Kaan Yiğenoğlu / Yazarlar / Yorum-Analiz

Küresel Kapitalizmin “Orta Gelir Tuzağı”

köşe20-kaan-yiğenoğluTuzaktaki ülke Türkiye için mevcut kentleşme politikalarından vazgeçmekten, Anadolu topraklarını üretime açmaktan, tarım ve hayvancılığı desteklemekten, esnaf-çiftçi-zanaatkâr örgütlenmesine gitmekten ve Anadolu’nun bin yıllık iktisadi nizamına dönmekten başka çare yoktur.

Son yıllarda zaman zaman gündeme gelen “orta gelir tuzağı” söylemi özellikle son haftalarda iktisatçılar arasında sıklıkla dile getirilmeye başlandı. Bu nedenle meseleye farklı bir bakış açısı kazandırmak ve asıl tuzağın nerede olduğunu anlatmak açısından bu yazıyı kaleme aldım.

Aslında orta gelir tuzağı iktisat literatüründe yeni bir kavram değil. Ayrıntıya geçmeden önce bu kavram ile ne anlatılmak isteniyor çok net olarak bunu söyleyelim. Bu kavram, düşük gelirli ülkelerin orta gelirli ülke durumuna geldikten sonra uzun süre bu durumda kalarak yüksek gelirli ülke seviyesine yükselememeleri ile ilgilidir. Veya kişi başına düşen geliri belli bir düzeye ulaşan ülkenin bundan daha ileriye gidememesi durumu olarak da ifade edilebilir. Burada iki temel sorunun cevabı önemlidir. Birincisi bir ülke düşük gelirli ülke seviyesinden orta gelirli ülke seviyesine nasıl çıkmaktadır? İkincisi ise orta gelirli ülke seviyesinde olan bir ülke neden yüksek gelirli ülke olamamaktadır?

Soruların cevabına geçmeden önce belirtmekte fayda olduğunu düşündüğüm bir husus daha var. Bir ülkenin düşük, orta veya yüksek gelirli ülke grubunda olduğu nasıl belirlenmektedir? Önceleri ABD’nin kişi başına düşen gelirinin % 20’sine tekabül eden gelir düzeyi orta gelirli ülkeleri belirliyordu. Örneğin ABD’de kişi başına düşen gelir 50.000 $ ise bunun % 20’si olan 10.000 $ diğer ülkeler için orta gelir düzeyini belirleyen rakam olmaktadır. Ancak sonraları ölçüt ABD olmaktan çıkmış ve Dünya Bankası olmaya başlamıştır. Dünya Bankası’nın yapmış olduğu sınıflandırma şöyle:

Ekonomiler

Kişi başına yıllık ortalama gelir

Düşük gelirli ekonomiler

1,005 doların altı

Orta gelirli ekonomiler

1,006 – 12,275 dolar arası

Alt orta gelirli ekonomiler

1,006 – 3.975 dolar arası

Üst orta gelirli ekonomiler

3.976 – 12.275 dolar arası

Yüksek gelirli ekonomiler

12,276 dolar ve üzeri

Kaynak: http://www.mahfiegilmez.com/2012/12/orta-gelir-tuzag-ve-turkiye.html

Türkiye alt orta gelir düzeyine 1950’lerde ulaşmıştır. Dünya Bankası’nın yapmış olduğu sınıflandırmaya göre Türkiye 2013 yılı için 10.744 $’lık yıllık kişi başına düşen milli gelir rakamı ile üst orta gelir düzeyine sahip ülke kategorisinde yer almaktadır. Bu arada IMF 2014 yılında Türkiye için kişi başına düşen gelirin 11.000 $’ı geçeceğini tahmin etmiştir. Seçim kampanyalarından anladığımız kadarıyla Türkiye’nin 2023 yılı için hedefi ise kişi başına 25.000 $’ın gerçekleştirilmesidir. Bu durumda Türkiye 2023 yılında yüksek gelirli ekonomiler sınıfında yer almayı hedeflemektedir. Bunun için her sene 2023’e kadar % 8,48’lik büyüme gerekmektedir.

Yazımızın başında sorduğumuz sorulardan ikisini birlikte cevaplayalım. Bir ülkenin düşük gelirli ülke kategorisinden orta gelirli ülke düzeyine çıkması, orta gelirli ülke sınıfından yüksek gelirli ülke sınıfına yükselmesinden daha kolaydır. Neden? Çünkü düşük gelirli ülkeler başlangıçta bol ve ucuz iş gücüne sahip olduklarından daha yoğun iş gücünün gerektiği -örneğin tekstil sektöründe avantaj yakalayarak büyümekte ve- orta gelir seviyelerine çıkmaları daha kolay olmaktadır. Bol ve ucuz iş gücünün yanı sıra büyümeyi önceleyen bir ülkenin çevre tahribatını dikkate almaması da milli gelirini hızlı yükseltmektedir. Ancak orta gelirli bir ülke konumuna yükseldikten sonra ücretler eskiye oranla yükseldiğinden söz konusu ülke, ücretlerin daha düşük olduğu örneğin Çin gibi ülkeler ile rekabet edememeye başlamakta ve yüksek gelirli ülke kategorisine ilerleyememektedir. Uzun süre bu durumda olduğunda ise orta gelir tuzağına yakalanmış ülke olarak adlandırılmaktadır.

Peki, orta gelirli bir ülke yüksek gelirli ülke düzeyine yükselmek için ne yapmalıdır? Yüksek katma değerli ürünler üretmelidir. Yani bunun anlamı teknoloji yoğun ürünlerin üretimine geçmelidir. Ancak bunu yapmak da zordur. Çünkü mevcut sanayileşmesini tamamlamış ve teknoloji yoğun üretimde dünya pazarlarını çoktan ele geçirmiş ülkeler ile rekabet edebilmek bu aşamada mümkün olamamaktadır. Bu durumda ülke ne geri ne de ileri gidememekte ve orta gelir tuzağına düşmüş olmaktadır. Katma değeri yüksek ürünler üretebilmek ve uzun vadede rekabet gücünü yükseltebilmek için ise iyi eğitilmiş vasıflı bir iş gücüne ve  ağırlıklı olarak mühendislere ihtiyaç vardır. Önerilen çözümler arasında inovasyon, markalaşma ve araştırma-geliştirmeye (ARGE) daha fazla kaynak ayrılması ile girişimcilerin artması da var.

Şunu da belirtmekte yarar görüyorum. Orta gelir tuzağı diye tamlama şeklinde kullanılan ve zihinlerde böyle yer eden kavram aslında her gelir düzeyinde olabilir. Yani düşük gelir tuzağı veya yüksek gelir tuzağına düşmüş ülke örnekleri de vardır. Mesela pek çok Asya ve Afrika ülkesi fakirlik kısır döngüsünden kurtulamayıp düşük gelir tuzağına yakalanmışken Japonya gibi kişi başına düşen milli geliri yüksek ve orta gelir ülke sınıfından kurtulmuş ancak durağan büyümeye sahip ülkeler de yüksek gelir tuzağında bulunmaktadır. Bazı ülkeler ise geçmişte Türkiye ile benzer sosyo-ekonomik göstergelere sahip olmakla birlikte orta gelir tuzağına yakalanmadan sınıf atlamayı başarmıştır. Örneğin Güney Kore  1995’de satın alma gücü paritesine göre yaklaşık 10.000 $ olan kişi başına düşen milli geliri ile orta gelir düzeyinde bir ülke iken istikrarlı büyümesini devam ettirerek orta gelir tuzağına yakalanmadan 2008 yılında yüksek gelirli ülke konumuna yükselmeyi başarmıştır.

Buraya kadar yazdıklarım iktisat literatüründe genel olarak konuşulan ve teorik olarak bilinmesi gereken bilgilerdi. Orta gelir tuzağı ile ilgili Türkiye’ye çözüm olarak gerek sol görüşlü gerekse muhafazakâr kesimlerden tasarruf oranlarını artırmak, imalat sanayinde gelişme yakalamak veya sanayide çeşitlilik oluşturmak, işgücü piyasalarında esneklik çerçevesinde özetlenebilecek öneriler sunulmaktadır. Anlaşıldığı gibi bu öneriler yeni bir ekonomi paradigmasından uzak, taklitçi, özgün olmayan, kalıcı olmaktan uzak, sığ yapıda ve eklektik özelliktedir. Hâlbuki Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı sosyo-ekonomik problemler ancak yeni bir anlayışla ve zihniyet dönüşümü ile aşılabilecek niteliktedir.

Türkiye’nin düştüğü tuzak küresel kapitalist üretim tarzını benimsemesi ve bu algıyı bir türlü kıramamış olmasıdır. Türkiye sanayileşmek için esnaf-çiftçi-zanaatkâr üçlemesine dayalı örgütlenmesini tasfiye etmiş ancak yine de sanayileşememiş bir ülke olarak küresel kapitalizme pazar olmuş ve sistematik sömürüye uğramış bir ülkedir. Türkiye, Batı tipi kalkınma anlayışı ile yemlenmiş ve  insanını endüstriyel kapitalizm için proleter yapmış olan bir ülkedir. Türkiye, toprağa dayalı, hür emek anlayışı ile üretime dayalı bir ekonomiden; rant, faiz ve sermayeye bağımlı, üretimden kopuk bir ekonomi anlayışı benimsemiş tuzaktaki ülkedir.

Kendisini endüstri ile tanımlamış ve endüstride kendilerine yetişememiş ülkeleri öteki olarak gören Batı düşüncesine göre Batı dışı toplumların yüksek gelirli veya gelişmiş ülke konumuna yükselebilmeleri için kapitalist toplum aşamasını yaşamaları gerekmektedir. Çizgisel tarih anlayışının iktisattaki yansıması olan bu felsefi görüş nedeniyle Batı dışı toplumların hep daha iyiye ulaşmak için önüne hedefler konulmakta ve bu yolda sömürülmeleri de tarihsel bir zorunluluk olarak görülmektedir.

Türkiye’nin temel problemi Batı tipi bir kalkınma anlayışı ile Anadolu insanını kentlere göç ettirip madende veya rezidans inşaatlarında çalışmaya mecbur bırakan sosyo-ekonomik düzenidir. Türkiye mevcut sanayileşme ve kalkınma politikaları ve kentleşme süreci ile tuzaktan çıkamayan bir ülke olacaktır. Tuzaktaki ülke Türkiye için mevcut kentleşme politikalarından vazgeçmekten, Anadolu topraklarını üretime açmaktan, tarım ve hayvancılığı desteklemekten, esnaf-çiftçi-zanaatkâr örgütlenmesine gitmekten ve Anadolu’nun bin yıllık iktisadi nizamına dönmekten başka çare yoktur.

Kaan Yiğenoğlu – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s