Emeği Geçen Yazarlar / Tülay Yıldırım Ede / Yaşam

Yiğit(!) İnsanların Korkak(!) Mültecileri

köşe14-tülayyıldırımedeNe vicdanlarınıza sesleneceğim, ne de merhametle, sağduyuyla, insanlıkla yaklaşmanızı önereceğim. Hâlâ insan kalmış olanların kulağına zaten damlar, damlaması gerekenler. Gözlerine perde inenlerin ise, perdesini kaldıracak güçte değilim ben.

Vızıltılar dolaşıyor ülkemin her köşesinde. Gidilmemiş topraklardan söz ediliyor, sanki gidilmişçesine. Birçok kişi vicdanını örtüyor, zemheri bir gafletle. Nefret, tiksinti, hırs akıyor bazı gözü dönmüş çehrelerden. Sanki ülkemdeki herkes çok cesaretli, gerisi cesaretten uzak. Sanki ülkemin insanları yiğitliğe nam salmış, gerisi korkaklık âbidesi…

– Neden ülkelerinde kalıp savaşmadılar? Yiğit ve ülkesine bağlı insan, kalıp savaşırdı!

– Bunların hepsi korkak. Korkup bizim ülkemize kaçan ve ülkesi için savaşmayan insanlara mı yardım edeceğiz!

– Bir Suriyeli Araplarla Kürtlerimiz eksikti. Onların korkaklığının cezasını biz mi çekmek zorundayız!

Birkaç gündür hastanede hepatit tedavisi gören Mustafa Brimo adlı Suriyeli kardeşimle birlikteyim. Hem tedavisiyle uğraşıyorum, hem tercümanlık yapıyorum, hem de yalnız olduğu için arada arkadaşlarımı götürüp ona “Biz seninleyiz, yalnız değilsin” mesajı vermek istiyorum. Mustafa 22 yaşında. Suriye’den geleli henüz 1 ay oldu. Elektronik mühendisliğinde okurken, savaştan/zulümden dolayı göç etmek zorunda kaldı ve öğrenimini, çok istediği halde tamamlayamadı. Hadi, şimdi bu korkak(!), ülkesi için savaşmayan ve korkup(!) kaçmayı tercih eden Mustafa ile aramızda geçen konuşmaların bir bölümüne bakalım…

– Pişman mısın Mustafa buraya geldiğin ve ülkenden göç ettiğin için?

– Pişman değilim. Elbette bir yanım orada. Sürekli ailemi düşünüyorum ve korkuyorum onların başına bir şey gelmesinden. Ancak ben, mecbur kaldığım için buradayım. Kimse vatanını terk etmek istemez. Yaşadıklarımız kolay değil. Buradayım ve hâlâ korku içindeyim, Esad’ın ajanları tarafından bulunma ihtimalinden ötürü.

– Esad rejimi, muhalifler ve IŞİD hakkında neler söyleyebilirsin?

– Hepsinin birer şeytan olduğu âşikâr. Suriye halkı kimsenin umurunda değil. Hepsi kendi menfaatleri doğrultusunda katliamlar yapıyor, zulmediyor. Muhalifler, Suriye halkını Esad’dan koruduğunu söylüyor ama onlar da bize zulmediyor. Her şeyi yapma hakkını buluyorlar kendilerinde. Elimizdeki tüm varlığımızı alıyorlar, sözde Esad’la savaşmak için. Bir arabam vardı. Muhalifler zorla gelip aldılar. Gerekçe, Esad’ın askerlerine karşı bu arabayla savaşmak. Esad’ın tankları varken, benim arabam mı bu tanklarla yarışacak. Arabam tank mı?

– IŞİD’ın zulmüne bizzat şahitlik ettin mi?

– IŞİD’li teröristler gözümün önünde kaç arkadaşımı öldürdü, hatırlamıyorum. Saçma nedenlerden ötürü, tıpkı Esad’ın askerleri ve muhalifler gibi, sorgulamadan direkt öldürüyorlar. Bir gün yakın bir arkadaşımla yolda yürüyor iken, IŞİD’çiler durdurdu bizi. Arama yaptılar ve arkadaşımın cebinde Suriye ile ilgili bir resim buldular. Bir şey demeden gözümün önünde vurdular ve öldü. Bize çeşitli tekliflerde bulunuyorlar. Eğer onların askeri olursak, 1000 dolar maaş, ev, araba ve iki cariye vereceklermiş. Böyle bir şeyi asla kabul edemem. Terörist olamam onlar gibi.

– 2 cariye veriyorlar diyorsun. Bu nasıl bir şey? İnsanın aklı almıyor. Peki, nereden buluyorlar bu kadınları da, herkese bu teklifi yapıyorlar?

– Birçok yerleşim yerini talan etti IŞİD. Ellerinde birçok Kürt, Ezidi esir kadınlar var. Erkeklerini öldürüyorlar, onları da cariye diye pazarlıyorlar insanlara. Midem bulanıyor bunlardan dolayı. “Allahu ekber” diyerek hem katliam yapıyorlar, hem zulmediyorlar, hem de kadınları pazarlıyorlar. Allah hepsini cehennemde yaksın. Muhalifler de onlardan farksız. Onlar da “Allahu ekber” diyerek zulmediyor, katlediyor. Allah’ı pis dillerine alet ediyorlar. İslam bu değil ki. Esad’ın askerleri de “Ya Ali” diyerek yapıyor katliamları. Hepsi aynı. Hepsi zalim ve şeytan…

– Tüm bu iblisler arasında yaşamak nasıl bir şey?

– Ne gece ne gündüz asla huzurunuz olmuyor. Her an korkuyla atıyorsunuz adımlarınızı. Bir anda olmadık bir yerde birinin “Allahu ekber” diye bağıra bağıra koşup insanların arasına dalıp üzerindeki bombayı patlattığını ve etraftaki insanların parçalandığını görüyorsunuz. Üniversitede böyle bir saldırıda 3 arkadaşım öldü gözlerimin önünde, canlı bombayla. İstediğimiz sadece özgür olmak, özgürce nefes almak. Ancak bize her şey yasak. Sizin ülkenizde kulağı küpeli erkekler gördüm. Siz bunu yaptığınız zaman, size kimse karışmıyor. Ben bunu ülkemde yapsam, anında vururlar beni.

– Bazı insanlar sizler için neden ülkelerinde kalıp savaşmadılar, diyor…

– Kimin yanında yer alıp savaşalım? Suriye haklını gerçekten düşünen ve özgürlüğü için mücadele eden bir topluluk yok. Esad da, muhalifler de, IŞİD de şeytan. Onlardan neler çektiğimizi, nelere maruz kaldığımızı, nasıl zulüm gördüğümüzü biz biliyoruz. Bu üç grupla savaşacak, onlara başkaldıracak ne ekipmanımız var, ne gücümüz. Zaten özgürlük lafı bile çıksa ağzımızdan, anında ölüm bizi buluyor. Onlardan birine katılalım da zalim mi olalım? Katliamlar mı yapalım onlar gibi? Zalim, eli kanlı bir şeytan olmaktansa, korkak olarak anılmayı tercih ederim.

Elbette çok daha fazlasını konuştuk Mustafa ile. Bunlar, korkak(!) Mustafa’nın anlattıklarından küçük bir kısım.

Ne vicdanlarınıza sesleneceğim, ne de merhametle, sağduyuyla, insanlıkla yaklaşmanızı önereceğim. Hâlâ insan kalmış olanların kulağına zaten damlar, damlaması gerekenler. Gözlerine perde inenlerin ise, perdesini kaldıracak güçte değilim ben. Ve onlar bu perdenin kalkmasını dilemediği sürece, ne Rahman kaldırır o perdeyi, ne de perdeyi kaldırmakla mükellef kılar bizleri.

“Allah, onların kalpleri ve kulakları üzerine mühür vurmuştur; onların gözlerinin üzerinde perdeler vardır. Ve büyük azap onlar içindir.” (Bakara, 7)

Tülay Yıldırım Ede – akilvefikir.org

Reklamlar

One thought on “Yiğit(!) İnsanların Korkak(!) Mültecileri

  1. “Güzel muhalifler şehid oldu.” demişti Mustafa, Abdülkadir Salih ve diğer güzel insanlar için. Anlaşılan o ki, geriye kalanların bir kısmı, mazlumluktan çıkıp zalimin rengine boyandı…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s