Cemil Meriç / Felsefe-Düşünce / İktibaslar

Şiddet Medeniyeti – Hile Medeniyeti

şiddet-suç-hile-medeniyetPolis, suçluları bulamıyor; adalet, cezalandıramıyor. Bence bunun sebebi şu olsa gerek: Suçun şekli başkalaştı. Bir zamanlar suç kaba kuvvete dayanırken, şimdi ince ve medenî oldu; gaddarlığın yerini hile aldı, şiddetin yerini dalavere. Modern suçlu, adalelerinden çok beyni ile iş görür, büyük bir avantaj…

Sighele (1868 – 1913), çağımızın dertlerine ışık tutan bir yazar.

En ünlü eserlerinden biri: Örgüt Psikolojisi. Girişi okuyalım:

İranlı Mektupları’nın sevimli kahramanı Rica, Paris’e gelince tımarhaneleri görür, şöyle anlatır izlenimlerini:

“Dışarıdakiler kendini akıllı sansın diye, üç beş mecnunun içine tıkıldığı evler.” Yerinde bir hüküm. Aynı şeyi hapishaneler için de söyleyemez miyiz? Dışarıdakiler kendini namuslu sansın diye üç beş haytanın içine tıkıldığı binalar.

Hapsedilenler, faili meçhul kalmış suçlarla, dışarıda kalan büyük suçlu ordusunun küçücük bir bölümüdür, talihsizler bölümü.

Polis, suçluları bulamıyor; adalet, cezalandıramıyor. Bence bunun sebebi şu olsa gerek: Suçun şekli başkalaştı. Bir zamanlar suç kaba kuvvete dayanırken, şimdi ince ve medenî oldu; gaddarlığın yerini hile aldı, şiddetin yerini dalavere. Modern suçlu, adalelerinden çok beyni ile iş görür, büyük bir avantaj…

Biz hâlâ delileri de şerirleri de peşin hükümlerle ele alıyoruz. Halk, delilik deyince, ya hezeyanı anlar ya budalalığı. Mantık kurallarını çiğnemeden ve hiçbir hataya düşmeden akıl yürüten bir insan, deli olamaz ona göre.

Suçluları da tanımıyoruz. Avama sorarsanız, suçlu ya hırsızdır, ya katil. Hırsızlık yapan veya adam öldüren deyince de gözünün önüne kılıksız kıyafetsiz, çirkin bir insan gelir.

Toplum ilerledi. Şimdi kan yerine altın, işkence yerine rüşvet geçerlidir.

İnsanlık bu güne kadar iki çeşit medeniyet yaratmış, diyor Ferrero: şiddete dayanan medeniyet, hileye dayanan medeniyet. Şiddete dayanan medeniyette, hayat kavgası kaba kuvvetle; hileye dayanan medeniyetlerde ise, kurnazlık ve aldatmaca yolu ile yapılır. Şiddete dayanan medeniyette, siyasî iktidar ve servet, silâh elde fethedilir. Milletler arasındaki ticarî rekabet ordular ve donanmalar vasıtasıyla çözümlenir, fertler arasındaki hukukî anlaşmazlıkların hal yolu da düellodur. Hileye dayanan medeniyetlerde ise, siyasî iktidar tabanca kurşunları ile değil para ile elde edilir.

Birincisi, ilkel toplulukların medeniyeti. İkincisi, modern toplumların. Bazan aynı toplumun içinde bu zıd medeniyetleri canlandıran tipler bir aradadır.

Zamanımızda şiddet de geçerli, hile de. Şiddetten çok, hile. Umumiyetle yabancı ülkeler için şiddet, kendi ülkemiz için hile. Milletlerin tarihinde bu iki yol kesin olarak birbirinden ayrılabilir. Barbarlığın ayırıcı vasfı: şiddettir; medeniyetin: hile.

Suç toplumun gölgesidir. İnsicamlı bir bütün değildir toplum. Onun için de her iki suç biçimi bir arada görülmektedir. Başka bir deyişle atavik suçlar da var, gelişmiş suçlar da. Bazı ferdler vücut ve ruh bakımından hastadırlar, hayat kavgasında şiddete başvururlar. Oysa medeniyet, cana kıyma, hırsızlık, ırza geçme gibi yöntemleri lüzumsuz hâle getirmiştir. Bu suçlar, geçen asırların yadigârı. Gelişmiş suçlar ise, modern toplumun ürünü.

Toplulukların işlediği suçlar da ikiye ayrılabilir. Ayak takımının işlediği suçlar, yüksek sınıfların işlediği suçlar. Ayak takımı da, gelişmemiş ferdler gibi, şiddete başvurur: isyan, katil, dinamit. Yüksek sınıflar ise, beyinleri ile iş görürler: sahtekârlık ve hile.

Zamanımızda her iki çeşit suçluluk çoğaldıkça çoğaldı. Bu artışı nasıl açıklayacağız? Nordau, ırkın sonu diyor. Bizce burjuva düzeninin sonu.

Münevver ve müreffeh sınıfın işlediği suçlar patolojik olaylardır, bizi yönetmekte olan sosyal düzenin bozukluğunu belirtir. Demek ki, bugünkü sistem, son günlerini yaşıyor. Oysa yığının işlediği suçlar, yeni ortaya çıkan bir temayülün patolojik belirtileri. Bir çağ doğmak üzeredir. Birinciler batan bir güneşin alameti, ikinciler bir şafağın. Birinciler, ihtiyarlayan bir uzviyetin tereddisi, bunun için de ihtiyatkâr, hesaplı, hilekâr. İkinciler coşkun, atak, hayâsız.

Yüksek sınıf -sayıca olmasa da- dayandığı temel bakımından çoğunluğu temsil eder. Aşağı sınıf ise azınlıktır. Azınlık daima, çoğunluktan daha cesur, daha küstah, daha haşindir. Azınlık, fethetmek zorundadır. Çoğunluğa ise, yaptığı fetihleri korumak düşer. Kazanılmış zafer, yumuşatır. Zafer susuzluğu ise, cesaret ve gücü artırır.

Demek ki, insanın amacı, yenmek değil boğuşmaktır. Azınlıklar her ülkenin yüz akı olmuştur. Onlardaki meziyetler çoğunluklarda yoktur: şiddet ve ataklık. Kurallara daha çok uyarlar, daha dürüsttürler. Meclislere bakalım. En canlı, en dinamik kesim muhalefet, yani azınlıktır. İlimde güzel sanatlarda da öyle değil mi? En yiğit en gözü pek düşünce ve sanat adamlarının hepsi de yeni ufuklar peşindedir. İbsen, çoğunlukla azınlığın farklarını ne güzel anlatmış: “Çoğunluk hiçbir zaman haklı değildir, anlıyor musunuz? Hiçbir zaman. Çoğunluğun haklı olduğu düpedüz yalan. Çoğunluk dediğimiz kimseler zekâyı mı temsil ederler, hamakatı mı? Yüz kızartıcı ama dünyanın budalalarla dolu olduğu inkâr edilmez bir gerçek. Öyledir diye aptallar mı yönetecek zekileri? Evet, çoğunluk güçlüdür ama haklı olmak için güçlü olmak yeter mi? Haklı olan, her zaman azınlıktır. Halkın sesi hakkın sesi imiş… Palavra. Çoğunluğun dile getirdiği hakikatler ne menem hakikatler? Porsumuş, çürümüş hakikatler değil mi? Bir hakikat o kadar köhneleşince, yalanlaşır. Hakikatler Mathusalem gibi uzun ömürlü değildir.

Kabul edilen bir hakikat en çok on beş, yirmi yıl yaşar. Çoğunluğun ağzından düşmeyen hakikatlerin hepsi de böylesine fersude, iğrenç ve bayat hakikatlerdir işte. Millete gıda diye sundukları bu yavelerdir hep. Toplumun scorbut içinde çırpınması bundandır.”

Cemil Meriç, Bir Facianın Hikâyesi, Umran Yayınları, 1981, s. 15-16

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s