Kemal Ramazan Haykıran / Tarih-Kültür / Yazarlar

Suriye’de Selçuklu Varlığı

kös-kemalTürklerin Suriye ve Filistin’e girişi Malazgirt zaferinden önceki döneme rastlamıştır. İlk olarak Fâtımîlerin egemenliğindeki bölgeye Alparslan’ın eniştesi Erbasan gelmişti. Daha sonra Kurlu ve Atsız Beyler bölgeye gelip yurt edindiler. Başkenti Remle olan bu Türkmen Beyliği bölgede son derece hareketliydi.

Türklerin Suriye’ye Girişi

Devleti kurmalarının temel taşı olan Dandanakan zaferinden sonra Selçuklular gözlerini batıya çevirmişlerdi. İlk dönemlerden itibaren Bizans topraklarına akınlar düzenlenmişti. İşte bu çerçevede Selçuklu Emirleri ve Türkmen Beyleri, 11. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok defa kendilerine bağlı kuvvetlerle Suriye ve Filistin’e gelmişlerdi ve bu ülkelerin Selçuklu hâkimiyetine girmesi için hazırlıklara başlamışlardı.

Türklerin Suriye ve Filistin’e girişi Malazgirt zaferinden önceki döneme rastlamıştır. İlk olarak Fâtımîlerin egemenliğindeki bölgeye Alparslan’ın eniştesi Erbasan gelmişti. Daha sonra Kurlu ve Atsız Beyler bölgeye gelip yurt edindiler. Başkenti Remle olan bu Türkmen Beyliği bölgede son derece hareketliydi.

Bölgede Halep’i başkent edinmiş Mirdasoğulları ve çevre Arap kabileleri Selçukluların egemenliğini tanımışlardı. Halep’te Fâtımî Halifesi adına okunan hutbe artık Bağdat Halifesi ve Melikşah adına okunmaya başlanmıştır. Bu amaçla Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, Romanos Diogenes’in Anadolu’daki hareketi üzerine kendisiyle kesin sonuç verecek bir karşılaşmaya karar verdiğinde aslında Mısır’ı devletine bağlamak ve Fâtımî Hilafetini tamamen ortadan kaldırmak amacıyla Kuzey Suriye’ye gelmişti. Asıl amaç Anadolu değil, bu idi.

Atsız (1071–1079)

Kurlu Bey’in ölümünden sonra Türkmen Beyliğinin başına Emir Atsız geçmiştir. İlk olarak Fâtımîler’in eline geçen başkent Remle’yi aldı. Daha sonra Kudüs’ü ele geçirdi ve başkent edindi. Böylece Filistin’de kurulan Selçuklu Beyliği, Selçuklu Melikliği haline geldi. Dımaşk’ı (Şam) teslim aldı, ilk hutbeyi Melikşah, Abbasi halifesi ve kendi adına okuttu. Fâtımî Hilafeti’ne son vermek için askerleriyle yola çıktı, savaş Atsız’ın yenilgisiyle sonuçlandı. Atsız, Tutuş tarafından boğdurularak öldürülmüştür.

Tutuş (1079–1095)

Kurlu Bey Selçuklulara bağlı olarak Filistin’de bir Türkmen beyliği kurmuş, daha sonra Atsız bir kısım Suriye şehrini ilave ederek, bunu Suriye ve Filistin Selçukluları Melikliği’ne dönüştürmüştür.

Bu kez de Büyük Selçuklu Devleti’nin başına Tutuş geçmiştir. Böylece Suriye Selçukluları yenilenmiş oluyordu.

Tutuş devletin başındayken iç meseleler, Fâtımîler ve Haçlılarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Tutuş öncelikle Suriye ve Filistin’de Atsız yönetimindeki yerleri kendi hâkimiyeti altına aldı. Böylece Halep hariç Suriye ve Filistin’in hemen hemen tamamına sahip oldu.

Dımaşk ve Kudüs gibi yerlerde asayişi sağladı, tarım ve ticareti canlandırdı. Kendisinden önceki sultanlar kendilerini Büyük Selçuklulara tâbi görürken, Tutuş, Melikşah’ın ölümünden sonra kendi “Büyük Sultan” olarak tanıtmıştır.

Halep’e sahip olmak için Şerefüddevle Müslim ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. Fakat Müslim, Tutuş’tan önce Halep’e sahip olmuştur. Müslim’in asıl amacı Suriye ve Filistin’e sahip olup Arap Emirliği kurmaktı.

Suriye Selçuklu Meliki Tutuş, Fâtımîlere karşı harekete geçip, Mısır’ı, hatta Mağrib’i fethetti ve Bağdat’a gelmiş olan Melikşah’a bağlılığını bildirmek üzere Dımaşk’tan yola çıkmıştı. Fakat Sultan’ın ölüm haberini alınca kendini “Büyük Sultan” ilan etti. Tutuş, Berkyaruk tarafından öldürülmüştür.

Devletin Bölünmesi

Tutuş’un ölümünün ardından Suriye Selçuklu devleti bütünlüğünü koruyamamış, Tutuş’un oğullarının yönettiği iki küçük melikliğe dönüşmüştür. Halep merkezli devleti Rıdvan; Dımaşk merkezli olanı ise Dukak yönetmiştir.

Halep Selçuklu Melikliği

Rıdvan, ilk olarak Urfa’ya ve kardeşi Dukak’a karşı harekete geçmiş ve Şam’ı kuşatmıştır. Kudüs tekrar Fâtımîler’in eline geçmiştir. Böylece Filistin’deki Selçuklu egemenliği sona ermiştir. Rıdvan, kardeşine karşı seferler düzenlemiştir.

Fâtımî halifesi Mustali, Rıdvan’a özel elçi heyeti ile değerli hediyeler ve bir mektup gönderdi. Mektubunda Mısır Fâtımî halifesine bağlı olunmasını ve hâkim olunan yerlerde hutbenin Fâtımîler adına okunmasını istiyordu. Buna karşılık olarak Rıdvan’a mali ve askeri yardım yaparak Dımaşk’ı almasını sağlayacaktı. Rıdvan bu teklifi kabul etti. Böylece ilk kez Selçuklu Meliklerinden biri Şii Fâtımî Halifeliğine bağlanmış, onun vassalı durumuna düşmüş oluyordu.

Rıdvan, kardeşi Dukak’ın ölümü üzerine kendine bağlamak istediği Dımaşk üzerine gitti. Adına para bastırmayı ve hutbe okutmayı başardı.

Daha sonra haçlıların bozgununa uğradı. Yeniden birçok kale haçlıların eline geçti. Rıdvan kısa süre içerisinde hayatını kaybetti.

Alparslan ve Sultan Şah Devirleri

Rıdvan’ın ölümünden sonra Halep Selçuklu Melikliği’nin başına sırasıyla oğulları Alparslan ve Sultan Şah geçmiştir.

Dışta Haçlı tehlikesi, içte ise Bâtınî faaliyetleri devleti yıkacak duruma gelmiştir. Fakat Alparslan, Haçlılara büyük darbeler vurmaya başlamıştır.

Haçlılara karşı güçlü olmak için Dımaşk Emiri Atabeg Tuğtekin ile işbirliği yapmıştır. Fakat Atabeg, Hadım Lül ile işbirliği yapmış ve kendisi açısından zararlı bulduğu Alparslan’ı ortadan kaldırmıştı. Yerine daha rahat hareket etmesini sağlayacak olan altı yaşındaki Sultan Şah geçmiştir.

Kemal Ramazan Haykıran akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s