Cemil Meriç / Tarih-Kültür / Yakın Tarih / İktibaslar

Mazbut Bir İslam Tarihi

islam-tarihi-1Elimizde hâlâ mazbut bir İslam Tarihi yok. Kendi dünyamızın yetiştirdiği değerlere tam manası ile kayıtsızız. Bir Şehbenderzade, Seyyit Kutup’lardan daha mı kifayetsiz? Hep dışarıdan reçete dileniyoruz.

07. 02. 1981

Abdullah Cevdet hakkında bir doktora tezi… Dağ gibi kitabiyat, çeşitli arşivler, bitmez tükenmez polis raporları. Tezi sunan, eski harfleri sökemeyecek kadar hazırlıksız. Cevdet’i ne pahasına olursa olsun maddeci ve İslamiyet düşmanı göstermek istemiş. İkinci Meşrutiyet’ten kalma bir peşin hüküm. O devrin Müslümanları Dozy’yi çevirmesini affedememişlerdi üstadın. Bu serseri ve sarazat tecessüs birçoklarının rahatını kaçırmıştı. Cevdet yobazlığa düşman, irfana âşık bir şairdi. Dozy’yi tercüme ederken Müslüman aydınlarının, müsteşrikin hatalarını düzeltmesini istiyordu. Nitekim Şehbenderzade Hilmi Bey beklenen cevabı büyük bir vukuf ve ciddiyetle vermeğe çalışacaktı: Tarih-i İslam (1326-1327). Bir zamanlar Namık Kemal de Hammer’in hatalarını düzeltmek için Osmanlı Tarihi’ni kaleme almıştı. Renan Müdafaanamesi ise, o bülent zekânın hamiyyetini ebediyete kadar ispat edecek bir vesikadır. Midhat Efendi, Draper’e kızarak Niza’ı İlim ve Din’de Amerikalı ilim adamına oldukça sert bir ders vermeğe kalkışmıştı. Bugünkü nesil Avrupa’nın aforoz müessesesini Kilise’den çok daha insafsızlıkla kendi büyüklerine uyguluyor. Draper Reddiyesi’ni çeyrek asırdır her kitapçı dostuma tavsiye etmişimdir, kimse merak edip yeni harflere çevirtmedi.

İkinci Meşrutiyet’in fikir münakaşalarını üzülerek hatırlıyorum. Midhat Efendi romancı olarak üzerinde çok konuşulmuş bir yazar. Oysa Şehbenderzade Ahmet Hilmi, neslimizin büsbütün meçhulü. A’mâk-ı Hayal felsefî bir roman. Lehimci Bünyan’ın Hacının Yolculuğu İngiltere’de Kitab-ı Mukaddes’ten sonra en çok okunan kitapmış. A’mâk-ı Hayal‘i karıştıran kaç Türk aydını var? Hilmi Bey romanlar da yazmış. Üç perdelik bir sahne eseri de var. O da birçok çağdaşları gibi istibdata düşman. Bu yüzden Fizan’a sürülmüş. Çeşitli dergiler ve gazeteler çıkarmış. Dar-ul Fünun’da felsefe okutmuş. Tasavvufla ilgili risaleler yazmış, Baha Tevfik’e, Celal Nuri’ye yüklenmiş. Bir kelime ile o dönemin düşünce hayatına renk verenlerden biri. Said Nursi kalabalık bir cemaatin çok sevdiği, çok okuduğu bir kılavuz, İzmirli İsmail Hakkı’yı, Şehbenderzade’yi, hatta Rıza Tevfik’i tanımadan, Bediüzzaman’ı değerlendirebilir miyiz? Hepsi de aynı kavganın içindeydiler. Ve birbirlerini okuyorlardı.

Bugün sular durulmuş ve insanlar kendi meselelerine daha soğukkanlı olarak eğilmek imkânını kazanmışlardır. Elimizde hâlâ mazbut bir İslam Tarihi yok. Kendi dünyamızın yetiştirdiği değerlere tam manası ile kayıtsızız. Bir Şehbenderzade, Seyyit Kutup’lardan daha mı kifayetsiz? Hep dışarıdan reçete dileniyoruz. Yayınevlerinin adı kitapların okunup okunmamasında başlıca âmil. Şehbenderzade’nin İslam Tarihi 1974’de basılmış. Hem de çok zengin, çok vâkıfane şerhlerle zenginleştirilerek. Ziya Nur Bey’in kalemine borçlu olduğumuz mütalaalar, çağdaş bir fazılın kolay kolay bulunamayacak aydınlatmaları. Batı’dan da, komşu ülkelerin fikir adamlarından da faydalanmak hem borcumuz, hem de vazifemiz. Ama önce kendi insanlarımızı tanımakla mükellefiz. Cürci Zeydan’ın Medeniyyet-i İslamiyye Tarihi bütün eksikliklerine rağmen, hâlâ bereketli bir kaynak. Fuat Köprülü’nün Barthold tercümesi, konu ile uğraşanlar için emsalsiz bir çalışma. Ne var ki gerek Şehbenderzade’nin Dozy’yi düzeltmek için kaleme aldığı İslam Tarihi, gerekse Ziya Nur’un dikkatli ve titiz şerhleri bizim için çok daha lüzumlu ve faydalı. Şehbenderzade hem Arapça, hem Farsça, hem de Fransızca biliyor. Hayatı tetebbu ile geçmiş. Ziya Nur ise, dürüst ve çalışkan bir İslam mütefekkiri. Suçları Türk olmak mı? Düşünce susuzluğu içinde kıvranan günümüz gençleri kendi dünyalarının bağrından yükselen bu dost sesleri ibret ve dikkatle dinleseler hem ufukları genişler hem de bir kadirşinaslık borcunu ödemiş olurlar.                                                      

Cemil Meriç, Jurnal, İletişim Yayınları, 3. Baskı, 2. Cilt, s. 270-272

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s