Celaleddin Rûmî / Din / Gazalî / Klasik Metinler / İbn-i Hazm

Servet ve İktidar Sahipleri İçin Üç Not

servet-ve-iktidar-sahipleri-islamCelaleddin Rûmî, Gazalî ve İbn-i Hazm’dan servet ve iktidar sahipleri için üç not…

“Bu dünyanın direği hakikatten gaflettir. Devlet nedir? “Dev” (koşmak) ile “let” (dayak yemek)ten ibarettir. Dünya devletinin evveli koşup didinme, sonu dayak yemektir. Bu harabede devlet sahibi için merkep gibi ölmekten başkası yoktur…  Allah bize devlet ve hükümeti halk göklere el açıp ağlamasın diye verdi. Keza mülk ve hükümet verilmesi, halkın âh-ı dumanı semaya yükselip de felek ve suha yıldızının muzdarip olmaması içindir. Keza öksüz iniltisinden arşın titrememesi ve bir kimsenin zulüm hastası olmaması içindir.” -Celaleddin Rûmî, Mesnevî-

***

“Zamanımız yöneticilerinin sahip olduğu servetler gayri meşru yollardan kazanılmış mallardan oluşur… Hiç kimse bu yöneticilere yüz vermemelidir. Onlarla, onları destekler bir biçimde hiçbir ilişkiye girmemelidir. Onlara itaat edilmemesi de unutulmaması gereken bir gerçektir. Onların zulmünden nefret edilmeli, kendilerinden rahatsız olunmalıdır. Onları sevindirecek hiçbir şey yapılmamalı, güçlerini tamamen reddetmelidir. Hatta onları kabul ve onlara itaat eden kişilerle ilişkileri kesip, oradaki dostluğu silmek gerekir.” -Gazalî, İhyâ-

***

“Eğer işsizlik ve yoksulluk insanların aç kalacağı kadar feci olursa varlıklıların yoksulları doyurması farzdır. Eğer bunu yapmazlarsa ve yoksullar mal-mülk sahiplerinin varlıklarını yağmalasalar, dinî açıdan meşru olur. Eğer bir kavga olur da bir yoksul öldürülürse zengin kişiler katilden sorumlu tutulacaktır ama zenginlerden bir şahıs öldürülürse yoksullar katil fiiliyle itham edilemeyecektir.” -İbn-i Hazm, El-Muhallâ-

akilvefikir.org

Reklamlar

One thought on “Servet ve İktidar Sahipleri İçin Üç Not

  1. Zamane Karunlarına, mal ve servet yığanlara en çok karşı olan biri olarak kusura bakmazsanız bu yağmalama işinin hiç de hoşuma gitmediğini belirtmek zorundayım. Bu bağlamda yoksullarla zenginleri şöyle bir karşılaştırdığım zaman hiçbir tarafın masum olmadığını söyleyebilirim. Madem burada özellikle yoksullara bir yağmalama meşruiyeti tanınıyor, şu noktaları öncelikle bir göz önünde bulundurmak gerekir: 1- Servetle siyasi erk her zaman iç içedir. Servet kayırıcısı siyasal sistemlerinin en yaman savunucuları ve gönüllü fedaileri maalesef yoksullardır. 2- İki türlü yoksulluk vardır: Birincisi servet ve sermaye sahiplerinin siyasi iktidarla işbirliği yaparak emeği sömürmeleridir. Ama bu sistemleri yukarıda belirttiğim gibi en çok savunan ve sahiplenenler emekçilerdir. İkincisi gençliğinde iş ve meslek sahibi olmaya çalışmamış, ailesi okula göndermiş o okumamış, usta yanına göndermiş o sebat etmemiş. Kaçıvermiş. Dolaşıvermiş. Sonuç olarak vasıfsız işçi durumuna düşmüş. Evet sistemin işsizlere iş sahası açmak devlet olarak görevidir. Ama o çok şeyde olduğu gibi bu konuda da bağlar gazelidir. Ama yoksullar da hepsi değilse de önemli bir kısmı çağın gereklerine göre iş sahibi olacakları bir vasıf kazanmaya uğraşmamışlardır.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s