Emeği Geçen Yazarlar / Tülay Yıldırım Ede / Yaşam

Tuğçe Albayrak’ın İnsanlığına Hürmetle…

köşe14-tülayyıldırımedeArtık zulmün, katliamın, şiddetin ne dini, ne ırkı, ne de dili var. Toprağın her karesi kanla sulanmakta, gökyüzünü ağıtlar/feryatlar doldurmakta. Kaç hayat söndü/söndürüldü şimdiye kadar, kaç insan koparıldı yaşamdan azar azar, muamma.

Cismi, ismi, yüreği yiğit insan…

Birçok “insan” gitti bu kâinattan. Nicelerini gömdü bu hayat toprağa. Ancak iyilerin daima ismi kaldı geride. Ne isimleri unutuldu, ne cisimleri, ne eylemleri. Sen de unutulmayacaksın Tuğçe. Her daim insanlığınla ve vicdanınla anılacak, örnekliğinle kelimelerde yer bulacaksın. Kendini “insan” olarak addeden birçok insandan daha insanca bir tavırla imzanı attın hayata. Niceleri haksızlıklara, zulme, şiddete göz yumarken, sen, kayıtsızlık gömleğini giymeyi reddettin ve din, dil, ırk ayrımını gözetmeksizin, şahitliğini yaptığın olay karşısında başkaldırdın yapılan zulme, tacize…

Cismi, ismi, yüreği yiğit insan…

Bilir misin senin gibi kimler insanlık adına göçtü bu geçici evrenden. Muhammed Resul, Ali Şeriati, Rochel Corrie, Malcolm X, Suphi Nejat, Seyyid Kutup, Esma El-Bilteci ve daha niceleri. Hepsi insanlık için savaşıyordu, hepsi vicdanının sesiyle hayata can katıyordu ve hepsi başıboş yaratılmadığının bilinciyle, insanlığın huzuru, refahı, mutluluğu için mücadeleyi şiar ediniyordu. Şehid Seyyid Kutup’un idamından önceki son sözleri geliyor aklıma: “Eğer bâtıl kanunlarla mahkûm olmuşsam ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için bâtıldan ve münafıklardan merhamet dilemem. Allah’a şükürler olsun ki, on beş sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.” Seyyid Kutup idam edildi ama nice Seyyid Kutup’lar geldi dünyaya. Muhakkak ki, Tuğçe’ler de olacak her zaman ve tıpkı senin gibi, onlar da iyilik/vicdan kokan iş ve oluşlarla yaşamda yer bulacak an be an. Ne mutlu ki sana, sen de girdin bu yiğit insanlar kervanına. Ne mutlu ki sana, güzel bir imza atarak veda ettin dünyaya…

Cismi, ismi, yüreği yiğit insan…

Artık zulmün, katliamın, şiddetin ne dini, ne ırkı, ne de dili var. Toprağın her karesi kanla sulanmakta, gökyüzünü ağıtlar/feryatlar doldurmakta. Kaç hayat söndü/söndürüldü şimdiye kadar, kaç insan koparıldı yaşamdan azar azar, muamma. Şeytana pabucunu ters giydirmekle kalınmadı, şeytana bile hükmedip bir üst seviyeye çıkıldı. Ne kadınlara şiddetten, zulümden uzak bir hayat sunuldu, ne çocuklar masûmiyetlerine doydu, ne de erkekler adamlıklarının karşılığını buldu. Yozlaştırılan ve sistemin kölesi olan benliklerin boğulduğu ve sisteme, ruhlara hükmetme arsızlığını gösterenlerin başkalarını boğduğu bir dünyadan göçtün sen. Geriye ise hâlâ bu cehennemde yaşam mücadelesi veren, köleliği kabullenen, kölelik zincirini kabul etmeyip direnen, ruhunu kötülükle özdeşleştiren insanlar kaldı.

Cismi, ismi, yüreği yiğit insan…

Bil ki, muhakkak Allah, fıtratını yozlaştırmamış insanlarla beraberdir. Her hayırlı iş ve oluşun, kat’i mükâfatlandırıcısıdır Rahman. Cesurca, adalet için savaşan hiçbir benliğin ruhu hüsrana uğramaz. İyilikle atılan her adım, Mevlâ’yı ve vesile kıldığı insanları destekçi olarak bulur. Muhakkak ki, Allah, nurunu tamamlayacaktır. Nefsini iyilik, barış, adalet, hoşgörü, saygı, sevgi, cesaret ve mücadele ile kuşatan her can, elbet güzele erişecek, elbet Barış Yurdu’na erecektir. Ve gün gelecek, iyi olan her iş, oluş ve benlik, tüm kötülükleri bertaraf edip iyi ve güzel bir dünya hayalinin tecellisine şahitlik edecektir.

Cismi, ismi, yüreği yiğit insan…

Senin insanlığına hürmetle, katledilişinin utancı ve üzüntüsüyle, daha iyi bir yaşama kavuşmanın ümidiyle, nice Tuğçe’lerin varlık bulacağının idrakiyle, Asr Sûresi’ni okuyup dağılıyoruz yeryüzüne…

“Andolsun ki, insan hüsran içindedir. Yalnız iman edenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.”

Tülay Yıldırım Ede – akilvefikir.org

———————–

Tuğçe Albayrak, Almanya’nın Offenbach kentinde 15 Kasım’da meydana gelen olayda bir restoranın tuvaletinde üç Sırp genç tarafından taciz edilen iki Alman kadına yardım etmek istemiş, görgü tanıklarına göre, tacizci Sırplardan biri Albayrak’a saldırmış ve bayılıp yere düşen genç kızın başı yarılmıştı. Beyin kanaması geçiren 22 yaşındaki Albayrak kentteki bir klinikte tedavi altına alınmış, beş gün komada kaldıktan sonra 27 Kasım’da beyin ölümü gerçekleşmişti. Albayrak’ın bağlı olduğu cihazlar, ailesinin isteği üzerine 23 yaşına bastığı Cuma günü akşam saatlerinde kapatıldı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s