Emeği Geçen Yazarlar / Kadir Bal / Yaşam

Elinde Cenaze Fenerleriyle Hayatı Arayan Halk

köşe17-kadirbalBugün bir kere olsun Diyarbekir’li olun, derim. Sonra sevdiklerinize sarılın, derim… İki üç kelimelik Kürtçe teselli öğrenin. Geçecek, deyin. Her şey güzel olmasa da biz güzel kalacağız, deyin…

Diyarbekir’de mitingin gerçekleştiği saatler İstanbul Bayrampaşa civarında bir berbere girmiştim.

Berber beni koltuğa aldığında TV’de Esra Erol’un izdivaç programı vardı. Zevkle izliyordu berber, kalfası ve dükkâna girip çıkan kimileri de.

Derken son dakika haberi ile gözüm ekrana kaydı. Patlama, yaralılar…

“Kim yaptı ise Allah belasını versin” dedim bağırarak birden; oysa nasıl da sessizdim. Berber bana baktı, kalfası ile… Ve “Kesin PKK yapmıştır, oya ihtiyaçları var, kendi halklarını bombalıyor” dedi. Canı yanmadı, donmadı, şaşırmadı. Dünden hazırdı berber. Fail belliydi. Asker polis öldüremeyen, şimdi de halkını öldüren örgüt…

“Çıkmak istiyorum” dedim. Yarıda bıraktım tıraşı.

Dışarıdan MHP’nin seçim propagandası yapan araçları geçiyordu, onlara da el sallandı. Selamları alındı.

Köşeyi dönerken aklıma Ç. geldi. Ardından K. ve İ. R geldi, K geldi.

Sevdiğim onca yüz, gülüşleri ile Diyarbekir’den sevdiklerim geldi.

Miting alanında olabilecekler aklıma gelince yüreğim çırpınmaya başladı.

“Çiya” dedim usulca.

Ç. eksilse ki, İstanbul eksilir yüzümde. Öyle güzel güler ki, gülüşüne bir gamze oturur. Bir tarafım kıvrandı. Nefes alamadım o an.

Öyle mahcup, öyle serhad, öyle serhildan yüreklim… Eksilse ki, omuzlarımı kesip güvercinlere atsam yeridir.

İ. vakarı ile dünyamın Amed kapısı. Sakallarında hep bir sur içi… Eksilse ki, ben sussam, bir daha da konuşmasam… O denli…

Daha sayamadığım onca Amed insanı. Diyarbekir’den sessiz sedasız sevdiğim onca güzel insan… Coğrafya kaderdir, derler. O kaderin içinde tanıdıklarım, merak ettiklerim özlediklerim ve artık kaderlerinde ölüm olmasın, ne olur, dediklerim…

Orada bunlar olurken burada “O öyle demiş, bu böyle demiş, oynamıyorum ben”lerle telaşlı birileri.

İncir çekirdeğini doldurmaz alınganlıklar ile oyalanan kimi yakınlarımdakiler… Nasıl sıkıldı isem…

Dilime Syria’yı seslendiren çocuğun sesi sarılıyor. Hep K.’nın sesindeki masumiyeti duyumsarım o şiirde:

Fısıldıyorum kendime:

“Sensiz olmax neyse ne,

amaçsız olmax koyiyê sirya;

sen dağlara gittin,

ben sokaklara döndüm,

hangimiz haklı bilmiyem.”

Yaralılar taşınıyor.

İnsanlar nasıl da mutluymuş oysa… Tüpün içine bilye yerleştirip patlatmak da nedir? Kimdedir bunca acının hesabı, Kitab’ı, Allah’ı?

Sonra Üsküdar oldum. Yağmur başladı. Yerde yatan yaralıya sarılanların fotoğraflarına bakarken dinledim kaç kez, Ahmet Kaya’nın sesinde sarılıyorum tüm yaralılara:

“Başını omzuma yasla

göğsümde taşıyayım seni

gövdem gövdene can olsun

söyle bana ey

ölümün açıklayıcı pervanesi

hangi yavru tek başına yiğittir

hangi yangın bir başına söndürülür

ah herkes susuyor

hiç kimse bilmiyor içimin yangınını

ah herkes mi susuyor

kalbimi kalbine bağladım dostum

ah herkes mi susuyor

kalbi kalbimize benzeyen dostlar

bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya

hayatın ateş renkli kelebekleri

bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için

ah herkes mi susuyor

bağırsam içimdeki dehşeti

hırsım deler mi toprağı

beni

acısıyla onduran

dostumu

aşkla vurduran hayat

sana

yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım

dünyanın yeni baharına

çatlarken kadim güneş

bağrım delinirken fidanların kanıyla

anamın doğurgan karnıdır diye

sevgilimin sütlenecek göğsüdür diye

dostumun üretken gülüdür diye

sana bağlandım

sana sarıldım

beni umutsuz koma

tarihle avutma beni

çünkü aşkla sınanmışım sana

sana yangınla, suyla, ateşle

ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım

ey yaşarken kanayan acı

şimşekli gök, tufan, kan fırtınası

uçurum kıyısında hızla büyüyen ot

yapraksız bir ölümün anısı için

körpecik kuzuların derisi için

beni tarihle avutma

umutsuz koma beni

akıtsam deliren sevdamı

köpürür mü hayatı besleyen su

ey benim

yedi başlı kartalım

her başını

bir dağ başlangıcında koyanım

senin

böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir

bizim aşkımızı solduranların korkusu

çünkü elbette bir su

kendi akacağı toprağın sertliğini bilir

ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak

artık ırmak mı ne denir

işte devrim

ona benzer bir akışın hızına denir

yarın ne olur bilirim ben

bahar gelir, otlar büyür

ölüm de yapraklanır

bir dağ bulur, uzun uzun bakarım

bir çam ağacı gölgesi

güzel kokular veren

bir damla güneş görünce

sana da gülümseyeceğim yarın

şimdi senin uzanıp yattığın otlarda

yarın yeni bir yeşillik büyüyecek”

Büyüyecek, evet. Yeşiller, kırmızılar, sarılar, maviler, beyazlar… Kötülüğe inat, BARIŞ büyüyecek. Sevdiklerimizi vuran her ölümün karşısında öldürülenlerin sevgisi ile büyüyecek. Mezarlar konuşacak bir gün. Şehrin dışına gömdüklerimiz aramıza gelip gözyaşlarımızı silecekler. Çıkacağız bu lanetli labirentten. Akıl verenler, nasihat verenler, akıllarını ve nasihatlerini alıp gelecekler. Susacaklar. En büyük nasihat gülümsemektir. En büyük akıl sevgidir.

Bugün bir kere olsun Diyarbekir’li olun, derim. Sonra sevdiklerinize sarılın, derim… İki üç kelimelik Kürtçe teselli öğrenin. Geçecek, deyin. Her şey güzel olmasa da biz güzel kalacağız, deyin… Bu hayat Diyarbekir’de bu kadar incitilir mi? Şırnak’ta bu kadar kaybedilir mi? İstanbul’da bu kadar yorulur mu? Yok olmanın Kabe’sinde bu kadar tavaf edilir mi?

(Ç.’yi tanıdığımda hep dağlara bakıyordu. Az konuşuyor ve dağlara bakıyordu. Bir şeye gülse sonra yine dağlara… Olmuyor, diyordu hep. Ümitsizdi, öfkeliydi ama eli, kalbi, hep yaşamı ve insanı savunmakla meşguldü. İnsanlık güzellikleri hak ediyor, diyor ve didiniyordu. Bir mum nasıl aydınlığını vere vere erirse, o da öyle… K.’de öyle, İ’de.)

İlk defa ölmüyor insanlar ama neden son olmasın artık?!

Bir halk düşünün ki, elinde cenaze fenerleri ile hayatı arıyor.

-Namazgâh – 04: 02-

Kadir Bal – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s