Burak Bir / Felsefe-Düşünce / Siyaset / Yorum-Analiz / İktibaslar

Toplum ve Siyasetin Konjonktürle İmtihanı

toplum-ve-siyaset1Maide 8. Ayette belirtilen ‘Bir topluma olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin’ meali, toplumla devlet arasında maddi kazanç-kayıp üzerine bina edilen yapıda devre dışı bırakılıyor. Toplumla yönetenler arasındaki bu görünmez bağ, ahlaki zeminde karşılık bulmadığı için yozlaşmaya mahkûm. İki tarafın yozlaşan bu bağın ucundan ‘daha fazla kazanım’ adına çekmesi sonucu, bu sistemin yok olması kaçınılmaz.

Siyaset, devlet işlerini düzenleme ve yürütme işleviyle ilgili farklı yöntemleri barındıran bir kurum olmanın yanında, parlamenter sistem içerisinde, farklı siyasi görüşe sahip partilerin destek toplamak amacıyla halka sundukları politika, program ya da vaatlerin sunuş şekli olarak da varlığını koruyor. Bu düzlemde; siyasi iktidar, muhalefet ve seçmenden yani halktan oluşan üçlü yapı belirleyici oluyor.

Siyasi iktidar ya da muhalefet, temsil ettikleri siyasal görüş çerçevesinde, propaganda yaparak hedef kitlesine ulaşıyor, kendi tabanını korumanın yanında, farklı görüşe sahip seçmeni de kazanmayı amaçlıyor. Demokrasilerde, siyaset kurumunu seçme görevi verilen halk da partileri, vaatlerini ve temsil ettiği görüşleri inceleyerek ve seçim tercihini yaparak pozisyonunu alıyor.

Ekonomik, sosyal, politik alanlarda istatistiklerden, olgulardan ve nesnel durumlardan yararlanarak olayların gelecekteki gelişimiyle ilgili tahmin etme manasını taşıyan konjonktür, pragmatik bir anlayışla yorumlandığında, sistemsel problemlere neden olmakla birlikte, ahlaki çerçevede de geri dönüşü olmayan buhranlara yol açabiliyor.

İktidar partisinin, seçmeninin ve toplumun yararına yönelik aldığı kararların, çıkardığı kanunların, belli bir zaman sonra, partinin kendi selameti yahut değişen konjonktür çerçevesinde, daha önce alınan kararların zıttı şekliyle topluma gitmesi, tepki almayabiliyor. Parti, kendine tehdit olarak nitelendirdiği, bir grubu, kesimi ya da olguyu, sahip olduğu kitle iletişim araçları sayesinde, halka benimsetecek, seçmenini yönlendirecek şekilde propaganda yaparak, aslında o tehdidin kendi seçmeni için de bir tehlike olduğu algısını kolay bir şekilde oluşturabiliyor.

Bu evrede, edinilmiş kazanımların kaybedilmesi korkusu, alternatif bir partinin bulunmadığı iddiası, ülkenin selameti düşüncesi, devlet bekası ve milli duyguların yanı sıra seçmenin kişisel çıkarları da iktidar partisinin hedef gösterdiği tehdit ve tehlikeler karşısında toplumun vereceği kararda büyük bir rol oynuyor.

Bu tür olayların sıkça tekrarı sonucu normalleşmeye başlaması, iktidar partisi seçmeninin öz denetim ve özeleştiri mekanizmalarını yitirmesine ve seçmenin konjonktürel pragmatizm çerçevesinde verdiği kararların belli bir süre sonra, endişe duyulan ‘kaybetme’ korkusu sonucu yaşanılan siyasal süreci statükocu bir konum üzerinden okumaya başlayarak pozisyon almasını kaçınılmaz kılıyor.

Bu noktaya evrilen siyasal sürecin, toplumda da karşılık bulmaya başlaması sonucu ‘adalet’ kavramından taviz verilmeye kadar varıyor. Böylelikle, desteklenen partinin düşmanı seçmenin düşmanı, söylemi de seçmenin söylemi haline geliyor. Parti liderlerinin ‘kazanım’ uğruna başvurduğu, adalet kavramını öteleyen hukuksuz yöntemler, topluma sirayet ederek, ahlak merkezi üzerinden okunması gereken siyaset toplum ilişkisini taraftarlık gibi ucuz bir düzeye indiriyor.

Maide suresinin 8. Ayetinde belirtilen ‘Bir topluma olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin’ meali, toplum ve devlet arasında maddi kazanç ve kayıplar üzerine bina edilen yapıda devre dışı bırakılıyor. Toplum ve yönetenler arasında kurulan bu görünmez bağ, ahlaki bir zeminde karşılık bulmadığı için yozlaşmaya mahkûmdur. İki tarafın yozlaşan bu bağın ucundan ‘daha fazla kazanım’ adına çekmeye başlaması sonucu da, kurulan bu sistemin yok olması kaçınılmazdır.

Kazanç odaklı pragmatizm üzerine bina edilen, özdenetim ve özeleştiri mekanizmalarını yitirmiş erklerin oluşturduğu, yöneten-yönetilen arasındaki yozlaşmış-sorunlu sistemin düzelmesi, yine sistemin içinde yer alan bileşenlerin ‘muhalefet’ kavramını hak ve hakkaniyet üzerinden okumaya başlamasıyla düzelir.

Siyaset-toplum ilişkisinin yeniden inşa edilmesi ve yeniden ahlaki zemine oturtturulması, seçmen sıfatına haiz topluma eleştiri hakkının iade edilmesi, yöneten görevini ifa eden siyasi iktidarın da tekrar öz denetimini hayata geçirmesiyle doğrudan ilintilidir.

‘Karşı tarafın söylediği ve yaptıklarının tam tersini söyleyip yapmak’ hali, muhalefet bilinciyle alakalı olmamakla birlikte, siyaset-toplum arasındaki samimiyet makasını da açar. Samimiyetin azalması ve söylemlerin sertleşerek vücut bulması sonucu da toplumda kamplaşmaya neden olur. Bunun çözümü de ahlaki yani İslami düzlemde, hakkaniyeti esas alarak muhalefet yapmaktır şüphesiz. Gannuşi’nin dediği gibi, ‘İslam’da muhalefet; nasihat ya da iyiliği emretme, kötülükten alıkoymaktır’

Sonuç olarak, toplum ve siyasetin meşru bir zeminde hayat bulup sürebilmesi için, karşılıklı ahlaki ve adil tercihlerin yapılması elzemdir. Değişen dünya dengeleri, ya da siyasi anlayış, doğru bilinenleri, fayda amacı güderek yalanlamayı gerektirmez. Bununla birlikte, güç dengeleri esas alınarak, güçlü olanın yanında yer alma durumu da hakkaniyetten taviz vermektir. Kendini eleştirilemez yerine koyan tüm oluşumlar da aynı derecede hatalıdır. Çünkü içinde beşer bulunduran her parti, düşünce ya da sistem yanlışa meyillidir, hata yapacaktır.

O halde ahlaki bir zemine oturtulmuş, adil kavramlar üzerinden tartışılan, özeleştiri ve özdenetimin olduğu, karşılıklı sorumluluk anlayışı içinde disipline edilmiş siyaset-toplum ilişkisi, sistemin yenide inşasına başlamak adına atılması gerekli ilk adımların başında gelmelidir.

Burak Bir – magrib.org

Reklamlar

One thought on “Toplum ve Siyasetin Konjonktürle İmtihanı

  1. 8 – Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s