Atilla Fikri Ergun / Felsefe-Düşünce / Yazarlar

Bilginin Tatbikinde Usûl(süzlük) ve Ahlak(sızlık) Sorunu

atilla-fikriergun-köşeUsûl ve ahlak, bilginin tatbik edilebilmesi için zorunlu olan iki ana unsurdur. Bilginin -ki kendisinden neş’et eden fikir ile birlikte kurucu bir role sahiptir- usûl ve ahlak dışı tatbikatı, onu zararlı, yıkıcı, ifsat edici hale getirir. Bunun anlamı ise Hakk’ın hilafına hareket etme, bâtıla hizmet, dolayısıyla insanlıktan çıkıştır.

Günümüz İslam Âlemi’ne hemen her konuda usûlsüzlük hâkim. Müslümanlar, hemen her alanda sahih bilgiye ulaşma (sahih bilgiyi elde etme) ve onu pratik olarak kullanma (tatbik etme) konusunda usûl(süzlük) sorunu yaşıyorlar. Zihinlerde hüküm süren karmaşa hayatın hemen her alanına sirayet etmiş durumda. Modern Müslüman zihin, kadîm müktesebattan, dolayısıyla İslam ilim-irfan-tefekkür geleneğinden kopuk düşünüp, deyim yerindeyse kafasına göre hareket ettiği için, hemen herkesin kendisine usta, hoca, âlim, üstat, mütehassıs rolü biçtiği bir kaos ortamında yaşıyoruz.

Bu bakımdan öncelikle bilginin özlü bir tarifini yapmakta yarar var: Beşerî planda bilgi, herhangi bir şeyin veya bir konunun derinlemesine tahkik ve tetkiki neticesinde elde edilen sonuçtur. Tahkik (“hakk”tan) bir şeyin gerçek olup olmadığını araştırmak, tetkik (tedkik) ise (“dikkat”ten/”ince olmak”tan) herhangi bir şeyi veya konuyu en ufak ayrıntısına kadar, derinlemesine incelemektir. Tahkik ve tetkik belli bir usûle dayanmak zorunda olduğu gibi, bu suretle elde edilen bilginin tatbiki de belli bir usûl dâhilinde ve hikmetli olmak zorundadır.

Doğru olup olmadığı şüphe götüren bilgi hakiki manada bilgi olarak nitelendirilemeyeceği için -ki bu “spekülatif bilgi”dir- tatbik sahasına nakli söz konusu olamaz. Dolayısıyla bilginin tatbiki için doğruluğunun âfâkta ya da enfüste müşahede edilmiş ve bu suretle doğrulanmış olması zorunludur. Aksi takdirde doğruluğu veya yanlışlığı tam olarak bilinmeyen bir “sonuç” doğrultusunda hareket etmek bir nevi kumar oynamaktan başka bir şey olmayacaktır ki, bugün yapılmakta olan şey de tam olarak budur. Genel olarak hemen her alanda tahkik ve tetkike dayanmayan, âfâkta ya da enfüste müşahede edilmemiş, doğrulanmamış türden herhangi bir “bilgi” doğrudan tatbikat sahasına taşınmakta ve orada “ya tutarsa” kabili bir anlayış doğrultusunda deneme-yanılma yoluyla sonuç elde edilmeye çalışılmakta, ister ferdî ister içtimaî planda olsun neticede zaman, enerji ve malî kaynaklar israf edilmekte, din söz konusu olduğunda ise iman ve ahiret riske atılmaktadır.

Bunun yanı sıra herhangi bir şey veya konu hakkında tahkik ve tetkik neticesinde doğru bilgiye ulaşılmış, söz konusu bilgi âfâkta ya da enfüste müşahede edilmiş ve bu suretle doğrulanmış olabilir, ancak bununla beraber bilginin tatbiki ahlakîlik ilkesiyle çelişebilir. Örneğin yapılan tahkik ve tetkikler neticesinde atom bombası yapmaya yarayacak bilgi elde edilmiştir, ancak bombayı yapıp herhangi bir şehrin ortasına atmak gayri ahlakî-gayri insanî bir harekettir. Kısacası sahih bilgiyi ahlakî olmayan herhangi bir şekilde tatbik etmek mümkündür. Özellikle bireyciliğin, çıkarcılığın, hedonizmin, sınırsız servet birikiminin ve iktidar temerküzünün revaç gördüğü günümüz dünyasında modern Müslüman “akıl” bilgiyi rahatlıkla kötüye kullanabilmektedir.

Buraya kadar anlatılanlar çerçevesinde usûl ve ahlak, bilginin tatbik edilebilmesi için zorunlu olan iki ana unsurdur. Bilginin -ki kendisinden neş’et eden fikir ile birlikte kurucu bir role sahiptir- usûl ve ahlak dışı tatbikatı, onu zararlı, yıkıcı, ifsat edici hale getirir. Bunun anlamı ise Hakk’ın hilafına hareket etme, bâtıla hizmet, dolayısıyla insanlıktan çıkıştır. Bilginin doğru şekilde tatbiki için İslam nokta-i nazarından mesleklerin (mühendislik, mimarlık, tıp, hukuk, askerlik, spor, ziraat, esnaflık vs.) belli bir usûl dâhilinde ‘tatbik ilimleri’ olarak ele alınması zarurîdir.

Meseleye bu açıdan bakıldığında Türkiye meslekî ehliyet ve liyakatten yoksun kimselerin yurdu haline gelmiş durumdadır. Yukarıda parantez içerisinde örnek olarak saydığımız mesleklerden askerlik dışındakilerin hemen hepsinde doğru düzgün meslek erbabına rastlayabilmek bir hayli zor. Okullardaki -özellikle de ilahiyat fakültelerindeki- meslek eğitimi hem usûlsüz hem de yetersiz. Derin ilmî yaklaşım, anlama veya tanıma manasında bilme isteği, hikmet, samimiyet ve heyecan duygusu neredeyse sıfır seviyesinde.

Meslek (“sülûk”tan) “yola girmek” demek olduğundan, hakiki manada meslekî ehliyet ve liyakat taşımayan veya meslek erbabı olmayan yahut mesleksiz kimseler -ki Türkiye bir mesleksizler ülkesi aynı zamanda- belli bir ahlaka sahip olmayan, şahsiyetsiz, her durumda araziye ayak uydurabilen tiplerdir. Böylelerinin olumlu manada girdikleri belli bir yol yoktur. Nitekim “mesleksiz”, bir sıfat olarak bu tür kimseler için kullanılır. Türkiye’de kendi mesleklerinde “kanaat önderi” olarak nitelendirilen kimselerin -özellikle de ilahiyatçıların- yapıp ettiklerine, yazıp konuştuklarına bakıldığında durumun içler acısı olduğu açıktır.

Mevcut tablo bize medeniyetin ihyası veya yeni bir medeniyet inşası için imkân tanımadığı gibi, böyle devam ettiği sürece durumun gün geçtikçe daha da kötüye gitmesi mukadder. Meslekî açıdan sahih bilgi, usûl ve ahlaktan yoksun yarım hoca, yarım mimar, yarım sanatçı, yarım esnaf, yarım doktor, yarım hukukçu vs. milleti ancak dinden, şehirden, estetikten, ahlaktan, candan, adaletten eder ve nitekim böyle olmaktadır; buradan ne medeniyet ne de fazilet çıkar.

Atilla Fikri Ergunakilvefikir.org

(Bu yazı an itibariyle basım ve dağıtım işlemleri tamamlanmış olan Terkip ve İnşâ dergisinin Kasım 2015 tarihli 8. Sayısında yayınlanmıştır)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s