Açık Görüş / Güncel Siyaset / Lütfullah Durmuş / Siyaset / Yorum-Analiz

HDP: Çelişkinin de Ötesinde

hdp-2“Türkiye partisi” olma gayretindeki bu politik anlayış, bazı bölgelerde karşı saldırı ve benzeri durumlarla karşı karşıya kaldığında bunun üzerinden mazlum-mağdur bir kimliğe bürünürken, baskın olduğu bölgelerde kendisine yönelik itirazları aynı tarzda saldırılarla bertaraf etmeye çalışıyor ve tam olarak baskıcı bir tutum sergiliyor.

Bölgede yaşayan biri olarak, “Türkiye partisi” olmak isteyen ve seçim sürecinde bağlı olduğu örgütsel yapının politik ağzı olmaktan itina ile kaçınmaya çalışan HDP’nin Doğu-Güneydoğu’daki çalışmalarını ve ortaya çıkan çelişkileri aktarmaya çalışacağım.

Sürekli olarak zulme uğradığından, mazlumların yanında yer aldığından söz eden, “hak, adalet, özgürlük” eksenli söylemler geliştirmeye çalışan HDP’nin baskın olduğu bölgelerde hemen hiç kimse mevcut çelişkileri dile getirmeye cesaret edememektedir. Çünkü HDP’nin eleştiriye tahammülü yok. Bölgede örgüt vasıtasıyla insanları istediği gibi sindirebiliyor.

“Türkiye partisi” olma gayretindeki bu politik anlayış, bazı bölgelerde karşı saldırı ve benzeri durumlarla karşı karşıya kaldığında bunun üzerinden mazlum-mağdur bir kimliğe bürünürken, baskın olduğu bölgelerde kendisine yönelik itirazları aynı tarzda saldırılarla bertaraf etmeye çalışıyor ve tam olarak baskıcı bir tutum sergiliyor.

HDP, örgüt vasıtasıyla Doğu ve Güneydoğu’daki birçok il ve ilçede kendi dışındaki partilerin seçim çalışmalarına alenen engel oluyor. Örneğin ilçelerin birçoğunda diğer partilerin bırakın seçim çalışması yapmalarını büro açmalarına dahi izin verilmiyor. Her fikre saygı duyduklarını, insanların düşüncelerine müdahale etmediklerini beyan eden bu politik yaklaşım, gerçekte mahallelerde oluşturduğu komisyonlar eliyle insanların düşüncelerine müdahalede bulunuyor, camilerde topladığı insanlara kendi düşüncelerini dayatıyor ve onları kimi zaman açıktan açığa kimi zaman üzeri örtülü bir biçimde tehdit ediyor.

HDP’nin aday profilleri arasında bir dönemin adeta bir bayram havasında tekbirler getirerek genelev açan eski CHP’li belediye başkanı da yer alıyor. Şu bir gerçek ki, CHP ve HDP temelde aynı zihniyete sahipler. Her ikisi de yıllarca İslam’a ve Müslümanlara hakaret etmeyi adet haline getirmişlerdi. Bugün HDP adayı olan, “Jın jiyan azadi” diyen lakin kadınları seks kölesi haline getirmekten de geri durmamış bir aday profili üzerinden değerlendirmede bulunursak, mevcut eylem-söylem uyuşmazlığı HDP’nin münafık karakterini ortaya koyuyor.

HDP, Batı’da milliyetçilik fikri ile hareket ederken Doğu ve Güneydoğu’da din istismarı yapıyor. İlginçtir ki, hâl-i hazırdaki tüm politik anlayışlar aynı şekilde hareket ediyorlar. Kürtler dinlerine sadık olan, gelenek ve göreneklerini de dinden alan bir halktır. Buna karşın HDP, bir yandan din istismarı yaparken öte yandan kadın-erkek ilişkilerinde Batılı anlayışı hâkim kılmaya çalışıyor. Dinî argümanlar kullanmaya çalışan HDP, diğer yandan Hz. Muhammed’in evliliklerini eleştirmekten de geri durmuyor.

HDP’nin dinî inanca sahip adayları arasında muharref İslam algısına sahip birçok molla da bulunuyor. Ne yazık ki, bunlar, ırkçılığın her türlüsünü yasaklayan İslam dinini kendi ideolojileri ile bütünleştirme çabası içinde olan kimseler. Daha da kötüsü, sözünü ettiğimiz mollaların klasik medrese eğitimi almış olmalarıdır ki, klasik medrese eğitimi ırkçılığa imkân tanımamaktadır. Kavmiyetleri ile öğünen bir kısım Türkler ve Kürtler, işi Osmanlı ve Eyyubî istismarına kadar götürmekte, dolayısıyla birbirilerini tekrar etmektedirler.

Bölgede konumlanan silahlı güçler, meydana gelen anlaşmazlıkları çözmede müracaat edilen bir makam haline dönüştü. İnsanlar çaresizlikleri ve devletin vurdumduymazlığı nedeniyle kendi aralarındaki anlaşmazlıkları silahlı güçler vasıtasıyla halletmeye çalışıyorlar. Bununla birlikte örgütün, devletin yapamadığını yaptığını, tefecilere, uyuşturucu satıcılarına ve fuhuş şebekelerine göz açtırmadığını özellikle belirtmek durumundayız. Ancak her şey göründüğü gibi değil, anlaşmazlıkların çözümü amacıyla yapılan başvurulardan sonuç almak için bir parça kodaman olmak gerekiyor, herhangi bir anlaşmazlığın çözümünde sürat ve sıhhat bakımından gariban bir insanın başvurusuyla bir kodamanın başvurusu arasında önemli farklılıklar meydana geliyor. Öncelik kodamanlara verilmekte, garibanların işi ise önemsenmemektedir.

Hemen her fırsatta “düşünce özgürlüğünden” dem vuran bu politik yaklaşım, diğer partileri destekleyen insanları “hain” olarak görüyor ve onların toplumdan dışlanmalarını sağlıyor. Bölgede “Oy namustur” denilerek diğer partilere oy verecek olan insanlar “namussuz” ilan edilmektedir.

HDP bir yandan seçim propagandası amacıyla İslam’dan söz ediyor, öte yandan İslam’a karşı Zerdüştlük propagandası yapıyor, İslam üzerinde şüphe ve ikilem oluşturmaya çalışıyor. Bunun yanı sıra HDP, gördüğü her sakallıyı IŞİD’le bağdaştırıyor. Bölgedeki Müslüman gençliği kendi bünyesinde toplama gayreti “mazlum-mağdur” edebiyatı sayesinde kısmen de olsa rağbet görüyor. HDP bünyesine katılan gençler, daha önce Marksizm’le mücadele ederlerken bugün Marksist rüzgâra kapılmış durumdalar.

Irk, din, dil, cinsiyet ayrımı yapmadığını göstermek amacıyla LGBT’li adaylar gösteren parti, Batı’da LGBT içinde çoğunluğun Kürtlerden oluştuğunu bilmekte ve onları oy toplamak için kullanmaktadır. Sormak lazım: Bu insanları oy deposu olarak görmek yerine niçin onları bu bataklıktan çekip çıkarmak için hiçbir şey yapmadınız? Sokak çocukları için hangi faaliyeti yürüttünüz? Aksine çocukların eline molotof tutuşturup, onları cam çerçeve kırma işlerinde kullandınız. Ayrıca bölge insanı kıt kanaat geçinirken lüks araçları miting alanına uzak bir yerde park edip kendini halktan göstermek ne kadar ahlakî?

İlginçtir ki, Gezi’nin ülkeyi kaosa sürükleyen bir süreç olduğu gerekçesiyle geri çekilen HDP’yi, bugün Gezi’de başrol oynayan “efendiler” desteklemektedir. Gezi’yi öven söylemlere dönüş, HDP’nin diğerleri gibi kendi açısından “maslahat” icabı hareket ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İnsanlar arasında tefrika yaratmaktan başka bir işe yaramayan bu politik anlayış bölgede en garibanından en kodamanına kadar hemen herkese sirayet etmiş durumdadır. HDP’yi savunan kesim, diğerlerini düşman olarak görüyor.

Özetle HDP söylemleriyle eylemleri arasında dağlar kadar fark olan son derece çelişkili bir partidir. HDP’ye barajı geçmesi için verilen iç ve dış destek ise onun başka amaçlarla kullanıldığını göstermektedir. Doğan medyası ve HDP; bu ittifakın ülkenin hayrına olduğunu düşünenlere kargalar bile güler!

Lütfullah Durmuş – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s