Mustafa Özel / Yorum-Analiz / İktibaslar

Kapitalist Mistisizm

kapitalist-mistisizm-henry-ford-1Bay Ford, alışageldiğimiz para babalarından biri gibi değil, tam aksine bir filozof gibi başlıyor söze: “Mesele burada bir endüstriyi inkişaf ettirmek değil, geniş ölçüde fikrî ve siyasî bir deneme yapmaktır. Kimse faaliyetimin mistik esaslarını iyice kavrayamadı.” Mistik esas ne ola ki?

Giovanni Papini’nin Gog adlı eserini hatırlayan var mı? Hani, Fikret Adil tarafından tercüme edilmiş ve 1958 yılında Türkiye İş Bankası tarafından yayımlanmıştı. Gördüğü ilgi üzerine birkaç yıl sonra ikinci baskısı yapılan kitabı 40 yıldır arayan soran olmadı. Nihayet son yıllarda yeni baskısı yapılıverdi.

Kitabın üçüncü bölümü, Henry Ford’u ziyaret. Bay Ford, alışageldiğimiz para babalarından biri gibi değil, tam aksine bir filozof gibi başlıyor söze: “Mesele burada bir endüstriyi inkişaf ettirmek değil, geniş ölçüde fikrî ve siyasî bir deneme yapmaktır. Kimse faaliyetimin mistik esaslarını iyice kavrayamadı.”

Mistik esas ne ola ki? diye merak etmeye başlıyorsunuz hemen. “Bu esaslar gayet basittir ve şu suretle hülasa edilebilir” diyor yaşlı iş adamı: Dört eksi, dört artı ve bunların birbirleriyle münasebetleri. Dört eksi şunlar: İşçi sayısının uygun biçimde azaltılması; satılabilecek her birimin imal süresinin azaltılması; imal edilen her şeyin tip sayısının azaltılması ve nihayet satış fiyatlarının tedricen azaltılması. Dört artı ise: İşçi sayısını azaltacak şekilde makine ve aletlerin çoğaltılması; günlük ve yıllık imalatın sınırsız arttırılması; mamûllerin makine mükemmelliğinin arttırılması; ücret ve maaşların arttırılması. “İyi para ver, ucuz sat, herkes müşterin olsun. Zengin olmanın sırrı, bol bol para verip ertesi günü iflas ediyormuş gibi satmaktadır. Çekingenleri korkutan bu paradoks, servetimin sırrıdır.”

Ford’un ilkelerini hayranlıkla dinlemekte olan Gog, işçi sayısını neredeyse sıfıra yaklaştıracak otomatik makinelerin kullanılmasıyla alakalı bir şüphesini dile getirir: Bütün bu üretilen malları kim satın alacak? Ve hangi gelirle? “O kadar ucuza o kadar çok makine yapacağım ki” diyor ihtiyar kurt, “dünya üzerinde hiçbir fabrikatör benimkiler gibi makine yapamayacak. Sınırsız ihracat yapacağım.” Peki, bu durum diğer ülkelerin sanayilerini yok ederse? “Merak etmeyiniz, yabancı müşteriler bizim fabrikalarımızda imal edemeyeceğimiz, cedlerinden kalma eşya ile borçlarını ödeyecekler; tablo, heykel, mücevherat, halı, kitap, el yazmaları…”

Gog, şaşkın şaşkın bakakalırken, Ford konuşmasına devam etmektedir: “Biliyorsunuz ki, ben servet peşinde değilim. Kazancı gaye edinenler ancak geri, küçük fabrikatörlerdir. Milyarları ne yapayım? Eğer kazanıyorsam, kusur bende değil. Başkalarını düşünmeyi ve insanlara hizmeti güden sistemimin hiç de istemediğim neticesidir bu. Kendi hesabıma, keşiş gibi yaşarım ben: yiyip, içip, giyinmem için günde üç dolar yetişir. Ben kazanç aramayan mistik bir adamım. Bir üretim ve satış mistiki.”

Üretim ve satış mistisizmi, bir iki istisna ile, Batı-dışı dünyayı dize getirdi. bu maneviyatsız mistisizm, küresel ekolojik felaketin de baş sorumlusudur. Bakalım ağızlara sakız olan “İki binli Yıllarda” yeni mistisizmler bize ne gibi çareler sunacaklar…

Mustafa Özel – Yeni Şafak, 02. 12. 1999

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s