Atilla Fikri Ergun / Kentleşme Üzerine / Yazarlar / Yorum-Analiz

Müslüman Şehrin İhyası – Batı Uygarlığının Taklidi

köşe0-atillafikriergunİnanç, tarih, kültür ve medeniyet şehir düzenine zorunlu olarak yansır, bu bakımdan mevcut tablo muhafazakâr modernleşmenin aslında ne kadar köksüz bir yaklaşım olduğunu ortaya koyuyor.

Muhafazakâr modernleşme, Batılı kapitalist paradigma doğrultusunda “Kent İslam’ı” geliştirdi; sınıf atlamaya endeksli, şekilci, bireysel ve tüketimci bir “İslam” bu, deyim yerindeyse “sonradan görmelerin İslam’ı”.

Günün yarısını, bazen üçte ikisini paranın peşinde oradan oraya koşturarak geçiriyor, zaman darlığından karnını doyurmak için ayaküstü bir şeyler atıştırıyor, namazı çabuk kılmak için kuşa çeviriyor -namazdan çalıyor-, akşam çocuklarının yüzünü zor görüyor, sonra da “Müslüman’ız” diyor; kapitalist kent yaşantısında ancak bu kadar Müslüman olunabilir.

İnanç, tarih, kültür ve medeniyet şehir düzenine zorunlu olarak yansır, bu bakımdan mevcut tablo muhafazakâr modernleşmenin aslında ne kadar köksüz bir yaklaşım olduğunu ortaya koyuyor.

Celaleddin Rumî, Divan-ı Kebir’inde şehirlerin birtakım zorbalar tarafından madden ve manen yağmalandığını, tahrip edildiğini söylüyor; muhafazakâr modernleşme anlayışını benimseyen, Müslüman şehri ihya etmek yerine kentleşme politikalarını yürürlüğe koyan iktidarın yaptığı şey tam olarak bu.

Kentleşme politikaları doğrultusunda yapılan “yenilikler” belli bir süreliğine de olsa semtlerde yıkıma yol açıyor ve bu noktada en büyük zorluğu yaşlılar çekiyor. Söz konusu “yenilikler” nedeniyle oturdukları semtlerden, dolayısıyla birlikte yaşadıkları kişilerden kopmak zorunda kalan yaşlılar mağdur oluyorlar.

Kentin mabetleri, mega marketler, iş ve alış veriş merkezleri ve statlar; psikiyatristler kapitalist kentin sahte peygamberleri; bir lütuf gibi sunulan toplu ulaşım ise esir veya köle nakliyatının modernize edilmiş hali.

Müslüman şehrin cami merkezli yapısı Medine’den önce Mekke’ye dayanır. Mekke’de merkez Beytullah’tı, ev ve pazar onun etrafında yer alıyordu, Hicret’le birlikte Medine’de de Mescid merkezi teşkil etti.

Müslüman şehirde evler müstakildir, dolayısıyla insanlar yan yana, omuz omuza, sırt sırtadır, Batılı kent ise apartman cenneti, alt alta üst üsteyiz. Apartman daireleri, insanca yaşanabilecek yerler değil, birer kümes sadece.

Hz. Peygamber, kişinin evini, komşusunun rüzgârını (güneşini, manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmaması gerektiğini söylemiş, Abdurrahman b. Avf da Hz. Peygamber hoş görmediği için iki katlı evinin ikinci katını yıktırmıştı; on katlı kırk daireli apartmanların Müslüman şehir düzeninde yeri yok.

Eskiden Orta Doğu ve Akdeniz ülkelerinde evler avluluydu, örneğin iç avlu İspanya’ya Endülüs’ün mirasıdır; iç avlu hem serin, havadar ve gölgelik bir alan oluşturur hem de yüksek duvarlarıyla aile mahremiyetini korurdu. Mesele, medeniyeti nerede arayacağımızla ilgili; Müslüman şehir düzeninde, Müslüman mimaride mi arayacağız, yoksa her katta 85 metrekarelik -2 oda 1 salon- iki ya da dört dairenin yer aldığı kentli apartman düzeninde mi?

Eski Irak’ta avluların duvarlarına baca şeklinde delikler açılır ve bunlar havayı ters yönde çekerdi. Damlardaki bacalara rüzgâr yönüne bakan başlıklar takılırdı, bu başlıklar rüzgârı evin içine verirdi, böylece evde ve avluda sıcak ve soğuk havanın yer değiştirmesini temin eden bir sirkülasyon meydana gelirdi. Bu ve benzeri ayrıntılar, Müslüman şehir düzeninde -ve mimaride- insan yaşamının kalitesi için her şeyin en ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünü gösterir.

Aynı şekilde evlerin girişleri sıcak iklime sahip yerlerde güneşin ters yönüne, soğuk iklime sahip yerlerde ise güneşe bakardı, şimdi ise her şey kara düzen, bırakın evlerin girişlerini, bazı sokaklar yaz-kış güneş yüzü görmüyor.

Osmanlı cami mimarisinde Bizans’tan esinlendi -bir bakıma onu yeniden yorumladı-, bu mimari Cumhuriyet’e kadar -esinlendiği modelin üstüne de koyarak- gayet güzel idare etti, modern cami mimarisi ise tam bir ucube, kent tasarımına uygun garip şekillerden müteşekkil. Eğer yenilik yapılmak isteniyorsa, Türkistan-İran ve Hindistan’da yaygın olan soğan başı kubbe modeline dönülebilir.

Toplu ulaşım kapitalist sömürünün bir parçası; hem halkın vergilerinin halka ücretli “hizmet” olarak geri dönmesi hem de insanların uzak noktalara seyahatini temin etmekten çok iş gücünü nakil amaçlı. Kentte bundan başkası düşünülemez zaten, insanlar kendi mahallelerinde, ikamet ettikleri ilçelerde veya semtlerde iş imkânı bulamayınca sürekli olarak genişleyen kentte uzak noktalara sevk ediliyorlar.

Toplu ulaşım denilen şey balık istifi yolculuk yapmak anlamına geliyor. Nüfus arttıkça ulaşım daha da çekilmez hale geliyor, insan yıpranıyor, yeni metro hatları da nihai olarak sorunu çözmeyecek. Şehirden taşraya göçü sağlayacak iktisadî politikalara ihtiyaç var; dünyanın ilk on ekonomisi arasına girebilmek amacıyla en vahşisinden kapitalizme abanıp köyü-köylüyü, çiftçiyi-çiftçiliği -veya tarım ve hayvancılığı- bitirirseniz olacağı budur.

Anadolu’ya yapılacak yatırımlar ve yaratılacak yeni işi imkânlarıyla İstanbul’dan asgarî 5 milyon kişinin çıkarılması ve İstanbul’un Müslüman şehir olarak yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Aynı yöntemle milyonluk kentlerden nüfus oranlarına göre belli sayıda insan çıkarılıp buralar da Müslüman şehirler olarak yeniden inşa edilebilir.

Modernite kokuşmuşluktur, Müslümanlar ya kendi medeniyetlerini ihya edecekler ya da bu kokuşmuşluğun bir parçası olacaklar. Eğer kendi medeniyetlerini ihya edeceklerse, Müslüman şehri yeniden ayağa kaldıracaklar, gökdelenleri yıkacaklar, adına “toplu ulaşım” denilen rezalete son verecekler, mahalle kültürünü canlandıracaklar, dayanışmayı, birlikte üretip paylaşmayı şiar edinecekler. Değilse, Batı uygarlığını taklit edelim derken onun kötü bir kopyası olarak modern dünyanın kanalizasyonunda yerlerini alacaklar.

Atilla Fikri Ergun – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s