Din / İktibaslar / İsmail Hakkı İzmirli

İslam: Akıl ve Fikir Dini

akıl-ve-fikir1Din-i İslam bir akıl, fikir, burhan, delil ve nazar dini olduğu için aklî düşünce en mühim bir esastır. İslam’ın temeli olan Tevhid’de aklî nazar umdedir. İslam bütün hükümlerinde akla hitap eder. Müslümanlıkta akıl ile nakil daima muvafıktır.

İslam dini akla hitab eder. Basirete nur verir, Kalbin üzerindeki yoğun perdeleri kaldırır, kalbi fasid akideler zincirinden, batıl hurafeler kösteğinden kurtarır. İslam yaratıcıyı tanıttı, Tevhid’in delillerini ortaya koydu. Bu sayede aklı selim sahipleri Allah’ın sıfatlarından vacib, caiz ve müstahil olanlarını bildi. Din-i Muhammedî Allah ile kulu arasına giren perdeleri, kâhinleri, din adamlarını ve aracıları ortadan kaldırır.

Din-i İslam davet ettiği şeyi delille ispat eder. İslam, halkın büyüğünü, küçüğünü, avamını ve havassını şuna davet eder: Siz akıl ve fikrin irşad ettiği hususlarda düşünmek ve anlamak için Allah’ın akıl ve fikirle şereflendirdiği insanlarsınız. Maddî âlemi anlayın fakat Adil Şeriat’ın ve kâmil faziletin hududunda durun. Yaratanınızı akıl ve fikirle bulun. İşte İslam akla bu kadar itina etmiştir.

İslam dini talim, terbiye, tefekkür ve ictihadla aklı koruduğu gibi, akla zarar veren veya aklı izale eden şeylerden de düşünceyi korur. İlk nazil olan ayetin “Oku” diye başlaması İslam’ın akla, ilme, marifete ve düşünceye verdiği önemi gösterir. Aynı hitapta kaleme işaret edilmesi bunun diğer bir delilidir. Din-i İslam bir akıl, fikir, burhan, delil ve nazar dini olduğu için aklî düşünce en mühim bir esastır. İslam’ın temeli olan Tevhid’de aklî nazar umdedir. İslam bütün hükümlerinde akla hitap eder. Müslümanlıkta akıl ile nakil daima muvafıktır.

İslam dini birçok ayetlerle insanları tefekküre, tezekküre, itibare, tedebbüre, teakkule ve tefehhüme davet eder. Nazar ve tefekküre ait ayetlerin sayısı 500’den fazladır. İslam akıl nurunu söndürmez, basiret meşalesini köreltmez. Aksine düşünceyi kuvvetlendirir, fikri düzeltir, akla rehber olur, ulaşamadığı hakikate aklı aydınlatır, göremediği zarar ve tehlikelerden onu kurtarır, akıl için ilahî bir kandil olur, onu nurundan faydalandırır.

İslam, akıl ve fikri taklid zincirinden kurtararak hem his ve tecrübe ile hem de akıl ve muhakeme ile fikre revaç, kalbe inkişaf verir. Bilumum haklara ehil, vazifelerle mükellef olmanın şartı akıldır. Aklı eksik olanın ehliyeti ve salahiyeti de noksan olur. İslam, fikre meşru bir dairede istiklal bahşetmekle hakkı delil ile arar. İstiklal-i fikir ise eksik bir akılla olmaz. Fikir istiklaline sahip olanlar akıllarını doğru ile yanlışı, faydalı ile zararlıyı tanımak ve ayırt etmek hususunda kullanırlar. Fikren müstakil olan insan, hakkı tam ve kâmil manada bir serbesti içinde arar.

İslamî hükümlerde ilme aykırı hiçbir esas, aklın esarete düşmesine sebep olacak hiçbir engel yoktur. Körü körüne taklidi iptal, burhan ve delil arama, sağlam bir temele dayanmayan söylentileri red, İslam dininin bir imtiyazıdır. İslam, aklı ve fikri donukluktan ve taşlaşmaktan kurtarmış, başkalarının sultasına teslim etmemiştir.

İsmail Hakkı İzmirli, Anglikan Kilisesine Cevap, Aklın Değeri,  s. 60, 184

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s