Din / Emeği Geçen Yazarlar / Mehmet Lütfü Özdemir / Yaşam

Kalpsiz Dünyanın Kalbi

köşe5-mehmetlütfüözdemirBiz din adamı, politikacı, kâhin, büyücü veya ruhban değiliz. Biz Müslüman’ız. Bize yetimi korumak, yoksulun yanında olmak, yalan söylememek ve boyunduruk altındakileri kurtarmak farz kılınmıştır.

“Eğer bir din yetimi korumuyor, kimsesize sahip çıkmıyor, ezilenlerin sesi ve soluğu olmuyorsa yalandır ve afyondur.” -Ali Şeriati-

Ezilenler için mücadele etmek farzdır. Ezilenler etrafında gürültü koparmak, “Onlara yardım edeceğim” diyerek ezilenleri günlük politikalara kurban etmek ise zulmün bir başka biçimidir. İslam sair dinler gibi bir din olmadığı gibi bir ideoloji de değildir. İslam konuşmaz, gevezelik yapmaz, ezilenler etrafında gürültü koparmaz. İslam pratiklerle kendini gösterir, politika yapmaz. Dolayısıyla, İslam kurumsallaşamaz, o, hep sokakta ve bizatihi hayatın içindedir. İslam’ın en büyük şiarı, ezilenlere, mazlumlara, kimliklerini, renklerini ve dillerini sormamasıdır. Mazluma dini sorulmaz. İslam, ezilenlere yardım etmeyi değil aksine ezilenler ile yan yana, omuz omuza olmamız gerektiğini söyler.

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik / Biz seni insanlığa yalnızca sevgi ve merhameti (yayman) için gönderdik.” (Enbiya, 107)

Peygamberlerin ve onların yolundan gidenlerin esas amacı kalpsiz dünyanın kalbi, vicdanı kurumuş dünyanın vicdanı olmaktır. Susuzluktan çatlamaya yüz tutmuş insanlık toprağına sevgi ve merhamet yağmuru olup yağmaktır.

İnsanın hayatında bunlara dair bir iman, bir eylem yoksa yaşıyormuş gibi yapmanın manası nedir? Hayat dediğiniz şey, iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa gönül vermek, bir ideale inanmak, bir umudu yaşatmak ve bunların peşinde koşturup durmaktan başka nedir ki?

Bir beldeyi Barış Yurdu’na çeviren, tüm dünyayı cennete çevirmiş gibidir. Bir yücelik uğruna harcanmamışsa mal-mülk dediğiniz bir yüktür. Sevgi ve merhametle işi olmamışsa o kalp boşuna atmış demektir.

Biz dünyadaki her insana aynı gözle bakarız. Onları renkleri, dilleri ve kültür farklılıklarından dolayı ayırmaz, sömürmez, aşağılamaz, hor görmez ve öldürmeyiz. Biz kariyerizm, konformizm, kapitalizm, militarizm ve emperyalizmin dayatmalarıyla değil, binlerce yıldır süre gelen ortak akıl, kalp, düşünce ve vicdan ile, hulasa İslam ile yürürüz.

Biz din adamı, politikacı, kâhin, büyücü veya ruhban değiliz. Biz Müslüman’ız. Bize yetimi korumak, yoksulun yanında olmak, yalan söylememek ve boyunduruk altındakileri kurtarmak farz kılınmıştır.

Bunlar Allah’ın açık emirleridir. Kimseden bir onay, yetki ve mükâfat beklemeksizin, yeryüzündeki eşitsizlikleri, özellikle yaşadığımız beldedeki adaletsizlikleri ve sınıfsal çelişkileri ortadan kaldırmak için Allah’ın bize verdiği salahiyeti kullanarak hareket ederiz. Çünkü biz biliyoruz ki, akıl ve vicdan sahibi olanlar, düşünen ve dosdoğru yolda yürüyenler, yeryüzünde Allah’ın sesi ve halifeleridir.

Biz İslam’a teslim olanlar, ilahi adaletin yeryüzünde insan eliyle gerçekleşeceğine inanıyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, biz insanlık harcına kum oluruz. Bunu yaparken de gösterişli makamlardan, mevkilerden, kapitalist ve emperyalist projelerin bize dayattığı yaşam tarzlarından uzak dururuz. İnandığımız gibi yaşar, davamızda yalnız da kalsak öyle ölmeyi şeref sayarız.

Bu dünyaya sevgiyi ve merhameti yaymak için geldim.

Yoktur başka şiarım benim.

Mehmet Lütfü Özdemir – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s