Hasan Köse / Yazarlar / Yorum-Analiz

IŞİD, Esirler ve Charlie Hebdo Züppesi

köşe2-hasanköseBatı kamuoyu artık güvende olmadığını bilmeli, muhteris sömürgeci yaklaşımlarından, şımarık saldırganlıklarından hükümetlerini vazgeçirmelidir.

Yakın zamanda Türkiye’de “6 yaşında bir kız ile 135 yaşındaki bir erkeğin evlenmesi” üzerine söylenen sözler bağlamından koparılarak bir linç kampanyası yürütüldü. Bundan azade olarak ülkemizde bazı bölgelerde ve İslam coğrafyasında bu kadar mübalağalı olmasa da bu meşruiyet çerçevesinin uygulama alanı bulduğunu da tespit edelim. Konuyla ilgili olarak, özellikle Afganistan ve Pakistan’da bol miktarda örnek var. İşin doğrusu bu bağnaz arkaik aklın meseleleri bu doğrultuda anlamasına neden olacak şekilde ve sayıda hadis ve fıkhî görüş de var. Hastalık ilk olarak bu metinlerin ne kast ettiği ve bugün nasıl anlaşılması gerektiği, ikinci olarak da hükmün zaman ve şartları hususundadır.

Bu gelenek çok basit bir akıl yürütmeyi yap(a)mıyor. “Kendi kızımı 6 yaşında gelin verir miyim?” Bu soruya “Evet” diyorsa Müslüman’dır fakat yanlış bir hüküm vermektedir. Muhtemelen de aklen sakattır. Eğer “Hayır vermem” diyorsa münafıktır. Burada “mantık, akıl ve vicdan” olmadığı için hukuka aykırı hükümler çıkarılıyor. Dolayısıyla töre “mantık, akıl ve vicdanın” üstüne çıkmış, hukuku askıya almıştır. Meselenin İslam tarafı ise töreyi besleyici olmasıdır. Meselenin İslam hukukundaki karşılığı ise basit bir ayrıma dayanmaktadır. Evlilik akdi ile fiili evlilik ayrı hususiyetlerdir. Fiili evlilik için buluğ ve akıl şartı aranırken koruma veya başka amaçlı nikâh yapmak için bu şartlar aranmaz. Kaldı ki İslam hukuku açısından buluğa ermemiş birisiyle zifafa girmek caiz görülmez. Bu, zamanında İlhan Arsel’in Osmanlıca pir-i fani’yi “pire fani” olarak okuyup “İslam bir kadının pire ile evlenmesini caiz görüyor” şeklinde yazı yazmasına benziyor. Fakat madalyonun diğer yüzüne baktığımızda, kişi hürriyetlerini daraltıcı, akıl, rüşt ve rıza prensiplerini yok sayan uygulamalar var. Bu uygulamaları savunmak için Avrupalı mütrefînin/azgın şımarıkların Uzak Doğu’ya giderek 10 yaş altı kızlarla beraber olmaları ve bazı ülkelerin GSMH’sinin % 35’inin fuhuştan ve özellikle de çocuk fuhşundan elde edilmesi gerekçe gösterilemez. IŞİD bu rivayet ve sözlere dayanarak esir kadın ve çocukları Pazar kurup 375 liraya satıyor. Ve bir kısım merkep de oradan gidip 9 yaşında kız çocuklarını satın alıyor. Bunu yapanlarla dinimin benzerliği şekil ve isimlendirme benzerliğinden ibarettir.

Fakat bu hastalığın sebeplerinin diğer muharriklerini de görmezsek tedaviye değil biz de fitneye yakıt taşımış oluruz. Bunların Afganistan, Guantanamo, Ebu Gureyb, Arakan ve İsrail faşizminin katliam ve aşağılamalarının yarattığı Frankensteinlar olduğu gözden ırak tutulmamalıdır. Bunlara göz yuman Batı kamuoyu artık güvende olmadığını bilmeli ve muhteris sömürgeci yaklaşımlarından, şımarık saldırganlıklarından hükümetlerini vazgeçirmelidir. Bu meselelerde güçlü olanlardan çözüm ve adalete doğru adım atmaları beklenir. Bu meseleleri dinî bağlamlar üzerinden konuşmak bir akıl tutulması ya da istenen bir yıpratma politikasının parçasıdır. Böyle şeylere dinlerden referans bulmak kolaydır. Batı aklının ana kaynaklarından Yunan mitolojisinde tanrılar keçileri kovalayıp tecavüz ediyor, Yahudiler peygamberlerin zina ettiğini, Hz. İsa’nın gayri meşru çocuk olduğunu, Hıristiyanlar Hz. İsa’nın Tanrı olduğunu, Hindular insanların ruhunun hayvanlara geçerek yaşamaya devam ettiğini, tüm dinlerin gnostikleri, tasavvufçuları necasetin dahi Tanrı olduğunu, Cübbeli Hoca Peygamber’in sidiğinin ve kanının yenilip içilebileceğini, dışkısının da misk-i amber olarak enseye sürülebileceğini ballandıra ballandıra anlatacak kadar inanıyor. Mevlana sahabe kadınlarının genelinin zaniye olduğuna inanıyor. Yani bir kadın fobisi var! Hulâsa bu tür sapmalar tarihte ve günümüzde hep var ve kıyamete kadar da var olacak.

Bu meselelerde aklı karışan Müslümanlar şunu bilmeli ki, ilk Müslümanlar savaş ve esaret hukukunu kâfirleri dengelemek, durdurmak ve savaş hukukuna uymalarını sağlamak için kullanmışlardır. Buna rağmen fıtrî ve insanî koşulların ihlali hep yasaklanmıştır. Kimsesiz çocukların verildiği hanelerde bulunma meşruiyeti ile alakalı bir hukuk “evlenme hukuku” olarak düz ve dar bir mantıkla anlaşılamaz. Bu merkeplerin mezhebidir. Merkeplerde çiftleşmek için iki yaş yeterlidir. Hollanda’da “Çocuklarla çiftleşme yaşını 12’ye indirelim” diye uğraşan bir siyasi parti vardır. Bazı Avrupa ülkelerinde hayvanlarla değil çiftleşmek nikâhlanmak dahi serbesttir. Kaldı ki, bu, hem Anadolu’da hem de sosyete arasında yaygın bir uygulamadır. Örneğin sosyetede ev köpekleri bu amaçla kullanılabilmektedir.

Çin, namazı ve orucu yasaklıyor, binlerce insana idam hükmü vererek zulmediyor, Kuzey Kore, saç tıraşına devrimci standart getiriyor. Bizde laikler hâlâ kılık kıyafet ve halkın inanç tercihleriyle alay ediyorlar. Kemalist ibadet biçimi, saygı duruşunu/adanmayı toplumun tamamına dayatıyor. Cezayir’de, Gazze’de ve Mısır’da demokratik ve meşru siyasal iktidarlar devriliyor ve yerlerine zorba taşeronlar getiriliyor. İstanbul’da düpedüz Çeçen, Türkmen, Özbek liderler ve din adamları kurşunlanıyor, Bangladeş’te bir siyasi partinin Genel Sekreter Yardımcısı olan Abdulkadir Molla idam ediliyor. Charlie Hebdo züppesi ise bunların hiçbirisiyle ilgilenmiyor. Peygamberliği bir tarafa bırakalım, bunlarla savaş için hayatını harcamış birisini ağır hakaretler ifade eden karikatürler çizerek aşağılıyor.

  • Aktif zalimler ve işgalciler bunu durdurmalı,

  • Kutsallarla alay edip dalga geçenlerden hukuk koruması kaldırılmalı,

  • Ekonomik kaynakların adil dağılımının önündeki engeller kaldırılmalı,

  • Üretim faktörleri emek ve risk alan sermaye arasında üretilen değer eşit paylaşılmalı,

  • Faiz ve rant durdurulmalı, imkânsız hale getirilmeli ya da tüm akarı kamuya geri döndürülerek topluma aktarılmalı. Bu akarlardan yararlanan muhafazakârlar artık nasıl bir fitne ve fesadı şarj ettiklerini anlamalı.

Vesselam…

Hasan Köse – akılvefikir.org

Reklamlar

2 thoughts on “IŞİD, Esirler ve Charlie Hebdo Züppesi

  1. S.A. Değerli hocam! Mevlana’nın sahabe hanımlarına zaniye demesi ilk defa karşılaştığım ilginç bir iddia. Bir o kadar da aşırı. bir kaynağını, belgesini verebilir misin?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s