Edebiyat / Sanat / Turan Bozkurt / Şiirsel

Ya Nasıl?

mevlana-1Ağaç, su, böcek, taş ve ceylan kuzenlerime muhalif, “Homo economicus”un ateşlere gelesi sahiplik kibri, Nasıl bir simyayla, Gül nefesli Mevlana’ya döner!?

Da di gi du!

Da di gi du!

Da di gi, da di gi, da di gi du!

Du da di gi!

Da di gi!

Du da….

-Duraksız-

Mutfak içi üç ayağa tablalı tahta masamda,

İçimde akışan mevsim görüntülerine uyaklık,

Tırım tıram parmaklarımı piyano tıklatırken,

Sitara virtiözü büyük ustanın peşrevlik vokaline uyumlu,

Dalga kayışlık, perdesiz bir hint şarkısına ruh akacakken,

Tam da virgül geçişlik pena öncesi,

Trak tınlayan bir soru hislendim aniden:

Gerçekten farkımıza neydi neden?

Mesela misalen:

Vişnu’dan iyi bir talih dileyen semra tenli,

Sari desenli sıfattan türdeş kardeşlerim ve ben,

‘Yeryüzüne atıldığımız’ egzistansiyel koordinatlarımızdan,

Lisanlarımızı ve taamlarımızı değişik paylanmıştık, değil mi?

Ya peki,

Her ins,

Kafa kâğıdıyla yeryüzüne kayıtlanırken tasdik-i nesepten,

Her ilk nefes, ölmeye ilk adım ying yang korelasyonunca

Rahimden kabre manasınca mecburi seyahatli her birimiz;

Anamızda balon, babamızda kılkuyrukluk yarıma yarımken

Üstelik,

Hem her cinsimiz;

-Mikroskopik temaşayla- şehvet ıslağımızda milyara bir pırtlık

Ve nanogramlık sıkletiyle üfürükten zırtlığa bile kıymetsizken,

Sülbümüz deoksiribo nükleik asit şemasınca -normal hallerde-

Yirmi üçe yirmi üç eşeylendiğimiz kromozomluk künhümüz,

Sırf bire birken hani,

Modelden herkes eşit iken yani: çıkış kapısı anamız,

Ve ötelerden soy aktarmalık köprülüğüyle babamız,

-Leylek ve zembilleri saymazsak-

Şemailimize kalıpça ortakken;

Bir tek deriden -sola sıfır nispetlik- küsurat kesirlenmişken tek;

Ne ki,

“Güneş kaçıncı devrindeyken tam bilinmez”le giriş öyküleyip,

Türdeşliğimizi illustrasyonal dedikodularla şıpınişi kestirmelik,

Devrimize evrimi arasız geçişlerle evire çevire devirimleyerek,

Tesadüf ilahına havale eden ateist kalıpdaşlarım,

-Batıl tapınakları red diye, Hiç’e akıl feda ederken-

Tasım ve tasarımsız iş mi olur? Fikir ruhdaşlarım,

-‘Hür, tam yalnız, salt kudret’e şükür eda ederken-

İlaveten,

Havasından, lezazetinden, sularından huy mayalandığımız coğrafyalarımız,

Kitabından, tarifinden, kuralından mağrur hey! haylandığımız inançlarımız,

Her göze ve öze ebem kuşaklık coşkular yelpazeleyecekken;

Nasıl,

Sema ve arz bir kardeşlerime Arian züppelik renk körlüğüyle,

Benim atalarım sizinkileri döl döver her meydanda şovenizmi;

Benim Allah’ımın peygamberi sizinkilerden en akıllı bönlüğü,

Yahut,

-Tiranları bir kalemde cehennem geçersek-

Tağut utandıran,

Benim demokrasim bu abiler! hizaya geliniz!-cilerle,

Humini ortak iştahına lupus sermayelik addedilen:

Ağaç, su, böcek, taş ve ceylan kuzenlerime muhalif,

“Homo economicus”un ateşlere gelesi sahiplik kibri,

Nasıl bir simyayla,

Gül nefesli Mevlana’ya döner!?

Ya nasıl?

Mülteci – Turan Bozkurt, 17. 12. 2007

akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s