Hasan Köse / Yazarlar / Yorum-Analiz

Muhafazakâr

köşe2-hasanköseMuhafazakâr, İslam’ın bedel gerektirmeyen hükümleri konusunda hassas, bedel gerektiren içtimai hükümleri konusunda “sağır, dilsiz ve kör” olandır… Muhafazakâr, kızını veya oğlunu evlendireceği kişide önce gelir ve kariyere sonra da vaziyeti kurtaracak kadar iman belirtisi ve amele bakar…

Muhafazakâr, “Komşusu kendinden emin olmayan bizden değildir” hadis-i şerifini “Parti ya da cemaat kendisinden emin olmayan bizden değildir” şeklinde anlar.

Muhafazakârın korkusu, komşusunun kendisine yapacağı kötülükler değil, kendisinin yapacağı haksızlıklara komşusunun engel olabilme ihtimalidir.

Muhafazakâr, 1997’den 2011’e kadar çocuğunu İHL’ye vermediği halde bugün İmam Hatip Liseleri ve Ortaokulları üzerine çalışmalar yapan, hükumete yakın vakıflara hâkim olmaya çalışandır.

Muhafazakâr, İslam’ın bedel gerektirmeyen hükümleri konusunda hassas, bedel gerektiren içtimai hükümleri konusunda “sağır, dilsiz ve kör” olandır.

Muhafazakâr, neyi muhafaza ederse kâr edebileceğini iyi bilen, sanki ahiret yokmuş gibi davranabilendir.

Muhafazakâr, liyakat ve adaleti aramak için müşavereyi ve ilmî tenkidi terk edip, “tul-i emelini” görmeyip, işini onaylayacak şekilde sadakat gösterecek adam ister.

Muhafazakâr, Allah sanki yokmuş gibi, Müslüman birinin gıyabında sırf ileride ayağıma dolaşır diye işlerine engelleme yaparken, sırf ileride bazı ihtiyaçlarımı karşılar diye eşekle dost olabilir.

Muhafazakâr, kul haklarının kurban keserek, namaz kılarak veya hacca giderek affedilebileceğini sanır.

Muhafazakâr, elektrik faturasını ödeyemediği için mum ışığında oturan komşusunun kapısını tıklayıp, sevaptır diye kurban eti götürebilir.

Muhafazakâr, “Nasılsın?” diye sorduğunda aslında gerçek durumu bilmek istemez.

Muhafazakâr, sırf bir kitapta yazıyor diye mutfakla tuvaleti karıştırıp, kabul etmeyenleri de zındıklıkla suçlayabilir.

Muhafazakâr, % 40’ını ücret olarak aldığı yardımlarla yapılan Kur’an Kursu veya Cami için “Ben yaptırdım” der.

Muhafazakâr, kızını veya oğlunu evlendireceği kişide önce gelir ve kariyere sonra da vaziyeti kurtaracak kadar iman belirtisi ve amele bakar.

Muhafazakâr, çocuğunu, Mason kolejlerini kazanamazsa İmam Hatip’e, Hukuk, Tıp veya Mühendislik bölümlerini kazanamazsa da İlahiyat’a verir.

Muhafazakâr, kılıfına uyduramadığı için “ribayı” doğrudan almaz. İstediğiniz gibi kullanın diye bir bankaya “belli bir ücretle karşılığı borç” verir. Kasa kiralayarak içine koymaz. Bu aldığı “ücretin” de, toplumun parası olmayan, zora düşmüş garibanlarından “riba” yoluyla “kazanıldığını” bilmiyormuş gibi yapar.

Muhafazakâr, “Ölmeyecek kadar/zaruret nisabı domuz eti yenebilir” genel kaidesini, “Müslüman zaruret kadar faiz verebilir” fetvasını alabilecek şekilde tersine çevirerek Müslüman kardeşlerine “karz-ı hasen” yapmak yerine gâvur kardeşlerine finans sağlar. Hem onlar hem de kardeşleri cehennem için ateş biriktirir.

Muhafazakâr, işçi ve memur ücretlerinin az tutulmasını, hal yasası yoluyla da köylünün mallarının doğrudan kendisi tarafından satılması yasaklanarak değersizleştirilmesinin arada oluşan komisyoncu sermaye tekellerinin oluşturulması için gerekli olduğunu bilmez. Düşük ücret ve hal yasası ile emekçinin ve köylünün yoksullaştırılmasının, halkı bankalardan borç almaya mecbur etmek ve daha da yoksullaştırarak kontrol etmek amacıyla yapıldığını bilmez.

Muhafazakâr, “fikrî ve sınaî” hakları Kur’an ve Sünnet’te doğrudan yer almayan, dolayısıyla Allah’ın kendisine karışamayacağına inanan, “Kuran’ın inişi bitti, içtihat kapısı da kapandı artık, geçmiş olsun” diyerek yaşadığımız çağdan Allah’ı ve Resul’ünü kovalamaya çalışanlarla bir olur.

Muhafazakâr, Kur’an’ı kendisine dünyada nerede ve nasıl işler yaptığı takdirde cenneti hak edebileceğini öğreten bir kitap olarak değil, belli sayılarda tekrar edilecek sihirli kelimelerle cennet inşası simülatörü olarak görür.

Muhafazakâr, birinin ürettiği projeyi muhafazakâr bir belediyeye ve muhafazakâr bir iş adamları derneğine “Benim projem” diye sunarak haysiyetsizliği rozet olarak taşıyandır.

Muhafazakâr, sana aralıklarla dört kez söz verdiği halde ve gereğini yerine getirmediği halde hiçbir şey yokmuş gibi senin elini sıkabilir. Diyeceksiniz ki, “Burada kelek yiyen ne oluyor?” O da ikiyüzlünün ikiyüzlülüğüne aldanan ahmak Müslüman oluyor. Allah ona da akıl ve insanları zamanında tanıma feraseti versin.

Muhafazakâr, yatak odası ile banyo arasında teyemmüm edecek kadar muttaki fakat işçisini azamî çalıştırıp asgarî ücret verdiği halde onu da adamlar çatıya ya da vince çıkıp eylem yapmadan ödemeyendir.

Muhafazakâr, hazineden işgal ettiği yere diktiği apartmanın önüne arkasına garibanların gecekondu yapmasına engel olup, onlara evini kiraya verebilendir.

Muhafazakâr, kamudan vergi kaçırırken araçsallaştırdığı dini, “kurtardığı” malı yoksula aktarma konusunda dikkate almayandır.

Muhafazakâr, ortaya konuştuğunu bire birde te’vil eden, bire birde konuştuğunu da ortalık yerde inkâr edendir.

Muhafazakâr, risksiz ve bedelsiz konularda boyun eğdiği Allah’ı ve Peygamber’i, içtimai konularda çağın şartlarını anlayamayacak cahil yerine koyandır.

Muhafazakâr, “zamanın değişimi ile hükümlerin değişimi” prensibini halkın genel menfaatleri yerine şahsi menfaatlerine kılıf için yorumlayandır.

Muhafazakâr, JEEP’i ata kıyaslayarak zekâtından kaçarken, “JEEP’in üretildiği fabrikayı atın üretildiği çiftliğe neden kıyaslamıyor ve hukukunu uygulamıyorsun?” denildiğinde “Zamanın şartları değişti” diyebilendir.

Muhafazakâr, emlak vergisi öderken bildirdiği rayiçle satarken söylediği rakam arasındaki farkın kamudan çalmak değil “kurtarmak” olduğunu düşünür.

Muhafazakâr, Yusuf’a verdiği sözü “Melik’in yanına gidince nefsinden dolayı unutan, Yusuf’u ancak kendi işine yarayacağını anlayınca hatırlayan” kişidir.

Muhafazakâr, “Ev zaruriyattandır” diyerek, villasını mesken sayıp ortalama ev nisabının üstünü zekâttan kaçırarak “gömdüğünü/kenz ettiğini” Allah’ın, iman ve feraset sahibi Mü’minlerin görmeyeceğini sanandır.

Muhafazakâr, yerli yersiz konuşanlarla beyanî ve burhanî eleştiri yapanlar aynıymış gibi davranarak onları tahfif ve tezyif etmeye çalışandır.

“Ben sizin dininizi bu adamın bozacağından korkuyorum” diyen Firavun muhafazakârdır.

“Biz atalarımızı bu yol üzerinde bulduk” diyerek hakikatlere kulak tıkayan müşrikler muhafazakârdır.

Sokrates’i “Gençlerimizin aklını çeliyor ve tanrılarımızla alay ettiriyor” diye idam eden Yunanlı aristokratlar muhafazakârdır.

Hz. Muhammed konuşurken “etrafına ıslık çalıp şarkı söyleyen insanlar takarak” sesinin duyulmasını önlemeye çalışan Mekke’nin tefeci müşrikleri muhafazakârdır.

Muhafazakâr, insanlığın ilim ve akıl mirasını yalnızca tek kaynağa ve onda da tek ekole hapseder sonra da Müslümanlardan başarı bekler.

Muhafazakâr, adalet, hakkaniyet ve maneviyat gibi fıtri duyguların yalnız kendisinde olduğunu vehmeder ve bu değerleri de yalnız kendi sıkıntılarında hatırlar.

Muhafazakâr, önce isme sonra yazıya veya söze baktığı için hakikat arayışında her seferinde çuvallayandır.

Muhafazakâr, peygamberlerin ismetine iman etmenin, onlardan gayrısının yanlış yapabileceklerine ve yanlışlarının da Allah tarafından düzeltilme garantisinin olmadığına inanmak anlamına geldiğinin farkında olmayandır.

Muhafazakâr, İblis’in her sözünü yalan sandığı için “…beni ateşten, onu çamurdan yarattın…” (A’raf Suresi: 12) ayetini de yalanlamış olandır.

Muhafazakâr, zaruret diye başladığı ev ve araba taksitlerine alışıp “bir üst model, biraz daha iyi ev alayım” derken, Allah’ın gör dediği ihtiyaç sahibi insanların teneşirine bakarken bile Allah’ın gör dediği şeyleri göremeyendir.

Muhafazakâr, toplanan deriler ve yardımlarla Kur’an öğretilmesi için yapılan Kur’an Kursu’na, Kur’an öğrenmek için gelen yoksul öğrencileri paraları yok diye geri çevirebilendir.

Muhafazakâr, haksızlık ettiği insan karşısında değil Ebu Zer gibi “Ey Bilal, o kara ayaklarınla şu boynuma basmadan buradan kalkmayacağım” demek, lafzen bile özür dileyemeyecek kibri kuşanmış olandır. Kaldı ki “İşte sırtım, kime vurmuşsam gelsin vursun” diyen bir peygamberden hazzetsin..

Muhafazakâr, “üç gün küs kalma” yasağını çiğnemenin ve “akraba ile bağı” koparmanın lanetlik bir suç olduğunu bilen fakat kabahati haksızlık yapana değil de haksızlığa uğrayıp küsene yükleyendir.

Muhafazakâr, günahı işlediği yerde tövbe etmek yerine, işlediği suçların şahidi olmasın diye uzak şehirlere gidenler gibi her yıl hacca giderek Allah’ın kendi tarafına geçeceğini sanandır.

Muhafazakâr, bekâr akrabaları ve işçileri varken, “onlardan iyilik gördüklerinizi evlendirin” diyen ayeti görmeyip, Allah’ın rızasını güzel ve kimsesiz kadınları koynuna almakta görendir. İkinci, üçüncü ve hatta dördüncü olarak “velisinden gizli nikâhla” kapatma, odalık ya da metres yaparak kadını köle düzeyine indiren, hadis ve sünnet diye tepinirken, Kettani’de mütevatir “la nikahe illa veliyyün/veli yoksa nikâh yoktur” hadisini muska diye kasığına asandır.

Muhafazakâr, karısını muhafazakârların hastanesine götürürken, iş yerinde hamile bıraktığı kızları başka hastanelerin jinekologlarına müstahdemlerle gönderendir.

Muhafazakâr, kendisi küresel sermaye ile ortaklığa girip iş yaparken, ABD ve Avrupa’da Yahudi lobilerine milyonlarca dolar ödeyip “Bizi savunun” derken, Müslüman işçisi hakkını aramak için Sol bir sendikada örgütlenince “Onlar Komünistlerle işbirliği yapıyor” diyebilen arsız pişkindir.

Hulâsa muhafazakâr, Allah’ın kendisine lütfu olan eşiyle ya adam gibi yaşayıp ya da haysiyetiyle ayrılmak yerine, hülle saçmalığıyla karısını başkasının koynuna sokup sonra da geri alabilecek bir mideye sahip olandır.

Not: Bu tanımlar hiçbir şekilde hayal ürünü değildir ve tamamen ülkemizdeki kişi ve kurumlarla ilgilidir.

Hasan Köse – akilvefikir.org

Reklamlar

One thought on “Muhafazakâr

  1. Geri bildirim: Muhafazakarlık ve Sağ | Serdargunes' Blog

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s