Emeği Geçen Yazarlar / Felsefe-Düşünce / Halil İbrahim Kılıçarslan / Sanat / Sinema

Benimle bir cinnete var mısın?

köşe11-halilibrahimZulüm karşısında susan herkese, “Bana ne” diyen, “Ben daha kendimi kurtaramadım” diyen, her geçen gün yalnızlaşan modern insana “Zalimsin” diyerek adeta bir tokat atar. Kendisine tükettikleri üzerinden değer biçen, tüketmedikçe mutlu olamayan insanın yüzüne haykırır Kim Bok-nam: Zalimsin! Mutlu olamayınca da zalimleşen insana…

Türkçeye  “Cinnet” diye çevrilen Güney Kore yapımı “Kim Bok-nam salinsageonui jeonmal” üstüne düşünebileceğimiz sıkı bir sinema filmi. Filmde kabaca şöyle bir hikâye anlatılıyor. Genç bir anne olan Kim Bok-nam, küçük bir adada eşi, kayın biraderi, eşinin annesi ve teyzeleri, bir de küçük kızıyla beraber yaşamaktadır. Köyün erkekleri neredeyse hiç bir iş yapmaz, bütün işleri başta Kim Bok-nam’a ve adanın diğer kadınlarına yaptırırlar. Adanın üstün ırkı erkekler ağızlarına aldıkları kenevir yapraklarının etkisiyle sabahtan akşama kadar uyuşuk bir hayat sürerler. Kim Bok-nam’ın kocası karısına söz geçirmek için şiddetin her türlüsünü uygulamaktadır. Karısını sürekli aşağılar, döver, kimi zaman tecavüz bile eder eşine. Kim Bok-nam’ın ise tek dayanağı çok sevdiği kızıdır. Hayat kızıyla beraber en azından katlanılabilirdir. Bizimki kaderim bu deyip sineye çeker her şeyi. Ama ve elbet onun da sabrının bir sınırı vardır.

Bir gün kızıyla beraber adadan kaçmaya karar verirler. Sabah erkenden kendilerini bekleyen tekneye doğru koşarlar. Tam tekneye ulaşmak üzeredirler ki başkahramanımızın kocası bu ikisini yakalar ve hemen oracıkta dövmeye başlar. Kızına da bir tokat atar ve kız başını bir taşa vurur. Çok geçmeden de hayatını kaybeder. Kim Bok-nam kızını bahçesine gömer ve sessizliğe bürünür. Hayatta tutunduğu tek dalı da elinden kayıp gitmiştir artık. Kaybedecek başka hiçbir şeyi kalmamıştır. Gider eline orağı alır ve kendisine zulmedilirken sessiz kalan ve bu durumu destekleyen yaşlı kadınları teker teker öldürür. Sıra kocasına gelmiştir, güç bela onu da öldürür. Sonra tekneye atlar Seul’e gelir. Hesap soracağı son bir kişi kalmıştır o da çocukluk arkadaşı Hae-won’dur.

Hae-won, Kim Bok-nam ile aynı kaderi paylaşacakken adadan kaçmış ve kendine şehirde başka bir hayat kurmuştur. Kim Bok-nam, Hae-won’a yazdığı mektuplarda kendisini adadan kurtarması için adeta yalvarmıştır. Hae-won ise adadaki arkadaşına yardım etmek yerine bir iki mektubu okuduktan sonra gelen diğer mektupları okumadan yırtıp atmıştır. Modern şehirli hayatta yalnızdır Hae-won, seçtiği hayat zordur. Ödemesi gereken kredi kartları, yetişmesi gereken bir işi vardır. Psikologlara gitmelidir, anti-depresanlar kullanmalıdır. Kimseye yardım edecek ne gücü ne de zamanı vardır. Dahası onun kurtarılmaya ihtiyacı vardır.

Filmin finalinde Kim Bok-nam çocukluk arkadaşı Hae-won’u bulur, gözlerinin içine bakar ve “Zalimsin” der.

Kim Bok-nam aslında hepimize “Zalimsiniz” demektedir.

Zulüm karşısında susan herkese, “Bana ne” diyen, “Ben daha kendimi kurtaramadım” diyen, her geçen gün yalnızlaşan modern insana “Zalimsin” diyerek adeta bir tokat atar. Kendisine tükettikleri üzerinden değer biçen, tüketmedikçe mutlu olamayan insanın yüzüne haykırır: Zalimsin! Mutlu olamayınca da zalimleşen insana…

“Fayda” amaçlı ‘Gönül Şirketi’ne mensup olmayanı dışlayana, hor görene der, “Zalimsin” diye. Öyle ya, mensubu olduğu topluluktan olmayanın ona ne faydası vardır? Bu gönül şirketinde ölçüt fayda olunca otorite ve güç sahibi İsrail, mazlum Filistinlilerden elbette daha kıymetli, daha faydalıdır mesela. Neyse, birkaç Afrikalı bulalım, verelim ellerine mikrofonu onlar da bize Ajda Pekkan’dan slow şarkılar söylesinler, gören ağlasın, duyan ağlasın. Suriyeli mazlumlar, Filistinli çocuklar kimin umurunda, şarkı güzel abi! Olmazsa kendimize şefaat hakkı verir sonra da… Neyse.

Hulasa zulüm karşısında susan dilsiz şeytana “Zalimsin” der Kim Bok-nam.

Filme dönecek olursak, iki farklı insanın, iki ayrı cinneti çıkar karşımıza. Biri zulme uğrayanın cinneti, diğeri modern şehirli insanın cinneti. İnsana kendisini suçlu hissettiren, ağızda acı bir tat bırakan sert bir film “Kim Bok-nam salinsageonui jeonmal”.

Halil İbrahim Kılıçarslan – akilvefikir.org

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s