Çevre / Kaan Yiğenoğlu / Yazarlar / Yorum-Analiz

Biyoyakıt Kullanımı: Sorun Üreten Çözüm

kaan-yigenogluGıda krizi ile baş etmek için endüstri tarafından önerilen çözümün kendisi gıda krizine ve açlığa neden olmaktadır.

“Modern insan milyarlarca liralık otomobil ve konut sahibi olan ancak köy tavuğuna hasret yaşayan insandır”

Yukarıdaki tespiti yaptığımda yatırımcılar çoktan organik ürün yetiştirmek için toprak satın almış ve köylümüz çoktan yumurtayı bakkaldan satın almaya başlamış durumdaydı. Organik ürünlere erişim, girişim projeleri kapsamında değerlendirilmeye başlandı. Doğal hayattan ne ölçüde koptuğumuzun göstergesidir bu. Doğal, sağlıklı ve besleyici ürün için projeler hazırlanmaya başlandı. Bu projeler risk durumlarına ve kârlılık fırsatlarına göre sıralandıktan sonra uygulamaya konuluyor. Ekilebilir alanlar azalıyor ve servet sahipleri gelişmekte olan ülkelerdeki bu arazileri kapatıyorlar. Yani mesele tamamen duygusal. Ancak bu duygusal girişimlerin dışsal maliyetleri de söz konusu ve maalesef bu maliyetleri maliyetlere neden olanlar üstlenmiyor. Kapitalizmin altın kuralı: Kâr maksimizasyonu. Kârı en çoklaştırmak için maliyetlerin minimum yapılması gerekir. Üretimin çevreye verdiği zararlar da çoğunlukla üreticiler tarafından üstlenilmez. Son yıllarda bunun için üretim çevre ülkelere kaydırılmış durumda. Çevre ülkelerde hem işçilik maliyeti çok düşük hem de bu ülkelerde çevreyi korumaya yönelik yasal düzenlemeler yok denecek kadar az. Daha da önemlisi bu ülkelerin yatırıma ihtiyaçları var. Yabancı sermaye nasıl gelirse gelsin mantığı geçerli. Peki, tüm bunlar ne pahasına oluyor?

İnsanın doğaya karşı hunharca saldırısı kendi varlığını tehlikeye atacak boyuta ulaştı. Bu boyut insan-doğa ilişkisinde önemli sorunların olduğunu kanıtlamaktadır. İnsan, doğa ile olan ilişkisini düzeltmeye çalışmazsa kaybeden her durumda (doğayı alt ettiğini düşündüğünde bile) kendisi olacaktır. Hubert Reeves’in çok sevdiğim bir sözü vardır: “Doğayla savaş halindeyiz, kazanırsak kaybedeceğiz.” İnsan doğanın üstünde bir varlık değildir ve insanın doğayı kontrol etme, doğaya hâkimiyet sağlama gibi bir görevi yoktur.

Bu noktada Vandana Shiva’nın iklim krizi döneminde çevresel adalete dikkatleri çektiği Petrol Değil Toprak[1] isimli kitabından bahsetmek istiyorum. Kitabına üçlü krizden bahsederek başlıyor Shiva. Ona göre fosil yakıt çağının başlamasıyla yaşam biçimlerimiz değişecek. Haksız da sayılmaz. Değişti bile. Böylece Shiva’nın üçlü krizinden ilkini, yani iklim krizini küresel ısınma şeklinde düşünmek mümkündür. İkinci kriz ise enerji krizi ki, bu da kendisini petrol krizi olarak hissettirecek. Petrol fiyatlarının artması ile petrol devrinin sona ereceğini belirtiyor yazar. Bu nedenle toplumu, teknolojiyi ve ekonomiyi petrolün ötesine geçecek şekilde yeniden kurmak gerektiğini düşünüyor. Shiva’nın petrol fiyatlarındaki artış sonucu enerji krizi öngörüsü 2008 yılında oldukça haklılık payı olan bir tespitti. Şu an petrol fiyatları 2008’e göre yüksek değil. Ancak bu, petrol krizinin olmayacağı anlamına gelmiyor kuşkusuz. Dünya toplumlarının giderek daha sıkı sıkıya petrole bağımlı hale gelmesi endişe verici boyuta gidiyor. Ve son olarak bir de gıda krizinden bahsediyor Shiva. Aslında gıda krizini, tarımın dünya çapında endüstriyelleşmesinin ve köylü-çiftçi ailelerin topraktan koparılmasının sonucu olarak görüyor. Üstelik bu kesim topraklarından koparıldığı gibi (geçim imkânları sınırlandırıldığı için) zanaatkârlar ile birlikte iklim krizinden en fazla etkilenen kesimlerdir. Yani krizden en az sorumlu ama en fazla etkilenen kesimler. Tüm bu tespitlerden sonra Shiva, sisteme yönelik bir sorgulama yapar: “Şu anda hâkim olan kalkınma ve küreselleşme modeli, yoksulları temel gıda, toprak ve geçim kaynağı haklarından yoksun bıraktığı için, ihlal edici ve saldırgan bir modeldir.” (s. 11)

Son yıllarda fosil yakıta dayalı işletmelerin çevreye verdikleri zarara karşı güçlü tepkiler gelmeye başladı. Artık bu firmalar bu tepkilere rasyonel cevaplar ve çözümler üretmek durumunda kaldılar. Tabii bunu yine kendi çıkarlarını tehlikeye atmadan ve hatta daha fazla kâr elde etmek için yapmaktadırlar. Söz konusu firmaların bu tepkilere karşı ürettiği çözümlerden birisi biyoyakıt üretiminin yaygınlaştırılmasıdır. Fosil yakıt yerine biyoyakıtın ikame edilmesinin nedeni biyoyakıtların yakılması sonucu açığa çıkan karbondioksitin fosil yakıtlardaki kadar atmosfere zarar vermemesidir. Buraya kadar her şey mükemmel görünüyor. Peki ama fosil yakıt yoluyla karşılanan çok büyük miktardaki mevcut enerji ihtiyacı biyoyakıt ile karşılanabilir mi? Biyoyakıt elde edilmesi için gittikçe daha fazla toprağın ve tarımsal ürünün biyoyakıt amaçlı kullanımı gıda fiyatlarında artışa neden oluyor. Üstelik gelirlerinin büyük kısmını tarımsal ürünlere ayıran gelişmekte olan ülke insanlarının gıda kriziyle ve açlık-yoksullukla karşı karşıya kalmasına yol açıyor. The Guardian gazetesinde yer alan ve “Gizli Rapor” olarak duyurulan habere göre biyoyakıt dünya gıda fiyatlarını % 75 artırmış durumda.[2] Bu durumda kazanan yine küresel şirketler olmaktadır. Kaybeden ise toprağı ve ürünleri ele geçirilen köylüler ve çiftçiler olmaktadır. Gıda krizi ile baş etmek için endüstri tarafından önerilen çözümün kendisi gıda krizine ve açlığa neden olmaktadır. Bu konuda Shiva şunları söyler: “Biyoyakıt üretiminin artırılması, fosil yakıt altyapısının doymak bilmez iştahının gerektirdiği sınırsız tüketimin hammaddesini sağlayabilmek uğruna insanların toprağına ve gıdasına el konulması yoluyla olacağından, bu çözüm gıda krizini artıracaktır.”

Kaan Yiğenoğlu – akilvefikir.org

——–

1- Vandana Shiva, Petrol Değil Toprak, İstanbul: Sinek Sekiz Yayınevi, 2. Baskı, 2014

2http://www.theguardian.com/environment/2008/jul/03/biofuels.renewableenergy?gusrc=rss&feed=environment

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s