amerikalılık’ için söylediklerinden mülhem) Avrupalı değilim, hiç olmayacağım!

İki: Gücü yeten Türk kimliğini çıkarsın Anayasa’dan, çıkarsın da görelim!

Atilla Fikri Ergun akilvefikir.org

(Bu yazı Yılkı dergisinin Nisan 2016 tarihli 8. Sayısında yayınlanmıştır)

Reklamlar

One thought on “Türk Türk’tür, “Avrupalı Türk” de Neyin Nesi?

  1. Selam..

    Avrupa’lının Müslümana Türk, Türk’e de Müslüman demesi, Müslüman=Türk’tür anlamına gelmez. Bu söylem Avrupa’lının kendisini bağlar. Türk ve Müslüman ifâdeleri farklı durumların konusudur. Türk’lük, (ya da diğer ırklar) et-kemik-kan vs. ile alâkalı ve “mezara kadar sürecek olan” bir yapıyla alâkalı iken; Müslümanlık, doğuştan başlayıp âhirette de devâm edecek insnalara verilen bir isimdir. Beni kimin ne ile niteleyip târif ettiği çok önemli değil. Allah’ın beni nasıl isimlendirip târif ettiği önemlidir ki Allah Kur’ân’da bize “müslüman” adını veriyor ve bunun için bir ırk-milliyet ayırımı yapmıyor:

    “Allah adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim’in dîni(nde olduğu gibi). O (Allah) bundan daha önce de, bunda (Kur’ân’da) da sizi “müslümanlar” olarak isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şâhid olsun, siz de insanlar üzerine şâhidler olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah’a sarılın, sizin Mevlânız O’dur. İşte, ne güzel mevlâ ve ne güzel yardımcı” (Hac 78).

    “Türk demek Müslüman demektir” diyerek –ki bunun İslâm’i bir dayanağı yoktur- büyük dedesi Hâşim’in hanımı Selmâ ile de ilişkilendirerek Peygamberimize de Türk diyenler vardır. Türk olmak bizim fizîki yapımızla, görünüşmüzle, örf ve kültürümüzle alâkalıdır ve herkes kendi örf-âdet-kültürüne alışkındır ve kendi âdetini-kültürünü sever. Biz de Türk örf-âdet-kültürüne alışkınız ve onu seviyoruz. Bu normâl bir şey. Fakat esasta her Müslüman, örfünü-kültürünü de İslâm’a göre düzenlemelidir ki İslâm âlemi bunu yapmış ve benzer kültür-örf-gelenekler ortaya koymuşlardır İslâm’dan mülhemle.

    Peygamberimizin sahabelerinin içinde başta Arap olmak üzere; Türk=Habbab bin Eret, Ebu Berke, Sâlim; Kürt=Caban el Kürdi; Fars=Selman-ı Fârisi; Habeş=Bilâl-i Habeşi; Rum=Suheyb b. Sinan vs vardı. Peygamberimizin bir eşi de, Mısır’lı Mâriye idi. Bunlar hep birlikte Peygamberimizin çevresinde toplanmış sahabelerdi ve milliyetlerini-ırklarını değil, mânevi kimliklikleri olan İslâm’ı-Müslümanlığı öne çıkarıp yaşamışlardır. “İslâm demek Türk demektir” ya da “Türk demek İslam-Müslüman demektir” sözü boş laf. Türk demek Müslüman demekse, Göktürkler de mi Müslümandı?. Göktürkler “Gök Tanrı” inancının yanında, Kur’ân’ın da şirk olarak ifâde ettiği “atalar kültüne” sâhiptiler. Bu söylem târihin bir dönemini ve bir-kısım insan kitlesini ilgilendiren bir isimlendirmedir sâdece. Türk, “Türk Kavmi’nden olan” demektir. Türk bir anne-babadan doğana Türk denir. Müslüman ise; “İslâm yolunda olan” demektir. İster Türk olsun, ister başka kavimden.

    Yazının ve bu konuyla ilgili diğer yazılarınızın gereğinden fazla bir bağlılığı ifâde ettiğini düşünüyorum. Bu da modern bir söylem.

    Vesselam..

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s