Atilla Fikri Ergun / Yazarlar / Yorum-Analiz

İslamcılığın Fikrî Mecrayı Terki

köşe0-atillafikriergunGelinen noktada ancak entelektüel kabiliyetleri felce uğramış, yeni bir dünya kurabilecek fikrî temelden yoksun, muhafazakâr modernleşmeyi tek çıkar yol olarak gören müflis bir siyasî akımla karşı karşıya olduğumuz söylenebilecektir.

İslam bir dindir, temelinde Hakk’a iman vardır, modern Müslüman’ın unuttuğu gerçek bu. Zira modern Müslüman, kültür ve medeniyete, ideolojiye, siyaset ve iktisada vs. iman etmektedir, oysa bunların hiçbiri tek başına din değildir, bilakis İslam kültür ve medeniyeti, İslamî ideoloji, siyaset ve iktisat dinin kendisinden neş’et etmiştir, din bunların hepsini tevhid ederken, modern Müslüman modern düşüncenin bir sonucu olarak bütünlüğü parçalamış ve parçalardan her biri kişi ve gruplar arasında paylaşılmıştır.

Bir din olarak İslam’ın ideoloji, siyaset ve iktisattan önce ahlakla ilgisi var, bu üçü iyi veya kötü, doğru veya yanlış belli bir ahlakın sonucu olarak şekillenir ve bu şekil üzere ortaya çıkar. İbadet bir bütün olarak ahlakî değerler manzumesine riayettir, ideoloji veya dünya görüşü ahlakî düşünce, siyaset ve iktisat da ahlakî düşüncenin yansıması olarak ahlakî tutum ve davranışlar çerçevesinde şekilleniyorsa muteberdir, değilse ne ümmete ne de insanlığa faydası vardır.

İslam’ı dört duvar arasına hapsolmaktan kurtarmak amacıyla onu ideoloji ve siyaset olarak sunanlar hepimize kötülük yaptılar, zira bu indirgemeci bir yaklaşımdı ve ahlakî temelden yoksundu, doğru düzgün bir felsefesi dahi yoktu. İslam’ı ideoloji ve siyaset olarak sunanlar ideoloji aşamasında kaldılar ve İslamî bir siyaset geliştiremediler, mevcut siyasetin kompetanları ise onu demokrasiyle özdeşleştirerek yürürlükte olana meşruiyet kazandırdılar. Baktılar ki olmuyor ideoloji aşamasında kalanlar da bir süre sonra çareyi yürürlükte olana meşruiyet kazandıran siyasî iktidara eklemlenmekte buldular. Neresinden bakarsak bakalım oyuna getirilmiş olduğumuz aşikâr.

Siyasete endeksli İslamcılık iktidarla birlikte fikrî mecrayı tamamen terk etti, siyasal İslam’ın felsefî arka planı zaten zayıftı, kültür ve medeniyet planında ele avuca gelecek kayda değer bir çalışması da yoktu. Hal böyle olunca iktidarı ayakta tutabilmek için güncel siyasete dair propaganda içerikli yazılar yazan “İslamcı aydın” profili ortaya çıktı.

Buna karşın Sezai Karakoç ve İsmet Özel gibi entelektüeller iktidara eklemlenmeyi reddettikleri için dışlandılar, ikisi de fikrî mecrayı terk etmedi, Karakoç’un Yüce Diriliş Partisi’nin sembolik mahiyette olduğu söylenebilir. Karakoç ve Özel durdukları yer itibariyle gelecek nesiller için olumlu örnekler. Elbette bu onların bütün düşüncelerine katıldığımız anlamına gelmiyor.

Sistemin makyajlanmasını “şimdilik” yeterli bulan ve iktidara eklemlenen İslamcılığın İslam ilim ve düşünce mirasına, kültür ve medeniyetine hiçbir katkısı olmadı. Neticede o da modern siyasî bir akım olduğu için böyle olması kaçınılmazdı.

İslamcılık modern bir akım olarak sonradan türedi bir yaklaşım ortaya koymak yerine geleneğe bağlı kalıp Sünnî-Hanefî çizgiyi takip etseydi, bağımsız bir toplumsal güç teşkil ederek Müslüman halkın genelinin de göstereceği teveccühle iktidarı hizaya getirebilir, onu istediği çizgide tutabilirdi. Ancak İslamcılığın ne geleneği ne de pragmatizmden başka siyasî stratejisi vardı, bu yüzden İslamcılar çareyi fırsat bu fırsat deyip iktidara eklemlenmekte buldular. Son 30-35 yıllık süreç bize kurucu akıl ile kullanılmaya müsait kafa yapısı arasındaki farkın ne olduğunu öğretti.

Gelinen noktada ancak entelektüel kabiliyetleri felce uğramış, yeni bir dünya kurabilecek fikrî temelden yoksun, muhafazakâr modernleşmeyi tek çıkar yol olarak gören müflis bir siyasî akımla karşı karşıya olduğumuz söylenebilecektir. Son 35 yıllık süreçte -80 darbesinden bu yana- radikalizmin sistemin imkânlarından pay aldığı oranda nasıl muhafazakârlığa evrildiğine ve kendini sıfırladığına şahit olduk.

Hâlbuki İslamcılığın gelenekle bağları kuvvetli olsaydı, İslamcılar, iktidara boyun eğmek veya iktidara eklemlenmek yerine Ehl-i Sünnet’in dört mezheb imamı gibi fikrî mecrayı terk etmeyen, Saray’ın siyasetine alet olmayan, yeri geldikçe Saray karşısında tehlikeli durumlara düşmekten de çekinmeyen, mutedil muhalif bir çizgide yer alacaklardı. On üç yıllık süreç aynı zamanda modern İslamcı literatürün vehimlerle dolu zayıf bir müktesebattan ibaret olduğunu göstermesi açısından da ibret vericidir.

Modern İslamcılık siyasî erki elde etme davası güttü, bütün gayreti iktidar olmaktı, bu yüzden ahlakı ideolojiye ve siyasete kurban etti. İslamcılar yıllarca laik devletin verdiği hükmü “Şeriatın kestiği parmak acımaz” diye kabullenen yurdum insanını eleştirdiler, iktidar onların eline geçince birden bire “kanundan-nizamdan” söz etmeye başladılar, dolayısıyla bugün aynı yaklaşımı İslamcılar sergilemektedir, ancak bu yaklaşımda “Şeriat” yerine başka kelimeler kullanılmaktadır. Bu açıdan İslamcıların nazarında bâtıl hak haline gelmiş bulunmaktadır bir bakıma.

Sorulması gereken soru şudur: Mevcut sistem, hukukî, siyasî ve iktisadî açıdan Şeriat’a göre meşru mudur, değil midir? İktidarın yanında yer alan, kapitalist sisteme ve neo-liberal politikalara tek kelime itirazları olmayan İslamcılar bu soruya “meşrudur” cevabını verdikleri takdirde konuşulacak bir şey kalmamış demektir, “meşru değildir” dedikleri takdirde ise yapılmakta olan şeyin ancak ahireti dünyaya kurban etmekten ibaret olduğu söylenebilecektir.

Sonuç itibariyle İslamcı siyaset sağlıklı bir ahlak teorisine dayanmadığı ve medeniyet kurabilecek fikrî temellerden yoksun olduğu için fikrî mecrada kalmaya devam etmemizde yarar var. İlim, felsefe, kültür ve medeniyetten müteşekkil geniş bir alanı terk edip zaten bozuk olan siyasî zeminde yürüyüşe çıkmanın yıkımdan başka getirisi olmayacaktır, bağımsız kalarak düşünceyi yeniden üretebilirsek en azından hem kendi adımıza hem de bizden sonraki nesiller için iyi bir iş yapmış oluruz.

Atilla Fikri Ergun – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s