Din / Mevlüt Hönül / Yazarlar

Dalâlet Ehlinin İşleri

mevlüt-hönül-köşe-2Aşırı, uç yaklaşımlar Müslümanlara zarar verdi. Bir kesim hurafeleri din olarak gösterirken, diğer bir kesim de “hurafelerle mücadele” adı altında dinin olmazsa olmazlarını ortadan kaldırmaya yeltendi. Vasat çizgide hareket edip itidal üzere olması gerekenler İslamofobik kesimlerin sempatisini kazanabilmek için dinin içini boşalttılar.

“Mükemmel fakih, halkı Allah’ın rahmetinden ümitsiz etmeyen, onları Allah’ın şefkatinden ümitsizliğe düşürmeyen ve Allah’ın düzeninden (cezasından) onları güvende kılmayan kimsedir.” -İmam Ali-

Kur’an, dallîn (sapıtanlar) fırkasıyla dostluğu yasaklamakta, buna yeltenenleri de azap ile uyarmaktadır. Nitekim Allah Resulü, Kur’an’ın “Mü’min, müşrik, münafık” tasnifi doğrultusunda dinlerini bölük pörçük yapanlarla dostluğu yasaklamakta idi. Mü’minler Ehl-i İslam, müşrik ve münafıklar ise Ehl-i Dalalet olarak tanımlanmışlardır. Dalalet, Kur’an’ın sıkça gündeme getirdiği bir kavramdır: “…her kim yoldan şaşarsa (dâlla) kendi zararına şaşar…” (İsrâ: 15); “Doğrusu O’nun yolundan kimin şaştığını (yadillu) ve kimlerin doğru yolda olduğunu en iyi Rabbin bilir” (En’âm: 117); “Onlar, hidayetten mahrumiyet pahasına dalâleti ve aftan mahrumiyet pahasına da cezayı satın alanlardır” (Bakara: 175); “Hayır! Ahirette iman etmeyenler azab ve derin bir dalâl içerisindedirler” (Sebe: 8); Kâfirler, mü’minleri dalalette içinde olmakla suçlarlar: “Ne zaman kendilerine bir uyarıcı gelse, kâfirler ona yalancı demekte ve şunu söylemektedirler: Allah bir şeyi indirmemiştir, siz büyük dalâl içindesiniz.” (Mülk: 9)

Müslümanların ziyana uğramasına sebep olan aşırıların işlerini Allah boşa çıkartacaktır. Bilerek ya da bilmeyerek insanların doğru yoldan sapmalarına sebebiyet verenler, her ne sıfat taşırlarsa taşısınlar “dallîn” kategorisine dâhil olurlar. Aykırı olmak adına insanların imanları ve ibadetleri ile alay edercesine ilahî kelâma muhalif yaklaşımlar sergileyen, üstelik bunu çevrelerine topladıkları ne idüğü belirsiz kimselerle birlikte yapanlar kendi dalaletlerine kör başkalarınınkine ise şahin.

Müslümanlara yıllarca kan kusturmuş olanlarla omuz omuza vermek İslam’a ve Kur’an’a en büyük ihanet kuşkusuz. Bugün İslam’ı siyasî muhalefet aracı olarak kullanmaya çalışanların ellerine geçecek ilk fırsatta Müslümanlara neler yapabilecekleri az çok tarih bilen herkesin malumu.

Hz. Peygamber’in ‘Canlı Kur’an’ olarak fiilî örnekliğini ortaya koyduğu, nasıl ifa edileceklerini gösterdiği namaz, oruç, hac ve kurban ibadetini “nüsuk” kavramı çerçevesinde ele alarak basitleştirmek, bayağı göstermek, İslamofobik kesimlere hizmettir. Nefsin uyuşukluğundan arınan, İslam’ı yaşamaya çalışan ve ibadetleri yerine getirmeye gayret eden insanlara basit bir algı operasyonu ile ibadetsizliği cezasız göstermek dinin altını oymaktır.

Aşırı, uç yaklaşımlar Müslümanlara zarar verdi. Bir kesim hurafeleri din olarak gösterirken, diğer bir kesim de “hurafelerle mücadele” adı altında dinin olmazsa olmazlarını ortadan kaldırmaya yeltendi. Vasat çizgide hareket edip itidal üzere olması gerekenler İslamofobik kesimlerin sempatisini kazanabilmek için dinin içini boşalttılar.

TV kanallarında bol ağlamalı, uyuşturucu, hüzün verici, nostaljik anlatımlar ile hiçbir sabitesi olmayan “devrimci ve yenilikçi” anlatımların aslında birbirlerinden farkı yok. Netice itibariyle kendi anlayışlarını “din” diye dayatanlar şan, şöhret, makam ve para uğruna insanların dalalete düşmesine sebebiyet veriyorlar. Diyanet denen dinden bihaber kurum ise, Allah adına değil de otorite adına varlığını sürdürmekte olduğu için olan bitene sessiz kalmaktadır. Bunu fırsat bilenler de, insanların dinden, Kur’an’dan, imandan uzaklaşmaları için her türlü spekülasyonu yapıyorlar.

“Cemaat” adı altındaki şebekeler zekât ve infak toplama yarışına hızla devam ederken, Kur’an’ın belirlediği sekiz sınıfa verilmesi gerekenleri -en iyimser yaklaşımla- sadece kendi mensuplarına aktarıyorlar. Yurdum Müslümanı ise zekât verilecek kişileri tespit etmek, arayıp bulmak yerine bu “zahmetten” kurtulmak için zekât ve infaklarını “ilgili” yerlere “teslim” ediyor.

İnsanların dalaletine neden olanlar, ellerinde bulundurdukları malî ve insanî kaynaklar sayesinde “iman,”, “ibadet”, “sıdk” ve “adalet” kavramlarını kendi menfaatleri uğruna çarpıtmaktadırlar. Şüphesiz bu, çıkara dayalı bir “din inşa etme” ameliyesidir. Böylece hak-hukuk devre dışı bırakılmakta ve din, sömürü aracı haline getirilmekte, en ileri pazarlama taktikleri ve psikolojik teknikler kullanılmakta, algı operasyonları yapılmakta ve kara propaganda yoluna başvurulmaktadır. Bu yolla insanların dinî duyguları istismar edilmekte ve birtakım sosyal ve siyasî merkezlere kanalize edilmektedir.

Medya, bir yandan hurafecileri, diğer yandan modernistleri -ki onlar da modern hurafecilerdir-  sürekli gündemde tutmakta, böylece halkın gözünü boyamakta ve bilinçsizlik duvarlarını yükselterek hidayetin önüne set çekmektedir. Kişiliklerini satışa çıkarmış bir grup asalak, ya devlet-iktidar indinde değer görmekte ya da kirli muhalefet indinde itibar kazanmaktadır. Bunlar yüksek gelirli bir hayat sürerken halkın büyük bir bölümü köleleşmeye devam etmektedir. Dolayısıyla propagandasını yaptıkları “dinin” kendilerinden başka hiç kimseye hayrı dokunmamaktadır.

Buna karşın yolunu yönünü şaşırmamış, birtakım beklentilerle işi mecrasından saptırmayan, ıslah çizgisini takip eden (muslihûn) temiz davetçiler zorluk ve sıkıntı içerisinde mücadele vermeye devam ediyorlar, ne seslerini duyan var, ne de hallerini hatırını soran. Hayat bu dünyadan ibaret olmadığı için, neticede sorun yok; herkes yaptıklarının karşılığını eksiksiz olarak görecek. Dalalet ehlinin işleri bâtıldır, hak geldi mi bâtıl zail olur; zaten bâtıl zail olmaya mahkûmdur!

Bayramınız mübarek olsun…

Mevlüt Hönül – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s