Bilge Girgin / Emeği Geçen Yazarlar / Güncel Siyaset / Siyaset / Yorum-Analiz

Çatı Aday, Ayran ve Taht-ı Revan

köşe6-bilgegirgin‘Ayakları yerele basan’ organik bir hareket olmayı başaramayan muhalefet, ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk unsuru olan ve hâlâ karşılamayı başaramadığı temel ihtiyaçlarını göz ardı ederek, kendisinin gördüğü ihtiyaç ilüzyonunu ülke insanının çoğunluğuna teşmil etmeye çalışıyor.

Kapitalizmin başarısının altında, bizi, ihtiyacımız olmayan ürünlere ihtiyacımız olduğuna inandırabilmesi ve onları bize satabilmesi yatar. Bu anlamıyla kapitalizm, ihtiyaç ilüzyonu yaratabilme ve ihtiyaç satabilme ‘sanatı’dır.

Son günlerde Türkiye gündemini muhalefetin çatı adayı meşgul ediyor. Ülke insanı, muhalefetin üzerinde uzlaştığı isim olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun temaslarını ve muhalefetin konu hakkındaki her açıklamasını yakından takip ediyor.

Muhalefet, mevcut hükümetin, halktan aldığı uzun soluklu destek ve kazandığı başarıların yarattığı çaresizlikle, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde ortak aday arayışı ile yeni bir kulvara girdi. Türkiye siyasal hayatında, daha önce benzeri görülmemiş bir biçimde siyasi yakınlaşmalara ve dirsek temaslarına şahit olduğumuz ilginç bir dönemden geçiyoruz.

Daha ilginci ise, tapelerin ve siyasi paparazzinin mimarı olan muhalefetin bir çatı adayına ihtiyacı olduğuna inanmış olması ve insanları da buna inandırmaya çabalaması.

Peki, muhalefetin bir önkabul halinde neredeyse kayıtsız şartsız benimsediği çatı aday ihtiyacı, ülke insanının çoğunluğu tarafından hakiki ve organik bir ihtiyaç olarak algılanıyor mu?

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

ABD’li psikolog Abraham Maslow, 1943 yılında yayınladığı ‘İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ teorisinde, insan ihtiyaçlarını, temel ihtiyaçlar ve üst düzey ihtiyaçlar olarak iki temel kategoriye ayırmıştır. Maslow’a göre temel ihtiyaçların başında fizyolojik ihtiyaçlar gelir ki, su, yemek, ısınma gibi hayatımızı devam ettirmede gerekli olan unsurlardır. Bunu güvenlik ihtiyacı izler. Bunlar, fiziksel ve psikolojik zararlardan korunmakla doğrudan ilişkili ihtiyaçlardır. Bunların başında gelen barınma ihtiyacı, Anadolu’da ‘başımızın üstüne bir çatı’ olarak ifadesini bulmuştur. Başımızın üstünde bir çatıya ihtiyaç duyarız ki, yüz yüze kaldığımız tehditler karşında bu çatının altına sığınabilelim ve güven içinde yaşamımızı sürdürebilelim. Güvenlik ihtiyacını, ait olma, sevme-sevilme ihtiyacı ve ardından saygı, saygınlık ihtiyacı izler.

Maslow, bu temel ihtiyaçlardan sonra, anlama-bilme ihtiyacı, estetik ihtiyacı ve en nihayet kendini gerçekleştirme ihtiyacı gibi üst düzey ihtiyaçların bir listesini koyar karşımıza. Maslow’un iddiası, insanın, ancak bir önceki ihtiyacını karşıladıktan sonra bir sonraki ihtiyaca yönelmesidir. Örneğin, insan, yaşayakalması için gerekli fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamadan, başının üzerinde bir çatı arayışına, barınma ihtiyacına yönelmez, der. Maslow’a yöneltilen en önemli eleştiri de bu noktadan gelir, karşı eleştiri, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamadan üst düzey ihtiyaçları karşılamaya yönelebileceğidir. Malum, bu da Anadolu’da ‘içmeye ayranı olmayıp, taht-ı revan’ın peşine düşmek’ biçiminde vecizleştirilmiştir. Kültürel olarak kabul gördüğü ve halk tarafından hoş görüldüğü söylenemez.

Ayran ve Taht-ı Revan

Türkiye muhalefetine Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi ile baktığımızda, muhalefetin, güvenlik ihtiyacını karşılamaya odaklanmış olduğunu görürüz.

Eskinin ‘muktedir’, yeni dönemin ‘muhalif’ hareketi, hükümetin uzun soluklu başarısı ve arkasındaki güçlü halk desteği karşısında, kendisini tehdit altında ve tehlikede hissediyor. Yüzleşmek istemediği bu ‘halk tehdidi’ ne karşı, başını sokabileceği bir çatı arıyor. Eski düşmanları dosta, eski çamları bardağa dönüştürmeye çalışıyor.

Oysa tutarlı bir muhalefetin ilk aşaması kendi eksiklerini ve gerçek ihtiyaçlarını doğru tespit edebilmesidir.

‘Ayakları yerele basan’ organik bir hareket olmayı başaramayan muhalefet, ihtiyaçlar hiyerarşisinin ilk unsuru olan ve hâlâ karşılamayı başaramadığı temel ihtiyaçlarını göz ardı ederek, kendisinin gördüğü ihtiyaç ilüzyonunu ülke insanının çoğunluğuna teşmil etmeye çalışıyor.

Bilindiği gibi, hiçbir ilüzyon hakikatin ‘sert’ yüzünü örtmekte uzun süre başarılı olamaz. Muhalefetin de, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra düşeceği yer, bu seviyenin bir altı, yaşayakalma ihtiyacı olacaktır.

Google üzerinden aşina olunan inorganik adayın meşruiyetini sağlamak için canhıraş bir mücadele verenler, çok geç olmadan ‘ayran’ hakikati ile yüzleşmeli ve taht-ı revan sevdasından vazgeçerek, ülke sathında yalın ayak, başı kabak yürümek zorunda kalacağı gerçeğini kabul etmelidir.

Bilge Girgin – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s