Din / Emeği Geçen Yazarlar / Umut Talha Sevgi / Yorum-Analiz

Modern Müslümanlığın Kur’an İle İmtihanı

köşe4-umuttalhasevgiModern Müslümanlar, Kitab-ı Mubîn’in tüm yalınlığına karşın onu yorumlamak için türlü teoriler geliştirmişlerdir. “Mealciler”, “Kur’an’cılar”, “Kur’an ve Sünnetçiler”, “Hadisçiler”, “Sufiler”… vs. şeklinde oluşan kategorileşme, “Kur’an’ın araçsallaşması”ndan doğan sonuçtur ve aynı zamanda modernizmin kategorik yaklaşımının Müslüman zihinler tarafından benimsediğinin göstergesidir.

“Modern” nedir? Veya kime “modern” denir? “Modernlik” ne demektir? “Modern/lik” mefhumunu anlamaksızın “Modern Müslümanlık” ile Kur’an arasında nasıl bir ilişki olduğu anlaşılamaz.

Öncelikle “modernite” teriminden başlamamız gerekiyor. “Modernite”, Batı Avrupa’da 17. yüzyılda ortaya çıkan ve zamanla tüm dünyaya yayılan toplumsal değerler sistemine verilen isimdir. Genel anlamda gelenek ile karşıtlığın ve ondan kopuşun, bireysel, toplumsal ve politik yaşam alanlarının tamamındaki dönüşümü ya da değişimidir. “Modernizm” ise kavramsal olarak modern çağın son dönemlerinde oluşturulmuş, yani tarihsel süreçte adı geç konulmuş bir mefhumdur ve “modernite”ye göre daha spesifik bir alanı ifade eder. Modernizm, modern düşüncenin 19. yüzyılın ortalarından itibaren sanatsal ve kültürel alanda bir eğilim ya da hatta bir akım haline gelmesiyle ilgili olarak ortaya atılmıştır. Değinmemiz gereken bir başka kavram ise “modernleşme”dir. Bu kavramı modern çağa ait diğer teknik tüm terimlerden ayrı tutmak gerekir. Bu bağlamda “modernite”yi bir dünya görüşü, “modernizm”i de bir kültürel ve sanatsal akım olarak ifade edersek, “modernleşme”yi bir ideoloji olarak tanımlamamız mümkündür. Bir başka ifadeyle “modernleşme”, modernitenin her yönüyle bir gerçeklik olarak bilince yerleştirilmesi girişimidir. Yani “modernleşme”, modernitenin zihinlerdeki izdüşümünün pratik hayata yansımasına veya bir “idealar bütünü” olarak ortaya çıkan “moderrnizm”in “reel dünya”ya yansımasıdır. Tüm bu kavramsal çerçevelerin bütünlüğünü oluşturan ana mefhum ise “Moderrn/lik” ideasıdır. Bu minvalde “Modern/lik”, “modernite”, “modernizm” ve “modernleşme” üçlüsünün bütünlüğünü oluşturan bir tezahürdür. Buna göre, “modern İnsan”, “modernlik” sürecini hayatına işlemiş ve/veya işlemekte olan bir insan tipolojisidir.

Modern zamanda Müslümanlığa gelince; günümüzde Müslümanların en ciddi imtihanı Kur’an iledir. Bu tespiti yapabilmek için üst düzey bir eğitim bilgisine sahip olmamız veya derin araştırmalar yapmış olmamız gerekmiyor. Modern zamanlarda yaşayan Müslümanların hayata bakış açılarına dair genel ve sade gözlemler, söz konusu tespiti yapabilmek için yeterli olacaktır. Akla gelen temel soru şudur: Bir Müslüman nasıl modern olabilir? Kur’an, Müslüman bir bireyin nasıl imtihanı olur? Birinci sorunun cevabı ilk paragrafta yer alan kavramsal analizlerde mevcuttur. İkinci sorunun cevabı ise, bu yazının yazılmasının ana sebebidir, dolayısıyla yazımızın ana temasını oluşturmaktadır. Söz konusu sorunun cevabı “modern” düşüncede gizlidir. Çünkü modernlik, özü/yapısı gereği, kullandığı teknik, teknolojik ve kavramsal araçları bizzat “araçsallaştırma” görevi görmektedir. Buna göre “modern” olan her şey bir bakıma “araçsallaşmıştır” veya “araçsallaşacaktır”. Dolayısıyla modern Müslümanların Kur’an’ı “araçsallaştırmış” olmaları, onu başlı başına bir imtihan unsuru haline getirmiştir. Modern Müslümanlar, Kitab-ı Mubîn’in tüm yalınlığına karşın onu yorumlamak için türlü teoriler geliştirmişlerdir. “Mealciler”, “Kur’an’cılar”, “Kur’an ve Sünnetçiler”, “Hadisçiler”, “Sufiler”… vs. şeklinde oluşan kategorileşme, “Kur’an’ın araçsallaşması”ndan doğan sonuçtur ve aynı zamanda modernizmin kategorik yaklaşımının Müslüman zihinler tarafından benimsediğinin göstergesidir.

Kur’an’ın “Amaç” olmaktan çıkıp “Araçsallaşmaya” başladığı gün, Müslümanların “Kur’an ile imtihanının başlangıç tarihi”dir. Dolayısıyla bu imtihan, bilinen anlamda imtihandan belirgin bir biçimde farklıdır. Hemen herkesin aksini iddia etmesine karşın amaç, fırkalaşmayı meşru göstermekti âdeta. Modern Müslümanlığın Kur’an ile imtihanını işte bu yaklaşım oluşturdu.

Peki, Kur’an’ın araçsallaş(tırıl)ması nasıl olmuştur? Modern insanın en temel özelliği, “Her şeyi ‘İnsan/Birey’ bilir” ilkesini benimsemiş olmasıdır. Günümüz dünyasında modern düşünceden ileri gelen bu algı hâkimdir. Bu noktada, “İnsanın her şeye gücü yeter, her şeyi ben bilirim/biz biliriz/insan bilir” algısının Müslümanlardaki tezahürü Kur’an’a yönelişlerinde ortaya çıktı. Modernizmin dünya görüşünden etkilenen Müslümanlar, modernizmin “Her şeyi insan bilir/ben bilirim” algısına karşılık olarak “Kur’an’ı en iyi ben bilirim/benim topluluğum/cemaatim bilir” algısını türetti. Modernitenin  “Aydınlanma’yı” kullanarak “insanı yüceltme”si, Müslüman cenahta “Kur’an’ı”  kullanarak  “cemaatleri yüceltme” şeklinde tezahür etti. Böylece bir diğerine “tebliğ etmek”, bir diğerini “tekfir” etmek, ”Kur’anî entelektüalite”sini göstermek, “tevazuda kibri yaşamak”, “öfkesini/nefretini kusmak”, “sükûnet bulmak ve arınmak”, “Rabbini anlamaya ve tanımaya çalışmak”, “bilgiçlik ve Rabblik taslamak” vs. isteyenlerin istisnasız hepsi de –ne ilginçtir ki– Kur’an’ı kullanarak hedeflerine ulaşmayı amaçladılar. Tek bir ilahî Kitab’a karşılık niyetleri ve metotları birbirlerinden tamamen farklı olan kişi ve gruplar aynı Kitab’ı bir araç olarak emellerine alet ettiler. Bir ilahî Kitap düşünün ki, “ona iman edenlerin” elinde “oyuncak” haline gelmiş olsun. Elbette bu, “ona iman edenlerin” maskaralığıdır, zira ilahî kitaplar kendi değerlerinden bir şey kaybetmezler. Modern Müslümanlık için bundan daha ağır bir imtihan olabilir mi? Günümüz Mü’minleri için sorumlu tutulacakları ilahî kaynağı kendi elleriyle kötü bir imtihan malzemesi haline getirmiş olmaları, onların mahvolması için yetmez mi?

Sonuç olarak; modern dönemin Müslümanları için “Kur’an” ciddi bir imtihan aracı haline geliyor. Çünkü hepimiz bu  “ilahî Kitab’ı”  konuşuyoruz ancak çoğumuz bu Kitap’la amel etmiyoruz. Bu da ilahî Kitap’la imtihanımızın ciddiyetini gösteriyor.

Umut Talha Sevgi – akilvefikir.org

Reklamlar

One thought on “Modern Müslümanlığın Kur’an İle İmtihanı

  1. Selamlar Umut bey,
    Yazınızı okudum fakat şikayetinizi belirtirken doğrusu nedir onu belirtmemişsiniz. Ayrıca; bir takım insani zaaflardan yola çıkarak bir genelleme yapmış ve düşüncenizi bu yanlışlarla doğrulatmışsınız. Bu yazınızı daha uzun bir şekilde, şikayetiniz gerçekten tam olarak nedir, doğrusu nasıl olmalıdır bunları açarak yazarsanız belki sizi daha iyi anlarız.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s