Atilla Fikri Ergun / Din / Siyaset / Yazarlar / Yorum-Analiz

Müjde: Şeriat Korkusu Kalmadı!

köşe0-atillafikriergun“AK Parti döneminde ‘Şeriat’ korkusu tamamen bitmiştir”, böyle söylüyor Bülent Arınç. Nasıl bitmiştir, insanlar Şeriat’ın hak olduğuna, gerekliliğine, doğruluğuna mı kani olmuştur, yoksa AK Parti’nin Şeriat’la herhangi bir alakasının olmadığına mı?!

“AK Parti döneminde ‘Şeriat’ korkusu tamamen bitmiştir”, böyle söylüyor Bülent Arınç. Nasıl bitmiştir, insanlar bir bütün halinde Şeriat’ın hak olduğuna, gerekliliğine, doğruluğuna mı kani olmuştur, yoksa AK Parti’nin Şeriat’la herhangi bir alakasının olmadığına mı?! Bunu Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Bizi İslamî bir parti zannediyorlar” şeklindeki açıklamasıyla birlikte okumak gerek.

Türkiye’de an itibariyle İslam’a/Şeriat’a dayalı içtimaî, siyasî, iktisadî, adlî bir yapılanma, bir idare imkânı kalmadı. Yaklaşık üç yüz yıldan bu yana yüzünü Batı’ya çevirmiş, modernleşme uğraşındaki devlet “aklı” kahir ekseriyetini Müslümanların oluşturduğu Türkiye’de bunu AK Parti eliyle perçinledi. Resmî olarak 1839’da Tanzimat’la birlikte başlayan pespayelik, Müslüman halkın desteğiyle iktidara gelen AK Parti eliyle nihaî hedefine ulaştı.

Türkiye’de insanlar İslam’a bağlı görünmekle birlikte İslam’la/Şeriat’la idare edilmek istemiyorlar; daha çok kazanmak, daha çok harcamak, daha fazla AVM, daha fazla katlı otopark, daha fazla “çılgın proje” görmek istiyorlar.

Propaganda edildiğinin aksine ortada Kur’an ve Sünnet’le mücehhez Müslüman bir gençlik de yok; bir kısmı lüks mekânları ve sosyal medyayı “kutsal sığınak” haline getirmiş olan pespaye, bir kısmı da İslamcı ağabeylerinin propagandasına kanarak iktidara eklemlenmiş olan aldatılmış bir gençlik var.

Kur’an ve Hz. Peygamber Müslüman halkımız için tarihsel bir hatıradan ibaret. Kutlu doğum haftası, üç aylar, kandil geceleri, bayramlar, mezarlık ziyaretleri, Kitab’a ve Hz. Peygamber’e ayrılan yer maalesef bu kadar.

İnsanlar aldatılmaktan ve kendi kendilerini aldatıyor olmaktan mutlular, entelektüel kılığındaki bazı maaşlı meczuplar kendilerine sunulan sınırsız propaganda imkânını kullanarak Müslüman halkı “İslam’ın iktidara geldiğine” inandırdı. Yalanlar üzerine kurulu olan bu yaklaşım, verili olanı kabul eden, -İslam’a bağlı görünmekle birlikte- Şeriat’la yönetilmek gibi bir derdi olmayan Müslüman halkın kahir ekseriyeti tarafından gayet kullanışlı bir kendini kandırma aracı olarak görüldü ve kabul edildi.

An itibariyle modern hukuka tâbi olmakta beis görmeyen, Müslümanlığı da elden bırakmayan, “kırma” anlayışa sahip insanlardan müteşekkil bir toplumuz. İslamî semboller kamuda görünür olsun, namazımızı kılalım, Kur’anımızı okuyalım, kimse bize dokunmasın, karnımız da doyduktan sonra siyasette, ticarette, çarşıda, pazarda, adliyede, mahkemede yürürlükte olan Şer’i ya da değil önemi yok; halkımızın İslam’dan anladığı genel olarak bu maalesef.

Sisteme entegre olmayı reddeden radikalizm sevdalısı kuru “tevhidîlik”, başta sisteme entegre olmayı reddediyormuş gibi görünen daha sonra iktidara değil de sistemin diğer kanadına eklemlenen “anti-kapitalist dindarlık” ve bilumum muhalif İslamcı unsurlar ne yaptı peki, kendine özgü fikir ve siyaset mi geliştirdi?! Biri kendini hayattan tecrit ederken, diğeri de halka sövüp yeni din icat etmeye kalkıştı.

“İslam iktidarda” propagandası yapan entelektüel kılıklı maaşlı meczuplara mukabil entelektüel kılığına girmiş maaşlı “muhalif” meczuplar da var, onlar da “muhalif” olmanın maddî-manevî rantını devşirmekle meşguller. Ofisini, yayınevini, kültür merkezini dayayıp döşesinler, kitaplarını yayınlaman için sana para versinler, üzerine bir de ekran tahsis etsinler, sen de “Ben muhalifim, entelektüel muhalif olur” vs. diye çık konuş, halka küfret, her türlü provokasyonda yer al, kirli muhalefetin meczup “entelektüeli” ol! Böylece parayı verenlerin her hal ve şartta düdüğü çaldığı gerçeğini bir kez daha müşahede etmiş olduk, ister iktidar yanlısı ister “muhalif” olsun bu böyle.

“İslam iktidarda” propagandası yapan meczuplarla “Sosyal(ist) İslam”, “Demokratik İslam” vs. icat eden eklektik “aklın” birbirinden farkı yok, biri sistemin sağı, öbürü de sistemin solu. İktidar rükûdan gayri dünyada eğilmeyen başları bir avuç dolar karşısında eğdirdi, muhalefet de aynı yöntemle kendine “sadık”, müzmin muhalif bir intelijansiya meydana getirdi, o da eski tüfek Solcusunu, İslamcısını vs. aynı çatı altında bir araya topladı. Dolayısıyla ortada adalet, hak-hukuk, “özgürlük” mücadelesi yok, karşılıklı güç ve çıkar mücadelesi var.

Parayla satın alınabilen bir şey değil Allah’a kul olmak, kulluk ticarî bir meta olmadığı için para karşılığı satılamaz da. Kulluğunu paraya-pula, makama-mevkiye değişenlere bakıp Allah’a kul olmanın alınıp satılabileceği zannına kapılmamalı, zira onlar öncesinde de Allah’ın kulları değillerdi, para-pul, makam-mevki bir fitne olarak geldi, cevheri cüruftan ayırıp herkesin aslını ortaya çıkardı, olan bitenin özeti bu.

Allah’ın -ki hiç kimseye gücünün üzerinde yük yüklemez, herkes kendi gücü ve imkânları nispetinde sorumludur- tarihin bu döneminde bizim için takdir ettiği görev, bağımsız kalıp en azından fikrî planda çemberi kırma teşebbüsünde bulunmamızdan ibaret. Bunun ötesinde halkımızı herhangi bir şeye zorlayamayız, insanlar mevcut sistemden memnunlarsa ve böyle yaşamaya devam etmek istiyorlarsa, dünya onların biricik tercihi ise yapabileceğimiz bir şey yok.

İrfanî metinlerimizde dile getirildiği gibi mesele zengin ya da muktedir olmakta değil, mesele hiçlik makamında olup Hakikat’e sadık kalmakta. Toprağın altı, âlemin sonu var, söyleyecek fazla bir şey yok öğüt almak isteyene.

Atilla Fikri Ergun – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s