Mehmet Bekaroğlu / Söyleşi

Bekaroğlu: “Partiler kimlik politikalarının tuzağına düşüyor”

bekaroğlu-röportajı-1Siyasetçi Mehmet Bekaroğlu ile Türkiye siyaseti ve Orta Doğu üzerine röportaj…

Kadir Bal’ın röportajı

Akıl ve Fikir (akilvefikir.org), her kesimden entelektüel, yazar, sanatçı, siyasetçi ve aktivistle gerçekleştirmeyi hedeflediği röportajlar serisinde bu kez siyasetçi Mehmet Bekaroğlu’yla konuştu.

KTÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı iken akademik kariyerini sonlandırarak 1999’da Refah Partisi’nden milletvekili olan Bekaroğlu, partinin kapatılmasından sonra Fazilet Partisi’yle siyasî hayatına devam etmiş, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı iken partisinden istifa ederek aktif siyasete ara vermişti. 2010 yılında Halkın Sesi Partisi’nin (HAS Parti) kurucuları arsında yer aldı, ancak bu parti de, Genel Başkan’ı Numan Kurtulmuş’un AK Parti’ye katılmasıyla birlikte feshedildi. Bekaroğlu, son yerel seçimlere Saadet Partisi’nden Rize belediye başkan adayı olarak girmişti.

Doğu Konferansı’nın Genel Sekreterliğini yapan, Talebe ve Gelecek dergilerini kuran ve genel yayın yönetmenliğini üstlenen, muhtelif gazete ve dergilerde makaleleri yayınlanan -makalelerinin bir bölümünü 2006 yılında Gerçek Hayat Yazıları adlı kitabında toplamıştır- Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’yla Türkiye siyasetini ve Ortadoğu’yu konuştuk.

***

– 2004 yılında Saadet Partisi’nden “İtirazım Hoca’ya değil padişahlığa” diyerek ayrılmıştınız. 10 yıl sonra ise Saadet’ten belediye başkanlığı için adaylığınızı koydunuz; 10 yıl içinde Saadet’te ne değişti?

Mehmet Bekaroğlu: Çok fazla bir şey değişmedi; partilerde şeflik sistemi devam ediyor. Ama şunu unutmayalım; partiler din değildir… Dernek, parti gibi kuruluşlar amaçlarımız doğrultusunda kullandığımız araçlardır. Saadet Partisi’nden Rize adaylığım Rize’de belediye seçimi için en uygun araç olmasındadır. Önceden bir çalışma ile oluşturulan yerel Rize inisiyatifi, Saadet Partisi çatısı ile seçime girdi ve % 22,5 oranında oy aldı.

– Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı, Davutoğlu’nun Başbakan olduğu bir Türkiye, nasıl bir Türkiye olacak?

Mehmet Bekaroğlu: Değişen bir şey olacağını düşünmüyorum; Erdoğan fiili başkan olarak yönetecek ve ilk fırsatta anayasa değişikliği ile resmen başkan olmaya çalışacak. Erdoğan Türkiye’si, kutuplaşmış, bölünmüş bir Türkiye’dir. Erdoğan kendisine oy verenlere millet diyor, diğerlerine de düşman muamelesi yapıyor, bu, endişe edici bir durumdur.

– Türkiye’nin Ortadoğu politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz, artıları eksileri neler?

Mehmet Bekaroğlu: Türkiye’nin Ortadoğu politikası mı dediniz? Resim ortada değil mi? İşte Suriye; 200 bin ölü, 8-10 milyon insan göçmen… Sadece Türkiye’de 1,5 milyon Suriyeli var. İşte Irak; tam bir kargaşa… Mısır’ın durumu aynı. Başkonsolosu dâhil 49 yurttaşı rehin. Resim bu.

“Ortadoğu’da bir denklem var ama bu denklemi kuranlar Müslümanlar değil”

– İran -daha genel çerçevede Şiiler-, Kürtler ve Sünni Araplar, Ortadoğu denkleminin neresinde yer alıyor?

Mehmet Bekaroğlu: İran geleneksel Fars diplomasisini işletiyor, her şeye rağmen devlet olarak ayakta ve etkin. Ama Şii olsun, Sünni olsun Müslümanların durumu hiç iç açıcı değil. Bölge vekâlet savaşları nedeniyle kan gölü. Evet, bir denklem var; ama bu denklemi kuranlar Müslümanlar değil, maalesef. Kürtler, 21. Yüzyılda gecikmiş bir uluslaşma yaşıyor, artık ayrı bir ulus olarak tarih sahnesindeler…

bekaroğlu

– Dış politikayla bağlantılı olarak Erdoğan’ın İslam âlemine yönelik vizyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Bekaroğlu: Söylem olarak bir Müslüman dünya sözü var, İslam medeniyetinin ayağa kaldırıldığı söyleniyor. Ne var ki söz büyük ama bunun içi boş. Baksanız ya; Erdoğan hep rakamlarla konuşuyor, en büyük, en fazla, en yüksek, en çok… Peki, hani keyfiyet, nerede zeka, ya ahlak, estetik…?

“IŞİD ile diğer İslamcı akımlar arasında bir fark yok”

– IŞİD konusunu ayrıca değerlendirmenizi rica edeceğim…

Mehmet Bekaroğlu: IŞİD ile diğer İslamcı akımlar arasında bir fark yok. Fark sadece kullanılan araçlardır. IŞİD terör eylemleri yapıyor, öldürüyor, yakıyor, yıkıyor. Ellerindeki araçlar bu, bildikleri bu. Bugün bir şekilde gücü/iktidarı eline geçiren Müslümanlar öyle işler yapıyorlar ki, düşmanın vereceğinden daha çok zarar veriyorlar. Üzülerek ifade ediyorum; Müslümanlar daha uzun süre mazlumların sözcüsü olamayacaklar.

– Bugün iktidarda olanların birçoğunu -iktidar kadrolarını- yakından tanıyorsunuz, sizce iktidarlarını uzun süre devam ettirebilme potansiyeline sahipler mi, bir başka ifadeyle takip ettikleri politikaların iktidarda kalmak açısından sürdürülebilirliği var mı?

Mehmet Bekaroğlu: Bilemiyorum; 12 yıldır iktidardalar, daha uzun süre de böyle kalabilirler. Bildiğim; adaletle yönetmedikleridir. Adaletsizlik yapanlar ise er geç helak olurlar. Ekonomik politikaları bir yana, uyguladıkları kimlik politikaları toplumu çok yordu; bu kutuplaşma ve gerginlik sürdürülebilir bir şey değil.

“Partiler kimlik politikalarının tuzağına düşüyor”

– Türkiye’de siyasi ve toplumsal muhalefeti nasıl değerlendiriyorsunuz, muhalefetin sorunları neler?

Mehmet Bekaroğlu: Elbette muhalefet adına birçok şey yapılıyor ve hepsi anlamlıdır. Ancak çok sorun var. Partiler kimlik politikalarının tuzağına düşüyor, siyaseti kurmaları gereken yer olan toplumsal adalet noktasında kuramıyorlar. Siyasi partilerin dışındaki muhalefet de sivil toplumculuk tuzağına düşüyor ve marjinalize ediliyor. Bu konuları uzun uzun tartışmak gerekir.

– HAS Parti’nin kurucuları arasındaydınız. Numan Kurtulmuş’un AKP’ye geçmesi ile birlikte HAS Parti kendine ümit bağlayanları üzerek siyaset sahnesinden çekildi. Sizce HAS Parti tecrübesinden sonra sosyal adalet çizgisinde yeni bir siyasi teşebbüsün başarı şansı var mı?

Mehmet Bekaroğlu: Elbette hiçbir zaman ümidi kesmemek gerekir. Tekrar tekrar denemek, yenilmekten korkmamak gerekir. Ama nerede yanlış yapıldığı da sorulmalı, her tecrübe ayrı ayrı tartılmalıdır. Evet, HAS Parti önemli bir tecrübeydi, birçok insan ümit bağlamıştı. Ama olmadı. Tabii yeni denemeler için kötü bir örnek oldu, insanlar, “olmuyor, yine olmadı” dedi.

– Bize zaman ayırıp sorularımıza cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz.

Mehmet Bekaroğlu: Ben teşekkür ederim.

Röportaj: Kadir Bal – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s