Bilge Girgin / Emeği Geçen Yazarlar / Yorum-Analiz

Gezi veya Dijital Devrim İmalatı

köşe6-bilgegirginTemel faktör, iddia edildiği gibi hükümet politikaları olsaydı, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden biri olan, faili meçhullerin, işkencenin, kayıpların, olağanüstü hallerin yılları 90’larda, Gezi kadar büyük olmasa da, bu sürece yol oluşturabilecek, alt yapı hazırlayacak gözle görülebilir bir tepkinin varlığına rastlamamız gerekmez mi?

Gezi’nin üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Gezi, ülkedeki her kesimin karşısına bazı sorular koydu ve bir yıl sonra, geride bıraktığı ölümlerden ve her kesimi tutuşturduğu öfkeden kendisi de yorularak, sönük bir şekilde gündemimizden ayaklarını sürüyerek ayrıldı.

Gezi olayları sırasında iki ana damara sahip bir ayrışma kendisini gün yüzüne çıkardı: Bir kesim ‘devrim’ adına, sürekli Gandhi alıntılarıyla reklamını yaptığı ‘etiği’ bir çırpıda elinin tersi ile iterek, Makyavel’e zafer işaretleri ile selam çaktı. Eski rejimin sahipleri ile açıktan açığa ittifak kurmaktan çekinmeyeceğini, sürekli kendisine karşı mücadele ettiğini iddia ettiği yerleşik sermayenin ekmeğini rahatça yedikten sonra yutkunabileceğini gösterdi. Kendi iktidarını tesis edebilmesinin bir aygıtı olan devrim için, her tür takiyyeyi nasıl da mübah gördüğünü ortaya koydu.

Bu süreçte hepimiz kimi yorumları ve tutum alışları ibretle izledik. Sadece orduya sivil hizmeti değil, genel olarak devletin hiçbir kurumuna ve dahi kendisine hizmet etmeyi reddeden total retçilerin ‘Gümüşsuyu’nda asker halka gaz maskesi dağıtıyor, gözlerim doluyor’ şeklindeki duygu yüklü yorumlarına şahit olduk hayretle. Hayatını dışsal iktidarın somut tecellisi olan devlete düşmanlık ile geçirmiş anarşistlerin ‘Eğer Kemalizm bu ülkede özgürlük mücadelesinin şemsiyesi olacaksa, o şemsiyenin altına girmekten çekinmem’ci Makyavelist, sözlü ve fiili mesajları ile de bu süreç sayesinde müşerref olduk(!). Aynı şekilde, kartoloz eski militanların, ‘Hükümetin politikaları Pelinsu’ları, Melissa’ları, Berkcan’ları bile sokağa indirdi’ şeklindeki pek devrimci, analiz derinliğinden baş döndüren tweetlerini ibretle okuduk.

Gezi’ye W. Benjamin ve N. Chomsky ile Bakmak

Peki, öyle miydi gerçekten? ‘Yaşam tarzlarını’ tehdit altında gören apolitik kitlelerin, hükümetin yaşam alanlarımızı domine etmeye çalışmasına karşı canhıraş bir şekilde meydanlara inmesi miydi Gezi? Seksen küsur yıldır yerleşik rejimin zindanlarına, işkencelerine, yolsuzluklarına karşı yapılan hiçbir eyleme destek vermemiş bu insanların bir anda sokağa dökülmesinin arkasında yatan en temel sebep neydi? Temel faktör, iddia edildiği gibi hükümet politikaları olsaydı, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden biri olan, faili meçhullerin, işkencenin, kayıpların, olağanüstü hallerin yılları 90’larda, Gezi kadar büyük olmasa da, bu sürece yol oluşturabilecek, alt yapı hazırlayacak gözle görülebilir bir tepkinin varlığına rastlamamız gerekmez mi?

Walter Bejamin, 1935 yılında yayınladığı denemesi ‘Tekniğin Olanakları ile Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı’ adlı çalışmasında, sanat yapıtlarının tarihin her döneminde insan eliyle yeniden üretilebilir olduğunu, kronolojik olarak ve örneklerle ortaya koyar. Ancak Benjamin’in denemesinde vurguladığı ve altını çizmeye çalıştığı olgu, bu yeniden üretilebilirliğin insan eli dışındaki araçlarla kopyalanabilir hale gelmesi ve bunun sonucunda ortaya çıkan niteliksel sorunlardır. Sanat yapıtının, insan eli dışındaki araç ve tekniklerle kopyalanmaya başlanması sonucu eser, ‘şimdi ve buradalığı’nı kaybeder. Oysa ki özgün yapıtın şimdi ve buradalığı, onun hakikiliğini oluşturur, der, Benjamin.

Mesela fotoğrafı çekilen bir sanat eserinin şimdi ve buradalığı, yani hakikiliği çalınmıştır. ‘Benjamin, “şimdi ve buradalığı” çalınmış sanat eserinin “aura”sını kaybettiğini söyler. Aura onun özel atmosferidir. Bu atmosfer eserin ait olduğu bağlamdan edindiği kült değerinden kaynaklanır. O sanat eseri, teknik olanakla yeniden-üretilmiş haliyle evimize girdiğinde aurası, hakikiliği, biricikliği ondan çalınmıştır. Yani, ait olduğu ve ona kült değerini veren bağlam ve gelenek kırılmıştır. Aura, sanat eserinin özünü oluşturur. Yeniden üretim özsüzdür. Öz, bize yaşam ve anlam ilişkisini sunduğu ölçüde esere değer katar. Oysa modernizm ve burjuva değer sisteminin güç kazanmasıyla birlikte yaşam ve anlam birbirinden sonsuza dek kopmuştur.’[1]

Walter Benjamin’in denemesine, Herman ve Chomsky’nin, ‘Rıza’nın İmalatı: Kitle Medyasının Ekonomi Politiği’ kitabı eklenir ve Gezi sürecine bir de bu perspektiften bakılırsa, inanıyorum ki, ‘apolitik kitlelerin bir anda politize olarak, yaşam alanlarını savunmak için bir gecede sıkı birer devrimciye dönüştüğü’ iddiası, kara mizah bir anı olarak hafızamızda ve siyasi hayatımızdaki konumunu daha da berraklaştırır.

Bu eserde, medyanın nasıl iktidar ve seçkinlerin ihtiyaçlarını karşılayan bir propaganda modeli işlevi gördüğü üzerinde durulur. Medya, bazı gerçekleri saklamak, bazılarını ise öne çıkarmak suretiyle, seçkinlerin istedikleri algıyı ve kamuoyunu yaratmak için kullandıkları bir araç olarak ele alınır. Kısaca muktedir ve seçkinlerin, ayrıcalıklı konumlarını devam ettirebilmeleri için gerekli kamuoyu desteğinin, medya aracılığıyla imal edildiği ve üretildiği vurgulanır.

Bu açıdan bakıldığında, tıpkı fotoğrafı çekilen sanat eserinin hakikiliğinin çalınması gibi, Gezi sırasında kameralar ve ‘seyreden gözler’ için oluşturulmuş ‘kırmızılı kadın, Toma’ların karşısında gitarıyla şarkı söyleyen adam, polislere karşı kitap okuyan çiçek çocukları vb’ mizansenler, bu çağda ‘devrim’in şimdi ve buradalığını, hakikiliğini elinden almaktan başka hiçbir şeye yaramamıştır.

Dijital Çağda Devrim İmalatı

Teknik olanaklarla yeniden üretilebilen sanat eserinin, şimdi ve buradalıktan, özünü kaybetme pahasına her zaman ve her yerdeliğe geçiş yapması gibi, Gezi sırasında açılan #DirenGezi hashtagi de, hakikiliğini kaybetme pahasına, diğer alanlara yayılmak ve yedirilmek suretiyle, zaten baştan beri kurmayı başaramadığı anlam ve değer dünyasının, daha da atomize edilmesi, toz haline getirilmesi ile sonuçlanmıştır. Gezi, devrim fikrini, dijital araçlara peşkeş çekmek suretiyle, anlam dünyasından koparmış ve onu ucuz Dali reprodüksüyonları gibi tüketimin geri-dönüşüm kutusuna asmıştır. İşin en kötü tarafı ise, Soma faciasından sonra kömür tozuna bulanmış, ‘afili’ özçekimlerini sosyal medyada paylaşan ergenlerin fotoğrafları, bize sadece devrim fikrinin değil, duyarlılık, acı gibi insani değerlerin de geleneğinden koparılarak, sosyal medya egoları için nasıl kolayca hiç edilebileceği tehlikesinin sinyalini vermiştir.

Gezi sırasında dijital çağın tüm iletişim araçları ve görsel imkanları seferber edilerek bir kamuoyu imal edilmeye teşebbüs edilmiştir. Bu, sadece, yerleşik sermaye sahiplerinin ellerinde bulundurduğu ve sahip oldukları medya gücü ile kamuoyu oluşturma çabası değil, aynı zamanda ‘dijital devrim imal etme çabası’dır. Gezi, devrime kült değerini veren bağlamın ve geleneğin kırılmasıdır.

Sonuç olarak, Benjamin’in altını çizdiği gibi, tekniğin imkanları ile sanat eserinin çoğaltılabilmesi nasıl onu şimdi ve buradalığından koparmışsa, Medya aracılığıyla kamuoyu oluşturma tekniklerine, dijital çağın imkanları eklenmiş, zaten hiçbir zaman tam olarak anlam dünyası ve etik değerlerini oluşturamamış Türkiye’deki ‘Sol’ hareket de, devrimin dijital olarak imal edilebilirliğini bizzat kendi eliyle destekleyerek, devrimi kötü bir reprodüksiyon olarak yaşam alanımızda öldürmüştür. Yani, dijital bir devrim imalatı teşebbüsü olan Gezi, Türkiye muhalefetinin dijital intiharıdır.

Bilge Girgin – akilvefikir.org

——————————————-

[1] Zekiye Antakyalıoğlu, Sanat, İnsan, Bugün

http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID=2&articleID=853&bhcp=1

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s