Ömer Yılmaz / Din / Siyaset / Yazarlar

Olacak mısınız Dindar?

köşe7-ömeryılmazSon birkaç yıldır İslamiyet’i yeni yeni keşfetmeye başlayan ve yaklaşan seçimler nedeniyle yeniden Müslüman halkı ikna turlarına çıkan -sinema yönetmeni-milletvekili beyefendinin deyimiyle- “akıllı” Solcu-Sosyalist bay-bayan entelektüellere ve politikacılara sorular… 

Gezi sürecinde, Beşiktaş Abbas Ağa Parkı’nda düzenlenen açık hava toplantılarından birinde konuşmacılardan biri elinde mikrofonla kalabalığa şöyle sesleniyordu: “İktidar sizi ne yapacak, dindar yapacak; olacak mısınız dindar?” Kalabalık hep bir ağızdan cevap veriyordu: “Hayır, özgür olacağız!”

Bunun samimi bir yaklaşım olduğu kesin, çünkü yalan ve ikiyüzlülük yok burada. Soru ve cevap net: Dindar olacak mısınız ey Batı-merkezli ideolojileri benimsemiş laik-seküler kardeşlerim? Hayır, olmayacağız; kendi özgürlük anlayışımızın gerektirdiği şekilde yaşayacağız!

Neye inanırsak inanalım, nasıl düşünürsek düşünelim, insana, hayata, dünyaya, yeryüzünde cereyan eden olaylara hangi gözle bakarsak bakalım, soruyu soranla da soruya cevap verenlerle de gönül rahatlığıyla oturup konuşabiliriz. Çünkü yalan söylemeyeceklerini, ikiyüzlülük yapmayacaklarını, işi sahtekârlığa vurarak gerçekte karşıtı oldukları bir inancın, düşüncenin veya dünya görüşünün âşığıymış gibi davranmayacaklarını, politik-ideolojik çıkarları için bir başkasının inancını, düşüncesini veya dünya görüşünü kullanmaya, içini boşaltmaya, makyajlamaya ya da kendilerine uydurmaya kalkışmayacaklarını biliriz en azından. Kısacası karşımızdakinin kim olduğu bellidir.

“İyi niyetli ikiyüzlülük” konusunda en çarpıcı örneklerden biri Pavlus’tur kuşkusuz. Hz. İsa’nın öğretisini tahrif eden, “iyi niyetli” ve bir o kadar da ikiyüzlü olan Pavlus! Korintlilere yazdığı birinci mektupta şöyle demektedir o: “Ben özgürüm, kimsenin kölesi değilim. Ama daha çok kişi kazanayım diye herkesin kölesi oldum. Yahudileri kazanmak için Yahudilere Yahudi gibi davrandım. Kendim Kutsal Yasa’nın denetimi altında olmadığım halde, Yasa altında olanları kazanmak için onlara Yasa altındaymışım gibi davrandım. Tanrı’nın Yasası’na sahip olmayan biri değilim, Mesih’in Yasası altındayım. Buna karşın, Yasa’ya sahip olmayanları kazanmak için Yasa’ya sahip değilmişim gibi davrandım.Güçsüzleri kazanmak için onlarla güçsüz oldum. Ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için herkesle her şey oldum. Bunların hepsini Müjde’de payım olsun diye, Müjde uğruna yapıyorum.” (Yeni Ahit, Korintlilere 1. Mektup: 9: 19-23)

Son birkaç yıldır İslamiyet’i yeni yeni keşfetmeye başlayan ve yaklaşan seçimler nedeniyle yeniden Müslüman halkı ikna turlarına çıkan -sinema yönetmeni-milletvekili beyefendinin deyimiyle- “akıllı” Solcu-Sosyalist bay-bayan entelektüellere ve politikacılara bazı sorularımız olacak. Kısa ve net: Kelime-i Tevhid’i içselleştirip pratiğe dökecek misiniz arkadaşlar? Allah’tan başka hüküm sahibi tanımadığınızı ilan edip hayatın istisnasız her alanında buna uygun davranacak mısınız? Dinî vecibeleri, ipe sapa gelmez kişisel yorumların ardına saklanmaksızın tam bir duyarlılık içerisinde yerine getirecek misiniz? Bireysel ve toplumsal yaşantınızı baştan sona İslamî kurallara göre düzenleyecek misiniz?

Hakikaten olacak mısınız dindar, yoksa geçmişte savunduğunuzun aksine dini, politik-ideolojik çıkarlarınıza alet mi edeceksiniz? Yoksa Pavlus örneğinde görüldüğü gibi, “daha çok kişi kazanmak için” veya “ne yapıp yapıp bazılarını kurtarmak için” herkesle her şey mi olacaksınız siz de? Veya geçmişte “Hedefime ulaşmak için gerekirse papaz elbisesi dahi giyerim” diyen Cumhurbaşkanı gibi mi davranacaksınız? Kısacası Allah’tan, dinden, imandan söz ederken samimi misiniz, yoksa ikiyüzlü müsünüz?

Dindar olacaksanız ya da “zaten dindarız” diyorsanız hiç sorun değil, yok dindar olmayacaksanız ya da “elbette dindar değiliz” diyorsanız, dahası gerçekte böyle bir niyet taşımıyorsanız, ne diye konuşuyorsunuz? Ayıp değil mi?

İki kere ayıp hem de. Yalan, ikiyüzlülük ve sahtekârlıkla aslında kendi kendini kandırır ya insan, işte bu yüzden önce kendinize, sonra da sırtlarından Sosyalist iktidar devşirmek için “alık” yerine koyarak inançlarına-itikatlarına el attığınız samimi Müslümanlara karşı ayıp!

Bu arada Solcu-Sosyalist entelektüeller ve politikacılar tarafından “alık” yerine konulan samimi dindarların, aksine onları, Sol-Sosyalist ideolojinin kaynaklarından yararlanarak kendilerini yeniden üretmek yerine, Müslümanlara kendi dinlerini “öğretme” sevdasına düşmüş kapkara cahiller olarak gördüklerini de özellikle not etmiş olalım.

Politika hakikaten acayip bir şey ve bu ülkede onun uğruna söylenmeyecek yalan, yapılmayacak ikiyüzlülük yok gibi görünüyor. Eskisiyle yenisiyle ne kadar kadük proje varsa hayırlı uğurlu olsun halkımıza!

Elbette herkes kendi uygun gördüğü şekilde hareket etmekte serbest, yalnız bize salt çıkar üzerine kurulu ikiyüzlü politik-ideolojik yaklaşımlarla gelmeyin, aksi takdirde rencide olursunuz.

Sahiden, olacak mısınız dindar?

Ömer Yılmaz – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s