Açık Görüş / Din / Felsefe-Düşünce / Yaşam / Şükrü Çıblak

Yusuf’u Hatırlamak

yusuf-kıssası-1Yusuf zindanda suçsuz yere yıllarca yattığı halde ancak hatırlanınca çağrılır. Ancak Yusuf zindandan koşarak çıkmak yerine önce aklanmak ister. Zira asıl zindanın aklanmadan yaşamak olduğunu bilir ve bu yüzden zindandan çıkmak için hiç acele etmez.

şükrü-çıblak-açık-görüşYusuf Suresi’nin mealini hepimiz okuduk, geçmişte vuku bulan hadiseler ve çıkarılacak bir sürü ders… Senai Demirci’nin Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek adlı kitabını herkese tavsiye ediyorum. Yusuf kıssasına hiç böyle bakmamıştım. Sureyi başrolde Yusuf olmak kaydıyla, başka biri olarak okudum, âdeta film seyreder gibi. Başrolde sadece Yusuf yok, aslında başrol size ait.

Eğer Yakup gibi bir baba iseniz, çocuğunuzun gördüğü/göreceği rüyayı (hayatı) yorumlayabilirsiniz. Hayatta ne ile karşılaşacağını, ne yapması gerektiğini, rüyasını kimseye anlatmamasını, çünkü kardeşlerinin kıskanç olduğunu, başına istemeyeceği şeyler getireceklerini söyleyebilirsiniz.

Eğer kardeş isen, babanın seni sevmesini istersin. “En çok beni sevsin” diye düşünürsün, rakiplerini elinden geldiğince ekarte edersin. Sevgiye, iltifata tabi olmak için kardeşini kuyuya dahi atıp ölüme terk edersin.

Devlet babanın nimetlerinden faydalanmak için, diğer tüm dernek ve vakıfları veya kendinden başka diğer tüm bürokratları onun gözünden düşürmek amacıyla kuyuya atarsın. İftira edersin. Üzerindeki temiz gömleği çıkarıp, kardeşini çıplak bırakıp, gömleğini kana bulayıp, kirletip babana sunarsın.

Belki de kardeşlerden biri olup, onu öldürmek yerine kuyuya atmayı teklif ederek, vicdanını rahatlatabilirsin. Onu ölüme terk ederek…

Kervancılardan da olabilirsin. Yusuf olduğundan habersiz bir çocuk bulursun. Onu ucuza satmak için bir kıymet biçersin. Kıssanın içinde az bir yer teşkil edebilirsin. Aslında farkında olmadan Yusuf’un yolunda yürümesi için onu bir yerden başka bir yere taşınma görevini üstlenirsin. Sonunda rüyadan uyanır ve kaybolursun.

Belki de kuyuya atılan sensin. Neden kuyuya atıldığını anlamlandıramamış olabilirsin. Bunu bir oyun zannedip, her an kardeşlerin seni oradan çıkaracaklar diye beklerken bir ip sarkıtılır. Çıkınca kuyudan hiç tanımadığın kimseleri görürsün. Etrafına bakınırsın tanıdık görmek için. Ama bu sevinci yaşayamaz, terk edilmişlik duygusunu kapılırsın.

Belki de sen Yusuf’u ucuza satansın. Ya da çocuğu olmayan varlıklı bir ailesin. Ya da çocuğun vardır ama yanında kimse kalmamıştır. Yanında kalacak, gözünün nuru olacak, senin onu seveceğin, onun seni seveceği, sayacağı, hayat arkadaşı edineceğin bir masuma ihtiyacın vardır.

Belki de babasını özleyen, babasınca dışlanan, belki günah işledi diye, belki de iftiradan ötürü babasından uzakta kalansın. Belki de gençlik günlerinde günahlara dalıp, aileden uzaklaşıp, uygun olmayan birine sığınmış da olabilirsin. Üzerindeki iffet gömleği sıyrılmış olabilir, onun yerine başka bir gömlek giymiş/giydirilmiş olabilirsin.

Gömleğiniz sıyrılmış mı?

Kendiniz mi sıyırıp çıkardınız?

Hangi gömleği giyiyorsunuz?

Hiç gömleğiniz arkadan yırtıldı mı?

Ya da kimsenin gömleğini arkadan yırttınız mı?

Kimsenin gömleğini üzerinden sıyırıp kana buladınız mı?

Eğer kardeşinize iftira atarsanız onu ucuza satmış olursunuz.

Yoksa siz Züleyha mısınız?

Bir şeyi çok arzu ettiniz mi?

Arzunuza ulaştınız mı?

Kendinizi tutamadığınız zamanlar oldu mu?

Günaha battınız mı?

Günahla sınandınız mı?

Nahak yere zindana mı atıldınız?

Yoksa zindan zor geldi de günaha mı saplandınız?

Başınız hep dik gezebildiniz mi?

Yoksa Kral gibi olay anlaşılmasın diye, duyulmasın, dedikodu olmasın, itibarınız zedelenmesin diye, her daim olduğu gibi suçluyu değil de garibanın cezalandırılmasını mı sağlıyorsunuz?

Yoksa Yusuf’un zindan arkadaşı mısınız?

Rüyanızı yorumlayan Yusuf’u unuttunuz mu?

Onu neden anmadınız? Dünya meşgalesinden ötürü unuttunuz mu? Tam da yıllar geçtikten sonra hatırlama gereği mi duydunuz? Neden suçsuz yere arkadaşınızın hapis yatmasına göz yumdunuz? Kendi derdinize mi düştünüz?

Aslında Yusuf bir rüya görüyordu. Gördüğü rüya kendi hayatı idi. Yusuf dünyayı yaşıyor, başına birçok iş geliyor, yok yere kuyuya atılıyor, oradan da zindana. Ve aradan yıllar geçiyor. Bir ömür bitiyor neredeyse, ancak hatırlanıyor, kuyudan çıkarılıyor. Zindan kapıları aralanıyor, devlet kapısı açılıyor; ancak o acele olanı hiç istemiyor.

Peki, biz acele olanı ne kadar istiyoruz?

Yusuf bir ömür yaşıyor bir laf etmek için: “Bugün size kınama yok; Allahtan af dileyin…”

Mekke’nin Yusuf’u Mekke’ye tekrar döndüğünde intikam duygusuyla mı hareket etti? Yoksa “Bugün size kınama yok” mu dedi?

Bugünün Yusufları olarak biz, bugün iktidar bizde iken, geçmişte bize zulmedenlere intikam duygusuyla yaklaşıp daha önce bize yaptıklarının aynısını biz de onlara mı yapıyoruz? Yoksa siz bize zulmettiniz lakin “Bugün size kınama yok” deyip adaleti, erdemi mi gözetiyoruz?

İyi insanlar bir ömür beklerler bu sözü söylemek için: “Bugün size kınama yok.” Belki de bu sözü söyleyemeden rüya bitecek, ömür sonlanacaktır.

Yusuf’un kokusunu alabiliyor musunuz? Eğer Yakup’sanız, özlem duyuyorsanız, Yusuf’un kokusunu alabilirsiniz.

Yusufları aramaktan vazgeçmeyin. Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan. Belki de öldükten sonra kıymetiniz anlaşılacak.

Yusuf zindanda suçsuz yere yıllarca yattığı halde ancak hatırlanınca çağrılır. Ancak Yusuf zindandan koşarak çıkmak yerine önce aklanmak ister. Zira asıl zindanın aklanmadan yaşamak olduğunu bilir ve bu yüzden zindandan çıkmak için hiç acele etmez.

Samimi, dürüst, dosdoğru olduğunuz halde hiç kimsenin size itibar etmediği, marjinal kaldığınız dönemler oldu mu? “Bugün size kınama yok” demek için susacaksınız. Susamayan, sabredemeyen, o nehirden birkaç avuç yerine kana kana içer. Ve rüya biter.

Yusuf olmak sizi yormasın. Sonunda bir ömür Yusuf’ça yaşarsınız. Hem de kimsenin dedikodusunu yapmadan. Bir ömür beklersiniz. Başta gördüğünüz rüya gerçekleşir. Ve sizin önünüzde saygıyla eğilirler.

“Nefsimi temize çıkarmam; nefsim kötülüğü ister ama Rabbim merhamet ederse başka.”

“Yusuf dedi ki, malımızı kimin yanında bulursak onu yanımızda alıkoyarız; bir başkasını alırsak, zalimlerden oluruz.” (Yusuf Suresi)

Şükrü Çıblak – akilvefikir.org

Reklamlar

One thought on “Yusuf’u Hatırlamak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s