Açık Görüş / Yaşam / Şükrü Çıblak

Valilerimiz Ne İş Görür?

yalova-valisi-ogretmen-halil-serkan-boz1Eskiden beri tek tip kıyafet savunulmakta ve dayatılmaktadır. Askerî sistemlerin uygulaması olan yasaklar ne yazık ki hükümetler tarafından da benimsenmiş ve uygulanmıştır. Hâlbuki yasaklardan dolayı tek tipçilik, insanların kılık kıyafetlerinin yanında düşünceye de yansımaktadır.

şükrü-çıblak-açık-görüşVali okul ziyaretinde bir sınıfa giriyor. Sınıftaki sakallı olan öğretmeni öğrencilerinin önünde azarlıyor. O an kibarlığından olsa gerek, öğretmenimiz valiye bir şey demiyor, diyemiyor. Ancak belli ki, onuruna düşkün biriymiş. İşini seven, öğrencilerini seven, öğrencilerin de kendisini sevdiği bir öğretmen… Ancak bu hakaretleri hak etmediği için içerliyor. Anlaşıldığı kadarıyla mevcut rahatsızlığı kahırla birleşince ölüyor.

Şimdi, valinin kabalığına mı yanmak lazım?

Kılık kıyafetin serbest olmamasına mı yanmak lazım?

Memleketin hâlâ 3. Dünya görüntüsüne mi yanmak lazım?

Hükümetin bu sorumluluktan nasıl kurtulacağını hesap etmesine mi yanmak lazım?

Olayın üç boyutu var:

1- Olayın kendisi:

Kanunen sakal yasak olabilir. Ancak valinin öğretmeni küçümseme, rencide etme, çocukların önünde öğretmene hakaret etme hakkı yok. En fazla soruşturma açabilir. Ya da gereğini yapması için müdüre bildirir. Olayın kendisini konuşmaya gerek yok, her halükârda vali haksız. Temennimiz odur ki, adamlığın gereği olarak ya istifa eder ya da hükümet gereğini yapar.

2- Olayın getirdikleri ve ortaya çıkardıkları:

Asıl ilginç olan sendikaların olaya bakışı. Öğretmene sahip çıkması gereken Eğitim Bir-Sen, bu olaya tepki verip, gereğinin yapılması için harekete geçebilirdi. Oldu mu? Hayır.

Diğer basın kadar havuz medyası da yeterli tepki koyabilirdi. Ancak olayı saptırma ve işi Sağ-Sol ikilemine getirme iğrençliğini gösterdiler.

Özellikle hükümet olayla ilgili sessizliğini bozup gereğini yapmalıdır.

3- Kılık kıyafet serbestisi ve sonuçları:

Ümit ederiz ki, bu olay kılık kıyafetin serbest olması açısından bir milat olur.

Eskiden beri tek tip kıyafet savunulmakta ve dayatılmaktadır. Askerî sistemlerin uygulaması olan yasaklar ne yazık ki hükümetler tarafından da benimsenmiş ve uygulanmıştır. Hâlbuki yasaklardan dolayı tek tipçilik, insanların kılık kıyafetlerinin yanında düşünceye de yansımaktadır. Çeşitlilik her zaman zenginlik teşkil etmişken tek tipçilik tahammülü azaltmış, hoşgörüyü yok etmiştir.

Okullarımıza önce serbestlik geldi, ancak daha sonra geri adım atıldı. Öğrencilerin birbirine özeneceği ve bu durumun aileleri zor durumda bırakacağı, fakir öğrencilerin rencide olabileceği gibi birtakım gerekçeler öne sürüldü, veliler okul idareleri tarafından yönlendirildi ve tekrar formaya dönüldü.

Belki ilk zamanlarda benzer sorunlar yaşanabilirdi, ancak zamanla sorunlar kendiliğinden çözülecekti.

Çocuklarımız toplumda zenginlerin ve fakirlerin olduğunu, her istediklerini yapamayacaklarını, bazı şeyleri yapabilmeleri için çalışmaları gerektiğini öğreneceklerdi. Fakirlerin zenginler tarafından fark edilmeleri, böylece zenginlerin bir ihtimal fakirlerin halinden anlamaları sağlanacaktı.

Bu yaşananlar çocuklarımızın hayatı öğrenmelerine vesile olacaktı. Bu sürecin sonunda şu veya bu şekilde yaşanması gerekiyordu. Bunun zamanında yaşanması elbette hepimiz açısından daha sağlıklı olurdu. İnsanların bu çelişkiyi üniversite yıllarında yaşamaları yanlış yollara sapma ihtimalini daha da kuvvetlendirmektedir. Bu yüzden birçok insan iş hayatında kısa yoldan zengin olmanın yollarını aramakta, fakirliği evlendikten sonra öğrenenlerin evlilikleri bozulmaktadır.

Ancak lise döneminde kılık kıyafetin serbest olması halinde çocuk, şahsiyetinin oluştuğu bu yıllarda yalpalasa da bir zaman sonra yolunu bulabilir ve bu vesileyle şahsiyeti oturabilir. Dolayısıyla küçük yaşlardan başlanarak toplum içinde zengin-fakir ayrımının farkına varılmış olur. Farklı mezhep ve meşreplerden olmanın doğallığına kanaat getirilir ve mezhepçiliğin önüne geçilir. Bazı şeylere ulaşmak için çalışmak gerektiği öğrenilir. Tahammül ve hoşgörü sahibi olunur. Cemaatçilik ve particilik yapılmaz. Kişi akrabasının aleyhine de olsa hakkı savunur hale gelir. Hayatta karşılaştığı zorlukları daha kolay aşabilir. Farklı olmanın ve farklı düşünmenin zevkine varır.

Şükrü Çıblak – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s