Ömer Yılmaz / Felsefe-Düşünce / Yazarlar

Lao-Tzu ve Vahiy Olarak Sessizlik

ömer-yılmaz-köşe-3Hikmetin insanlık âleminden çekildiği bir dünyada yaşıyoruz. “Sessizlik en büyük vahiydir” diyen Çinli ihtiyar bilge ile dilini tutamayan, çenesine sahip olamayan modern insan arasında sadece tarihî, coğrafî ve kültürel açıdan fark yok, aynı zamanda akıl, idrak, dolayısıyla insanî kalite açısından da arada uçurum var.

Hikmetin Uzak Doğu’daki izini sürmeye devam ediyoruz. Hint’i keşfe çıkan Cemil Meriç, “Tanımıyoruz Hint’i” derken, bir başka medeniyet havzasında yatan tarih, kültür, fikir, sanat ve hikmet karşısında kayıtsız kalışımıza isyan eder şüphesiz.

Orta Doğu coğrafyasının Müslümanları tarih içinde daha çok Batı’yla karşı karşıya geldikleri ve kadîm hikmetin izini daha çok Beyne’n-Nehreyn, Anadolu, Mısır (İskenderiye) ve Avrupa havzasında sürdükleri için Antik Yunan’a aşinadırlar. Oysa İslam, Çin ve Hint’e de uzanmış ve yerleşmiştir, ancak bir önceki cümlede ifade ettiğimiz nedenden ötürü Orta Doğulu Müslüman’ın zihninde Çin ve Hint neredeyse hiç yer tutmamıştır.

Cemil Meriç örneğinde de görüldüğü gibi, bir kısım mütefekkirler, Doğu’da Hint, Batı’da Yunan olmak üzere insanlığın irfan ve idrakine istikamet veren iki ana damardan bahsederler. İran’ın bu açıdan Hint’e dâhil olduğu yadsınamaz, ancak her ne kadar daha sonraları -M.S. 1. Yüzyıldan itibaren- Budizm’in etkisi altına girmişse de, Çin’i kültür ve medeniyet bağlamında insanlığa istikamet veren üçüncü bir damar olarak ele almak gerekir. Çin, kendine özgü felsefesi olan, yanı sıra kâğıt, matbaa -ki ilk matbaa ağaç oyma tekniğiyle M.S. 593’te Çin’de kuruldu-, pusula ve barut gibi insanlık tarihinin seyrini değiştiren buluşların altına imza atmış antik bir medeniyettir.

Taoizm’in kurucusu olan Lao-Tzu, Konfüçyüs’le birlikte Çin’in iki büyük isminden biri olarak karşımıza çıkar. Milat’tan önce 6. Yüzyılda yaşamıştır ki, iki bilgenin buluştuğu ve Lao-Tzu’nun, Konfüçyüs’ün düşünceleri üzerinde etkili olduğu rivayet edilmektedir.

İhtiyar bilgeye göre, Tao, eylemsizliği, insanın kendi içine dönüşünü ve sun’i olgular dünyasından kopuşu (soyutlanmayı) ifade eder. Aslolan konuşmadan eğitmek, emir vermeden yönetmektir ki, bu, modern insanın pek de kolay kavrayamayacağı türden bir yaklaşımdır. Şöyle söyler ihtiyar bilge: “Sessizlik en büyük vahiydir.” Bizi ilgilendiren nokta tam da burası: Sessizlik; en büyük vahiy!

Allah, peygamberlere indirdiği vahyin yanı sıra bal arısına, semaya ve arza da vahyetti (Nahl: 68, Fussilet: 11), Hz. Musa’nın annesine de (Kasas: 7). Aynı şekilde İslamî gelenekte Hz. Peygamber’in kitabî vahiy dışındaki fiilî, kavlî ve takrirî Sünnet’inin de vahiy olduğu kabul edilir.

Dolayısıyla İslam nokta-i nazarından, buradan peygamberlere indirilen kitabî vahyi değil, hem Allah’ın tabiatın -daha genel çerçevede kâinatın- her bir zerresine yerleşmiş olan kanunları bağlamındaki vahyi hem de insanı halden hale geçiren yahut onu iş yapmaya, değer üretmeye sevk eden ‘ilham’ bağlamındaki vahyi anlamak icap eder. Nitekim Kur’an’ın ilk ayetlerinin nüzûlünden önceki dönemde Hz. Peygamber’e yalnızlık sevdirilmiş, insanlardan ve dünyanın meşakkatlerinden uzaklaşması ilham edilmişti.

Lao-Tzu, amiyane tabirle “ağır ol da molla desinler” kabili boş beleş bir sessizlikten söz etmemektedir kuşkusuz. Hikmetli sözlere yataklık eden, tefekkür dolu bir sessizliktir sözü edilen. Deylemî’nin Müsned’inde geçen bir hadis-i şerifte İslam Peygamber’inin şöyle söylediği rivayet edilir: “Mü’minin sükûtu tefekkür, bakışı ibret ve konuşması da hikmet olmalıdır” (Deylemî, el-Müsned 1/421). Buradaki sıralama dikkate değer; sus, izle ve konuş. Tefekkür dolu bir sükût, eşyaya ve hadiselere ibretle bakmanın ve hikmetli söz söylemenin ön şartıdır. Yine Deylemî’de şu hadisle karşılaşıyoruz: “Susmak hikmettir fakat susan azdır.”

Mevlânâ’da da benzer bir yaklaşıma rastlanır. “Susun, susarak doğayı görün” diyor Hz. Pîr. Zira doğa canlıdır, Allah’ın iradesinin tecelligâhıdır, hepimizin yaşadığı -ki hepimiz doğanın bir parçasıyız-, her şeyin olup bittiği, Allah’ın varlığı ve birliği de dâhil her şeyin müşahede edildiği yerdir. Dolayısıyla doğa -ki âfâktır- yukarıda sözünü ettiğimiz manada baştan sona vahiyle doludur.

Nitekim bir başka yerde şöyle söyler Mevlânâ: “Allah’ın büyüklüğünü, kudretini, yaratma gücünün sırlarını, ancak susam çiçeği gibi yüzlerce dili olduğu halde susan, sessiz kalan, konuşmayan kişi duyabilir” (Mesnevî, c. 3, 21). İşte bu, sözü edilen türden bir vahiydir; kitabî değildir, insanı peygamber yapmaz, onu resul veya nebi mertebesine yükseltmez.

Peygamberler vahye muhatap olmadan önce dağ başlarında sessizliğe büründüler. Hz. Musa, ailesinden uzaklaşıp Sina dağındaki ateşin yanına vardı; Hz. İsa, Zeytin dağında bir başına kırk gün oruç tuttu; Hz. Muhammed de ilk vahyin nüzulü sırasından Cebel-i Nûr’da, Hira mağarasında yapayalnızdı.

Modern insana gelelim; gevezelik, bir diğer ifadeyle çenebazlık onun temel vasıflarından biri, modern insanın ‘Müslüman’ versiyonu da buna dâhil. Sükûtun beş para etmediği bir yer modern dünya, dur durak bilmeyen, akıllarına esen her şeyi gelişigüzel söyleyen insanların dünyası. En yüce hakikatler, en yüce değerler konuşa konuşa tüketildi. Sosyal medya cühelanın uluorta “görüş” beyan ettiği aptallaştırıcı bir mecra, yazılı ve görsel medya ise tam bir sirk, alternatif olarak ‘maymunlar cehennemi’ olarak da nitelendirilebilir.

Özetle hikmetin insanlık âleminden çekildiği bir dünyada yaşıyoruz. “Sessizlik en büyük vahiydir” diyen Çinli ihtiyar bilge ile dilini tutamayan, çenesine sahip olamayan modern insan arasında sadece tarihî, coğrafî ve kültürel açıdan fark yok, aynı zamanda akıl, idrak, dolayısıyla insanî kalite açısından da arada uçurumlar var.

Hikmetin izini sürmeye devam edelim…

Ömer Yılmazakilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s